İzmir’in Karabağlar ilçesinde Yüzbaşı Şerafettin Mahallesi Muhtarı Halil Ecevit, mahallede yaşanan altyapı sorunlarına ilişkin sert bir açıklama yaptı. Ecevit; asfaltlama, kaldırım onarımı, sokak aydınlatması ve internet altyapısında ciddi eksikler bulunduğunu savunarak, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile ilgili kurumlara daha etkin koordinasyon çağrısında bulundu. Muhtar, özellikle kazı sonrası asfalt ve kaldırım tamiratlarının yapılmamasının mahalle sakinlerini mağdur ettiğini öne sürdü.
Ecevit, açıklamasında kurumlar arasında görev ve sorumluluk paylaşımının net işlemediğini iddia etti. İlçe belediyesi, Büyükşehir, İZBETON ve İZSU arasında sorumluluğun birbirine yönlendirildiğini söyleyen Ecevit, bu tablonun vatandaşın günlük yaşamına doğrudan olumsuz yansıdığını belirtti.
MUHTARDAN KOORDİNASYON TEPKİSİ
Halil Ecevit, İZSU’nun yaptığı kazı çalışmalarının ardından asfalt yaması, kaldırım ve bordür düzenlemelerinin zamanında tamamlanmadığını savundu. Bu eksikliğin hem yaya güvenliği hem de araç trafiği açısından risk oluşturduğunu dile getirdi.
Muhtar, ilgili birimlere çok sayıda başvuru yaptığını, ancak çoğu zaman “başka kurumun sorumluluğunda” yanıtı aldığını öne sürdü. Ecevit, kurumlar arasındaki eşgüdüm eksikliğinin artık mahallede kronik bir soruna dönüştüğünü ifade etti.
“110 SOKAĞIN YÜZDE 25’İ HER GÜN KARANLIK”
Mahallede 110 sokak bulunduğunu belirten Ecevit, her gün bu sokakların yaklaşık yüzde 25’inde aydınlatma sorunu yaşandığını söyledi. Elektrik altyapısının nüfus artışına rağmen aynı kapasiteyle kullanılmaya devam edildiğini savunan muhtar, mevcut trafoların ve branşman kablolarının ihtiyacı karşılamadığını kaydetti.
Ecevit, kabin trafoların geçmişte çok daha düşük abone sayısına göre planlandığını, bugün ise artan nüfus nedeniyle sistemin yetersiz kaldığını ileri sürdü. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını belirtti.
İNTERNET VE EĞİTİM VURGUSU
Muhtar Ecevit, internet altyapısındaki yetersizliklerin çocukların eğitim süreçlerini de etkilediğini söyledi. Günümüzde eğitimin teknolojiyle iç içe yürüdüğünü hatırlatan Ecevit, altyapı ve port yetersizliği nedeniyle öğrencilerin mağdur olduğunu savundu.
Telekomünikasyon alanında son dönemde bazı küçük müdahaleler yapıldığını ifade eden Ecevit, buna rağmen genel altyapı sorununun tam anlamıyla çözülemediğini dile getirdi.
ÇEVRE MAHALLELER İÇİN DE AYNI UYARI
Sorunların yalnızca Yüzbaşı Şerafettin Mahallesi ile sınırlı olmadığını belirten Ecevit, Cennetçeşme, Yurtoğlu, Gazi, Özgür, Umut, Devrim, Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Ali Fuat Erdem ve Kâzım Karabekir mahallelerinde de benzer sıkıntılar yaşandığını öne sürdü.
Ecevit, vergi veren vatandaşların hizmet bekleme hakkı bulunduğunu vurgulayarak, mahalle sakinlerine de yasal haklarını aramaları çağrısında bulundu.
MUHTAR ECEVİT’İN TAM AÇIKLAMASI
“Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, hayatımıza kattığınız olumsuz yöndeki katma değer nedeniyle size teşekkür ediyorum.
Saygıdeğer komşularım, özeleştirimi yaparak sizlerden, mahallemdeki hizmetsizlik nedeniyle öncelikle özür dilediğimi ifade etmek isterim. Gelelim mevzularımıza ve kamu adına hizmet yürütmesi gerekenlerin mahallelerimize yeterince değil, hiçbir şekilde hizmet vermediği ve tüm kurumlar arasındaki iş birliği koordinasyonunun sıfır olduğu; en alt kademesinden en üst kademesine kadar bunları tek tek sizlere dilim döndüğünce ifade etmeye çalışacağım.
Malumunuz, ilgili il, ilçe, mahalle, sokaklarda sorumluluk uhdesinde olan belediyelerimiz vardır; bu Anakent belediyeleri olur, ilçe belediyeleri olur vesaire vesaire. Yıllardır, iki yıldır muhtarlığını yaptığım mahallede ve 42 yıldır da aslında bir fiil bu kentte yaşıyorum ve mahallemde de bir o kadar süredir yaşam sürdürmekteyim. Bu yıllar zarfında hayatım boyunca böyle bir belediyecilik rezil anlayışı görmediğimi baştan ifade etmek isterim.
Elimizden geldiğince süreç içerisinde, dediğim gibi iki yıldır muhtarlık yapıyorum, 15 yıldır da Karabağlar Kentsel Dönüşüm Hak Arayanlar Derneği'nin Başkanlığını yapıyorum. Yani süreçlere, mevzulara, yasal süreç çerçevesi içerisinde kamuya; yani halka, yani sizlere nasıl hizmet verilmesi gerek, belediyenin günübirlik vermesi gereken hizmetlerin nasıl verilmesi gerektiğine ilişkin tüm konulara ve mevzulara bu konuda tevazu sahibi olmayacağım, bildiğimi sizlere ifade etmek isterim.
