Batuhan KAYA/Dijital Gaste- AK Partili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz yıllarda Türk hekimleri için, “Doktorlar az para aldıkları için ayrılıyorlarmış, varsın gidiyorlarsa gitsinler.” demişti. Erdoğan’ın sözlerinin ardından, sağlıkta şiddet, ekonomik sıkıntılar, insani olmayan çalışma saatleri ve mobbingle boğuşan sağlık çalışanlarının yurtdışına göçü hızlanmış, her yıl yüzlerce doktor çalışmak üzere Avrupa ülkelerine gitmeye başlamıştı. Dijital Gaste’nin İzmir Tabip Odası’ndan edindiği verilere göre, 2025 yılı içerisinde sadece İzmir’den 131 hekim, yurtdışına göçmek isteyen hekimler için alınması şart olan “İyi Hal Belgesi’ni” temin etti. Türkiye genelinde bu belgeyi alan hekimlerin sayısı ise bin 893 oldu. Bu verilere göre 131 hekim, yurtdışına göç etmek için ilk adım olan İyi Hal Belgesi’ni alarak göç hedefleri için ilk adımı attı.

İzmir Tabip Odası Genel Sekreteri Nuri Seha Yüksel, Türk hekimlerinin yurtdışına göç etme nedenlerini, “Genç hekimler öncelikle ‘Huzur’ içinde çalışabilmek istediklerini, görev tanımlarının net olduğu, hekimlik mesleğini icra ederken gerekli donanımları bulabilecekleri hastanelerde çalışmak istediklerini söylüyorlar. Yani aslında bu arkadaşlarımız ‘huzur’ istiyor. Ülkenin içinde bulunduğu durum da onları kaygılandırıyor ve ‘her şeyin kötüye gittiği’ yönünde bir düşünceleri var.” ifadeleriyle açıkladı.

Gelecekten umutları tükendiği için gidiyorlar

Hekimlerin gitme nedenlerini maddi gerekçelerden ileri, “Gelecekten umutlarının tükenmesi” olarak tanımlayan Yüksel, “Hekimlerimiz mesleki olarak dünyanın her yerinde zorlu şartlar altında çalışacaklarının farkındalar. Maddi olarak da dönem dönem ücretlerle değişikliklerle birlikte yurtdışı ve Türkiye’de birbirine yakın ücretler olsa da oradaki harcama kalemleri, alım gücü farklılıkları onları başka bir ülkede yaşamaya itiyor. Gelecekten umutları tükendiği için kendilerine huzurlu bir ortam yaratmak, hayal kurabilmek, hayallerini gerçekleştirebilmek istiyorlar ve böyle bir ortamın da Türkiye’de olmadığının farkındalar” diye konuştu.

Toplum karşısında neredeyse düşmanlaştırıldık

Yüksel, siyasi iktidar tarafından toplum karşısında düşmanlaştırıldıklarını ve bunun da sağlıkta şiddeti doğurduğunu, dolayısıyla hekimlerin ‘şiddet’ kaygısıyla mesleklerini sürdürmek istemediklerini belirterek, “Mesleki itibarsızlaştırmanın etkileri sağlıkta şiddet olarak karşımıza çıkıyor ve bu da hekimleri ciddi şekilde rahatsız ediyor. Hekim olarak hak ettikleri değeri görmediklerini, böyle bir yaklaşımın da olmadığını düşünüyorlar. Hatta onlar toplumun karşısında hekimin neredeyse düşmanlaştırıldığı bir ortamdalar. Sağlıktaki bütün çalışma alanlarında şiddetle karşı karşıya kalma durumundalar ve bu kaygıyla da mesleklerini sürdürmek istemiyorlar” dedi.

Bir hekimin ev alması mümkün görünmüyor

Ücretlerin de gidişler için bir gerekçe olduğunu vurgulayan Yüksel, “Ücretler kıyaslandığında birbirine yakın gözükse de alım gücü söz konusu olduğunda ciddi farklar var. Artık bir hekimin ev alması mümkün görünmüyor, hatta bir araba için bile aşırı çabalaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Çağatay Güç 'görevden alma' iddialarına yanıt verdi
Çağatay Güç 'görevden alma' iddialarına yanıt verdi
İçeriği Görüntüle

Muhabir: BATUHAN KAYA