İzmir’de düzenlenen Su Konferansı kapsamında gerçekleştirilen “Kentlerde Su” başlıklı oturumda, iklim değişikliği, kuraklık ve artan nüfus baskısı altında kentlerin su yönetimi tüm yönleriyle ele alındı. Oturumda paylaşılan veriler, İzmir’in su arzında kritik bir eşikte olduğunu ortaya koydu.
Konferansta konuşan İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, bugün kentte sağlanan suyun yaklaşık yüzde 30’unun alınan tasarruf önlemleri sayesinde mümkün olduğunu belirterek, bu adımların gecikmesi halinde Tahtalı Barajı’ndaki suyun tamamen tükenebileceğini söyledi.

İzmir’de suyun yüzde 74’ü kuyulardan
İzmir’in mevcut su arzına ilişkin çarpıcı veriler paylaşan Erdoğan, kentin ortalama su ihtiyacının saniyede 7 bin 500 litre olduğunu, sabah ve akşam saatlerinde bu ihtiyacın 8 bin 500 ila 9 bin litre/saniyeye kadar çıktığını açıkladı.

Baraj doluluk oranlarının kritik seviyelere gerilediğini belirten Erdoğan, Gördes ve Balçova barajlarının yüzde 0, Tahtalı Barajı’nın yüzde 1, Kutlu Aktaş Barajı’nın yüzde 4, Ürkmez Barajı’nın ise yüzde 7 dolulukta olduğunu ifade etti. Güzelhisar Barajı’nda ise doluluk oranının yüzde 41 seviyesinde olduğu bildirildi.
İzmir’de içme suyunun yalnızca yüzde 26’sının barajlardan sağlandığını kaydeden Erdoğan, kentin suyunun yüzde 74’ünün kuyulardan karşılandığını söyledi.
Kayıp-kaçak oranlarında düşüş
İZSU’nun kayıp-kaçakla mücadelede önemli bir ilerleme sağladığını belirten Erdoğan, kent genelinde kayıp-kaçak oranının yüzde 25,80’e, kent merkezinde ise yüzde 24,80’e düşürüldüğünü aktardı.
Son bir yılda yaklaşık yüzde 2,3’lük iyileşme sağlandığını ifade eden Erdoğan, gece saatlerinde uygulanan kontrollü kesintilerin bu sonuçta etkili olduğunu dile getirdi.
Alınan önlemler Tahtalı’yı kurtardı
Kuraklık riskinin erken öngörüldüğünü belirten Erdoğan, park ve bahçe aboneliklerinin iptal edildiğini, kademesiz tarifeden kademeli sisteme geçildiğini ve yaz aylarında gece kesintilerinin uygulandığını söyledi.
Bu önlemlerle 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandığını vurgulayan Erdoğan, 2024 ve 2025 Ağustos ayları karşılaştırıldığında kent merkezinde yüzde 16 daha az su tüketildiğini açıkladı.
“Kentleri betonlaştırarak suya ulaşamayız”
Panelde konuşan mimar ve iş dünyası temsilcileri, su krizinin yalnızca iklim değişikliğiyle değil, yanlış şehircilik ve betonlaşmayla da doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekti.
Yağmur suyunun toprakla buluşmasının engellendiği kentlerde, sel riskinin arttığı ve yer altı su kaynaklarının zayıfladığı vurgulandı.
Turizm sektörüne su verimliliği çağrısı
Turizm temsilcileri ise su tasarrufunun yalnızca tesis yönetimiyle sınırlı kalmaması gerektiğini, misafir davranışlarının da sürecin önemli bir parçası olduğunu ifade etti.
Sektörde teşvik modelleriyle misafirlerin sürece dahil edilmesinin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiği belirtildi.




