İzmir’in Karaburun ilçesindeki İris Gölü’nü tahrip ettikleri belirlenen iki sanık hakkında dikkat çeken karar çıktı. Karaburun Asliye Ceza Mahkemesi, gölün doğal yapısına geri dönüşü zor zarar verdikleri tespit edilen sanıkları 1 yıl 8 ay hapis ve 200 TL adli para cezasına çarptırdı.
2019 yılında başlayan dava, 7 yıl sonra sonuçlandı. Mahkeme, sanıkların organik tarım faaliyetleri gerekçesiyle sit alanına fiziksel müdahalede bulunduğunu ve ekosisteme ciddi zarar verdiğini tespit etti.
Rapor, tahribatın boyutunu ortaya koydu
Dava sürecinde hazırlanan bilirkişi raporu, İris Gölü’nde yaşanan tahribatın boyutunu ortaya koydu. Raporda, gölün "kadim zamanlardan beri var olan" bir su kaynağı olduğu vurgulandı.
Açılan kanallar nedeniyle doğal habitatın formunun bozulduğu belirtilirken, oluşan zararın giderilmesinin uzun yıllar alacağının altı çizildi.
“Tescil kararını bekliyoruz”
Süreci değerlendiren Karaburun Sivil İnisiyatifi, İris Gölü’nün geçmişte de benzer müdahalelerle karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Açıklamada, “Karaburun Yarımadası’nın tek doğal sulak alanı olan İris Gölü’nün suyunu boşaltmak amacıyla 70’li yılların sonunda kanalların açıldığı ve gölün kurutulmaya çalışıldığı, kadastral parselasyon yapılarak özel mülkiyete geçirildiği, benzer girişimlerin aralıklı olarak yapıldığı biliniyor” denildi.
İnisiyatif ayrıca, 2019’dan bu yana bölgede gözlem, kayıt ve belgeleme çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek İris Gölü için Mahalli Sulak Alan Tescil kararının bir an önce verilmesini istedi.
Sulak alan tescil kararının önemine dikkat çekildi
Açıklamada, Türkiye’de çok sayıda tatlı su gölünün kuruduğu bir dönemde İris gibi küçük sulak alanların korunmasının kritik önemde olduğu ifade edildi.
“İris Gölü ve çevresi önemli kuş türlerinin üreme, konaklama ve barınma alanıdır. Önümüzdeki süreçte İris Gölü’nün yeniden canlanması kurumlar arasındaki iletişim, kararlılık ve uygulama ile önem kazanacaktır” mesajı paylaşıldı.
Karaburun Sivil İnisiyatifi, İris için verilecek sulak alan tescil kararının benzer müdahalelerin tekrar yaşanmaması açısından önemli bir adım olacağını vurguladı.




