Milli Eğitim Bakanlığı'nın MESEM uygulamasına tepkiler sürüyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin verilerine göre, son 12 yılda en az 770 çocuk iş cinayetine kurban giderken, bu yıl içinde 87 çocuk iş kazasında yaşamını yitirdi.

İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İçeriği Görüntüle

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi, MESEM’de yaşanan çocuk işçiliği ve çocuk ölümlerine ilişkin açıklama yaptı.

TMMOB Makina Mühendisleri Odası İzmir Şubesi'in "Çocukların Okula Değil, Fabrikalara Sürüklendiği Bir Sömürü Düzenine 'Dur!' Diyoruz!" başlığı ile yaptığı açıklama şöyle:

Eğitim hayatını devam ettirmesi gereken çocuklarımızın içinde yüzlercesi ekonomik kaygılar nedeniyle çalışmaya zorlanmakta; çocuk işçiliğinin bir parçası olmakta ve ölüm riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Buna artık “eğitim” adı altında sürdürülmeye çalışılan uygulamalar da ekleniyor. Çocuk emeği, çocukların eğitim, oyun, sağlık ve gelişim haklarını doğrudan ihlal eden bir sömürü biçimidir. Ulusal yasalar ve uluslararası sözleşmelerle 18 yaş altı çocukların güvencesiz emek piyasasında çalıştırılmaması gerekirken, uygulamalar çocukların yüksek risk içeren ortamlarda bulunmasına yol açmaktadır. Sınıflarda olması gereken öğrencilerin, işyerlerinde, atölyelerde, inşaatlarda ucuz ve denetimsiz işgücü olarak kullanıldığı bir tabloyla karşı karşıyayız. Çocuk işçiliği doğrudan yoksullukla bağlantılıdır; ailelerin ekonomik zorlukları, çocukları okul yerine çalışmaya zorlamakta ve bu durum eğitim hakkının önüne geçmektedir.

"Çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması anlamına geliyor"

MESEM uygulaması, bu sorunun merkezi bir parçası haline gelmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulaması kapsamında, lise öğrencileri haftada dört gün işyerlerinde çalışmakta ve sadece bir gün teorik eğitim almaktadır. Bu sistem, “mesleki eğitim” adı altında çocukların çalışma ortamına sokulmasıyla çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması anlamına gelmektedir. İSİG meclisinin raporlarına göre 2025 yılında en az 82 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiş; birçok çocuk işçi ağır yaralanmış veya hayatını kaybetmiştir. Bu durum, eğitimin bir hak olmaktan çıkarılarak sömürü aracına dönüştürülmesidir.

"Çocuk haklarına aykırı"

• Çocuk işçiliği, çocuk haklarına aykırıdır. Çocukların eğitime ulaşma, oyun oynama ve sağlıklı gelişme hakkı vardır.
• Her ölüm bir ihmal ve toplumsal bir kayıptır. Çocuklar iş cinayetleri ile birlikte anılmamalıdır.
• Sistemsel çözüm şart: Yoksulluğun derinleştiği bu dönemde yalnızca yasalar değil; gelir desteği, ücretsiz eğitim, denetim ve sosyal koruma politikaları acilen uygulanmalıdır.

Çocukların sınıflardan fabrikalara, işyerlerine yönlendirilmesine, çocuk işçiliğinin kader gibi gösterilmesine razı değiliz! Çocukların yeri makine başında değil, okul
sıralarındadır.

"Ekonomik sömürüye terk edilen çocuklarımızın geleceği için ses çıkaralım"

Talep ediyoruz:

1. MESEM gibi eğitim adı altında çalışma uygulamaları derhal durdurulsun ve çocukların eğitim hakları güvence altına alınsın.
2. Çocuk işçiliği ile mücadelede kapsamlı ulusal eylem planı derhal hayat geçirilsin.
3. Ailelere ve çocuklara yönelik sosyal koruma, gelir desteği ve ücretsiz eğitim hizmetleri güçlendirilsin.
4. Çocuk işçiliğinin önlenmesi için bağımsız denetim mekanizmaları ve yaptırımlar oluşturulsun.
5. Çocuk işçiliği ile mücadele, eğitim, sosyal politika ve emek politikaları
bütünlüğünde ele alınsın.

Çocukların eğitimi, sağlığı ve yaşam hakkı vazgeçilemezdir. Ekonomik sömürüye terk edilen çocuklarımızın geleceği için birlikte ses çıkaralım, birlikte mücadele edelim!"

Kaynak: BÜLTEN