Cumhuriyet tarihinin en büyük afetlerinden biri olan 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yıl geçti. Aradan geçen sürede çeşitli önlemler ve iyileştirme çalışmaları hayata geçirilse de uzmanlara göre hazırlık hızının artması artık bir zorunluluk. Jeofizik Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Sinancan Öziçer, her yaşanan depremden ders çıkarıldığını ancak bunun yeterli olmadığını vurguladı. Öziçer’e göre esas hedef, bir sonraki afette çok daha hızlı hareket ederek can kayıplarını en aza indirmek olmalı. Bunun yolu da kentsel dönüşümden afet müdahale planlarına kadar tüm süreçlerin hızlandırılmasından geçiyor.

Risk tespiti ve eylem planları şart

Depremin kaçınılmaz bir doğa olayı olduğunu hatırlatan Öziçer, can kayıplarını artıran asıl unsurun riskler olduğunu söyledi. Ülke genelinde il ve ilçe bazında eylem planlarının hazırlanması gerektiğini belirten Öziçer, bu planların mutlaka risk tespiti ve risk azaltma çalışmalarıyla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.

‘ H E R D E P R E M D E N S O N R A H A Z I R L I K T A B I R U S T 1151446 341973

Mühendislik denetimi çok önemli!

Depremin olası bir durum olduğunu ama can kaybına binaların durumunun neden olduğunu aktaran Sinancan Öziçer, "Yapı stokunun ciddi bir şekilde incelenip yenilenmesi gerekiyor. Hatay-İskenderun tarafına gittiğimde 6 ay, 1 yıl önce yapı kullanma almış binaların tamamen yıkıldığını gördük. Bu proje anlamında değil ama imalatla ilgili ciddi bir denetim sıkıntısının olduğu anlamına geliyor. Bu da denetim faktörünün ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Özellikle ruhsat aşamasında proje denetlemelerinde zemin etütlerindeki jeoloji ve jeofizik mühendislerinin denetimi çok önemli. Her belediyede jeoloji ve jeofizik mühendislerinin istihdam edilmesi önem kazanıyor. Ülkemizde maalesef yerel belediyelerde jeofizik mühendisliğinin eksikliğini ciddi şekilde yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.

İzmir'de geri dönüştürülebilir malzemeler dekoratif ürünler haline geldi
İzmir'de geri dönüştürülebilir malzemeler dekoratif ürünler haline geldi
İçeriği Görüntüle

‘ H E R D E P R E M D E N S O N R A H A Z I R L I K T A B I R U S T 1151445 341973

İzmir'in bir sonraki depremde kaybı çok büyük olur!

İzmir’de yaklaşık 1 milyon yapı stoku olduğunu söyleyen Öziçer, şöyle konuştu:

"Bunun ciddi bir kısmı 1975 ile 1998 deprem yönetmeliklerine göre yapılmış binalar ve 40 yaş ve üstü. İzmir'de dolgu ve alüvyon tabakanın derin olduğu yerlerde çok fazla yapılaşma var. Bu yapılaşmada 9 katlı yapıların ve 40 yaşın üzeri de olduğunu düşünürsek 6.9 büyüklüğünde bir depremde can kayıplarının fazla olma ihtimali yüksek. Kaçak yapıların, mühendislik hizmeti almamış yapıların da çoğunlukta olduğunu göz önüne alırsak 6 ve üzeri meydana gelecek bir depremde maalesef acı deneyimlerimiz 30 Ekim 2020'ye göre daha fazla olacak."

İzmir için dönüşüm uyarısı!

Yapı stokunun tespit edilmesi gerektiğini belirten Sinancan Öziçer, "Pilot bölgeleri seçerek yenilenmeyi mahalle bazında kentsel dönüşümü hızlandırarak bu riski tamamen ortadan kaldıracak duruma getirebiliriz" dedi.

Öziçer, "Zemin deprem dalgalarını yapıya çok farklı yansıtıyor. Alüvyon tabakanın daha derin olduğu, dolgunun veya balçık zeminin olduğu bölgelerden geçen deprem dalgalarının binaya daha sert vurduğunu göz önüne alırsak bu bölgelerde yapılabilecek hızlı dönüşümlerin can kayıplarını daha azaltacağını ifade edebiliriz" diye konuştu. Sinancan Öziçer, İzmir körfezinin kıyısındaki yapıların daha hızlı dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.

‘ H E R D E P R E M D E N S O N R A H A Z I R L I K T A B I R U S T 1151449 341973

“Hızlı hareket edersek kayıpları azaltabiliriz”

"Her kötü deneyimden ders çıkartıyoruz" diyen Öziçer, "1999'daki Gölcük, 30 Ekim İzmir depreminden ve 6 Şubat'taki Kahramanmaraş depremlerinden çok ciddi bir şekilde ders çıkardık. Her depremden, olumsuzluktan sonra derslerimizi çıkartarak hazırlık aşamasında bir üst basamağa geçiyoruz. Ama amacımız bundan sonra olabilecek bir afette hızlı bir reaksiyonla can kayıplarını azaltmak. Kentsel dönüşüm çalışmalarının daha hızlı olması, afet müdahale planlarının daha hızlı bir şekilde gerçekleşmesi lazım. Eğitimlerin ve bilincin daha hızlı bir şekilde olması, inceleme ve araştırma çalışmalarının daha çabuk olması gerekiyor. Çünkü depremin ne zaman ve ne nerede olacağını bilemiyoruz. Yeri, zamanı ve büyüklüğü belli değil. Ne kadar hızlı reaksiyon gösterirsek o kadar iyi ama geçmişe göre her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. Ama bunun hızı, ritmi daha hızlı olmalı" ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA