Geçtiğimiz dönemde yağışların yetersiz kalmasıyla ve kent genelinde kurak bir ikim yaşanmasıyla İzmir, "su kriziyle" karşı karşıya kaldı. Kente su sağlayan barajların doluluk oranları alarm vermeye devam ediyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin su tasarrufu amacıyla başlattığı 'zorunlu' su kesintileri sürüyor.

Susuzlukla mücadele edilen kentte Ege Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) iş birliğiyle, Ege Bölgesi Sanayi Odası ve İzmir Ticaret Borsası’nın katkılarıyla “Su Konferansı" düzenlendi.

Çalışmalar hakkında bilgi verildi

İzQ Girişimcilik ve İnovasyon Merkezi’nde yapılan konferansta tarım, sanayi ve kentsel sulama başlıklarında; susuzluğa karşı tasarlanan eylem planları masaya yatırıldı.

Konferans, "Su Geleceğe Olan Sözümüzdür" başlıklı kısa filmin gösterimiyle başladı.

Yoğun katılımla gerçekleşen konferansta Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Neşat Onur Şanlı ve İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, detaylı sunumlarla son durum ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

"Acilen yönetilmesi gereken bir sorun"

Toplantının açılış oturumunda mevcut eylem planlarına ilişkin konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, susuzluğun artık acilen yönetilmesi gereken bir sorun haline geldiğini söyledi.

Gediz ve Küçük Menderes havzalarının "kesin kıtlık" yaşayan bölgeler arasında olduğuna işaret eden Tugay, su krizinin, bireysel alışkanlıklarla değil tarım, sanayi ve kent politikalarının birlikte ele alındığı bütüncül bir dönüşümle yönetilebileceğini söyledi.

Sanayide de suyun akıllıca ve verimli şekilde yönetilmesi gerektiğini aktaran Tugay, en fazla tüketen tarım ürünlerinin en çok teşvik sağlanan ürünler olmasının önemli bir tezat oluşturduğunu ifade etti.

Altyapı yatırımlarıyla "sistemde kaybolan su" oranını yüzde 24,80'e indirdiklerini anlatan Tugay, belediye binalarında "gri su dönüşümünü" başlattıklarını açıkladı.

Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

Tugay, şunları kaydetti:

"Lavabo ve duşlardan gelen suların sterilize edilerek yeniden kullanılmasını sağlayacak sistemleri devreye alacağız. Gri suyun yeniden kullanımıyla binalarda şebeke suyu tüketimini yüzde 30 ila 50 azaltmak mümkün. Burada bir başlangıç yapıyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi çatısı altında Gri Su Koordinasyon Ekibi kurduk ve bu deneyimin kent geneline yayılması için paydaşlarla işbirliği sürecini de başlattık. Ama daha önemlisi bunun bir kültür olarak şehirde yer alabilmesi için beraber çalışacağız. Bu noktada şunu da söylemek isterim. Çok yakın bir zamanda yeni yapılan binaların hemen hepsinde gri su sistemlerinin kurulmasını zorunlu hale getireceğiz, mecburen.”

Tugay, deniz suyu arıtma ve bulut tohumlama gibi yenilikçi çözümleri de değerlendirdiklerini dile getirdi. Öte yandan, DSİ tarafından yapılması planlanan barajların aciliyetine dikkat çekti.

"Siyaset üstü bir konu"

Krizin çözümü için iş birliğinin gerekli bir unsur olduğunu dile getiren Tugay, sözlerine şöyle devam etti:

"İnanıyorum ve biliyorum ki İzmir başta su olmak üzere küresel iklim krizinin olumsuz etkilerini çok çalışarak ve dayanışmayla ortadan kaldıracaktır. Bu buluşma görüyorum ki bir dayanışma isteğinin vücut bulmuş hali. Tabii ki tartışıyoruz. Tabii ki farklı görüşler olabilir. Ben böylesine hayati bir konunun tamamen siyasetin üzerinde olduğu inanç ve bilinciyle üzerime düşeni yapmaya devam edeceğim.”

Kapsamlı bir rapor hazırlanıyor

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, su krizine yaklaşımda köklü bir zihinsel dönüşümün zorunlu hale geldiğini söyledi. Suyun sadece bir kaynak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydeden Zorlu, suyun her damlası ölçülen, planlanan ve yeniden kazanılan stratejik bir unsur olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Su meselesinin, tek bir kurumun görev ve yetki alanına sığmayacak kadar büyük ve çok boyutlu olduğunu, merkezi ve yerel yönetimler, iş dünyası, akademi ve sivil toplumun ortak amaç doğrultusunda eş-güdümlü hareket etmesinin kritik önemde olduğunu dile getiren Zorlu, ESİAD olarak İzmir ve hinterlandını ele alacak kapsamlı bir rapor hazırlığı içinde olduklarını bildirdi.

Zorlu, şu ifadeleri kullandı:

“2026 yılı içinde kamuoyuyla paylaşmayı hedeflediğimiz raporumuzla, iş dünyasına ve karar alıcılara su yönetimi konusunda destek olmayı amaçlıyoruz. Mevcut durumu en doğru ve şeffaf şekilde ortaya koymak zorundayız. Geleceğe yönelik stratejik planlama yapabilmenin yolu sağlam verilerden geçiyor. Suyumuzu bütüncül bir bakış açısıyla koruma altına almak ve tarımda, sanayide, kentlerimizde yeni teknolojiler kullanarak geleceğe hazırlanmak zorundayız.”

Sibel Zorlu, uzun süredir çıkarılması beklenen Su Kanunu’nun bu yıl yasalaşacak olmasına da dikkat çekerek, bunun önemli bir adım olduğunu sözlerine ekledi.

"Akıllı sistemler zorunlu hale geldi"

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bülent Uçak tarımsal sulamada akıllı ve sürdürülebilir sistemlere geçmenin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti. Havza bazlı planlamaların iklim değişikliği projeksiyonlarına göre yeniden revize edilmesi gerektiğini belirten Uçak, Tarım ve Orman Bakanlığının suyu merkeze alarak kurguladığı yeni destekleme modelinin tarımda su kullanımını daha etkin hale getireceğine inandığını dile getirdi.

Uçak ayrıca, İzmir Tarım Teknoloji Merkezi bünyesinde pamuk yetiştiriciliğine yönelik "Dijital Sulama Yönetimi Projesini" hayata geçirdiklerine dikkat çekti.

"Geleceğin altını"

Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Hakan Ürün de suyun, “geleceğin altını” olarak görüldüğünü söyledi. Su krizi yaşayan İzmir için su kaynaklarının korunmasının ve yeni su kaynakları üretilmesinin hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Ürün, sanayiciler olarak bu farkındalıkla eylem planlarını hayata geçirdiklerini ifade etti.

Kaynak: BÜLTEN