Batuhan KAYA/Dijital Gaste- Türkiye’nin 3. büyük kenti olan İzmir’deki kamu okullarında örgütlü Eğitim-Sen Şubeleri, İzmir’deki okulların ve öğretmenlerin sorunlarına dair çarpıcı bir rapor hazırladı. Raporda birçok soruna yer verilirken, bu sorunlardan en çarpıcı olanı ise İzmir’deki ücretli öğretmen sayısı oldu. Eğitim-Sen’in paylaştığı verilere göre Konak’ta 446, Karabağlar’da 472, Torbalı’da 288, Ödemiş’te 122, Kiraz’da 110, Tire’de 62, Beydağ’da ise 21 öğretmen, ‘ücretli öğretmen’ olarak kamu okullarında görev yaptı. İzmir’in diğer ilçelerindeki ücretli öğretmenler de tabloya dahil edilince, toplam ücretli öğretmen sayısının ise 7 bini geçtiği öğrenildi.
Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Çalık, meslektaşlarıyla aynı işi yapmalarına rağmen onların yarısından daha az ücret alan, özlük hakları olmayan ve dönem dönem ayrımcılığa dahi uğrayan ücretli öğretmenlerin yaşadıklarını Dijital Gaste ile paylaştı.
Çalık açıklamasında, “Bizim şubemizin baktığı ilçelerde bin 521 ücretli öğretmen olduğu bilgisine ulaştık. Ancak diğer ilçelerde de ücretli öğretmen olarak çalışan arkadaşlarımız var. Karşıyaka’da, Menemen’de, Aliağa’da, Bornova’da ve İzmir’in diğer ilçelerindeki arkadaşlarımızı da kattığımızda toplam sayısı 6-7 bin dolaylarına ulaşıyordur. İzmir’deki atanmış öğretmen sayısı ise 50 binin üzerindedir. Kamuda ücretli öğretmenlik yapanların oranı da aşağı yukarı yüzde 10’lar seviyesindedir.” ifadelerine yer verdi.
30 güne 20 bin TL
Ücretli öğretmenlerin aldığı ücretleri paylaşan Çalık, “Bir ücretli öğretmen tam 30 gün ders olduğu takdirde alacağı ücret 20 bin TL civarındadır” ifadelerini kullandığı açıklamasında, “Ama bunların içerisinde tatiller oluyor. Mesela şimdi karne tatili, bu öğretmen arkadaşlarımız bu dönemde ödenek almıyorlar. Dün de ifade edildi, çoğu bu ay 5 bin TL ücret alabildiler. Bu arkadaşlarımız çalıştığı kadar ücret alıyorlar. En yüksek alanı 20 bin TL alıyor. Kamu okulunda aynı işi yapan 2 öğretmen farklı maaş alıyor. Atanmış öğretmenlerin ücretleri de yoksulluk sınırında ücretlerdir ama ücretli öğretmenleri ücretleri tam anlamıyla kölelik ücretleridir. Aynı işi yapan meslektaşlarının 3’te 1’i, 4’te 1’i ücret alarak çalışıyorlar.” diye konuştu.
"Sağlık hizmetlerinden bile faydalanamıyorlar"
Ücretli öğretmenlerin sadece ücret değil özlük hakları konusunda da yok sayıldığını kaydeden Çalık, “Bu arkadaşlarımızın aynı zamanda öğretmenlerin yararlandığı diğer şeylerden yararlanamıyor. Örneği sağlık hizmetlerinden faydalanamıyor. Toplu taşımada bir gayret içerisindeyiz, en azından yerel yönetim çabasıyla bir indirim yapılması için gayretimiz olacak. Bu arkadaşlarımız başta sağlık olmak üzere, yıllık izin hakları zaten yok, tam anlamıyla 1 saat ücreti 150 TL gibi bir rakam karşılığında çalışıyorlar.” diye konuştu.
"İdarenin suyuna gitmemişse ayrımcılığa uğrayabilir"
Ücretli öğretmenlerin, idarenin suyuna gitmediği takdirde ayrımcılığa uğrama şansı olduğunu kaydeden Çalık, “Eğer idarenin suyuna gitmemişse, onların verdiği birtakım angarya işleri kabul etmemişse bazen okul idarelerinin ‘siz göreve gelmeyin’ dediklerini duyuyoruz. Onları işi bırakmaya zorladıklarını, mobbing yaptıklarını duyuyoruz. Bu arkadaşlarımız günlük harçlıklarını çıkarabilmek adına idarelerin keyfi uygulamalarına boyun eğmek zorunda kalıyor. Örneği geçenlerde bir okulda bir ücretli öğretmenimiz sendikamıza gelerek, ‘sigortasının geç başlatıldığını’ ve bunun okul idaresinden kaynaklı bir ihmal sebebiyle oluştuğunu söyledi. Okul müdürünün de bu hatasını örtmek için ‘sen artık okula gelme, şu günden itibaren görevin bitti’ dediğini söylediğini, telkinde bulunduğunu ifade etti. Kendi görevini doğru düzgün yapamayan bazı yeteneksiz idareciler bu arkadaşlarımızın harçlık almasını dahi engelleyecek baskılar uygulayabiliyor.” şeklinde konuştu.