Dolayısıyla mahallelerimize dönük mevzularımız, sorunlarımız artık devasa durumlar haline geldi, problemler yumağına dönüştü. İlettiğimiz iş birliği içerisinde elimizden geldiğince bu süreci öyle yürütmeye çalıştık. Koordine içerisinde gerek İZSU; temiz su, gerek kanalizasyon, gerek yol asfalt çalışmaları, gerek bordür çalışmaları, gerek vatandaşlarımızın yollarda yürümemesi adına hani var olan tretuvarların, bordürlerin patlak çatlak olması ve bunu elimizden geldiğince işleyiş yürüterek ilgili makamlara ilettik; ama ne yazık ki hangi makamlar hangi iş ve işlemlerden sorumlu onu bir türlü bilememekteyiz. İlçe belediyeleri Büyükşehir'e atıyor, Büyükşehir İZBETON'a atıyor, İZBETON başka bir yere atıyor.
İZSU'nun yaptığı çalışmalar kazılar sonrası normalde ellerinde bir tane ne derler, bir ekran olur, tablet deniyor bunların adı; şak şak sisteme girer: ‘Şu sokakta şu numarada böyle bir çalışma yapılmıştır, buranın asfalt yaması yapılması gerekir veya bordürleri kaldırımları söküldü, bunun ivedilikle vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği açısından asfaltlanması veya yamasının yapılması, bordürlerin döşenmesi lazım’ gibi konuları da not düşerek ilgili bir üst birime iletmesi gerekmektedir. Peki bugüne kadar bunların hiçbiri oldu mu? Açık ifade ediyorum; nereye başvurduysam, telefon ettiysem veya yüz yüze görüştüysek ‘başkasının sorumluluğunda’ diyor.
Yani dolayısıyla bu videoyu çok uzatmayacağım. Dediğim gibi, rezil bir belediyecilik anlayışı. Ben 42 yıldır bu kentte, bu şehirde yaşıyorum, bu mahallede, bu sokaklarda yaşıyorum; böyle bir rezil belediyecilik anlayışı görmedim.
Sayın Cemil Tugay, bizler -şimdi sadece kendi özelime söylemiyorum bunu- benim tüm mahallelerim öyle: Cennetçeşme, Yurtoğlu, Yüzbaşı Şerafettin, Gazi, Özgür, Umut, Devrim, Salih Omurtak, Bahriye Üçok, Ali Fuat Erdem ve Kâzım Karabekir. Yani diğer işte hani gelişmişlik açısından biraz daha müreffeh olduğunu gördüğümüz, çok hizmete ihtiyaç olmadığını düşündüğümüz tüm mahalle muhtarlıklarımız aynı sıkıntı ve dertlerden muzdaripiz. Şimdi bize çözüm getirmek adına sizlere vatandaşların oyuyla seçildiğiniz ve bizim vergilerimizle yürüttüğünüz bu belediyecilik anlayışını kabul etmediğimizi baştan ifade etmek isterim.
Saygıdeğer komşularım, lütfen yasal, hukuk çerçevesinde haklarınızı aramaktan asla vazgeçmeyin. Eğer bir yere yapmıyorlarsa başta sorumluluğumu aldım, bana bildirin; hiçbir problem yok. Ama bunu ilgili mercilere sadece bunu Büyükşehir iş ve işleyişi içerisinde söylemiyorum.
Bakınız elektrik konusunda aynı problemleri yaşıyoruz, doğalgaz konusunda aynı problemleri yaşıyoruz, telekomünikasyon konusunda aynı problemleri yaşıyoruz. 21. yüzyıldayız, çocuklarımızın eğitim öğretim görme hakları ellerinden alınıyor. Neyle? Artık her şey teknolojik, yani internet. E mahallelerimizde altyapı, port vesaire... Gene kısmen şu iki yıllık periyotta birtakım şeyler atıldı, Telekom'a da ayrıca teşekkür ediyorum yani bize en azından ufak da olsa dokundular. Aradığımızda sağ olsunlar ilgileniyorlar en azından. Eskimiş şu 40 yıllık 50 yıllık tahta direkleri değiştiriyorlar, ellerinden geldiğince saha dolaplarına birtakım müdahalelerle rutin müdahalelerle en azından bir şeyler yapmaya çalışıyorlar.
Ama diğer yönüyle baktığımızda, bakınız 110 tane sokağım var, şunu net ifade edeyim ki her gün sokaklarımın yüzde 25’inde aydınlatmalar yanmıyor. Kullanım ömrünü doldurmuş branşman kabloların mevzuata aykırı olduğu, kabin trafoların artık 20.000 abone sayısı veya 5.000 abone sayısı için yapıldığı ama abone sayısının 40.000’e çıktığı, hâlâ kabin trafolarıyla hizmet verilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla bu süreç sürdürülebilir değil.
Anayasal haklarımızın olduğu demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Hepimiz vergi mükellefiyiz, devletimize vergilerimiz feda olsun ama bunun karşılığında da hizmet beklemek hepimizin hakkı. Özellikle bu kentte sevgili komşularım, videoyu burada sonlandırıyorum. Umarım gerekli merciler gereğini yapar.”




