Eğitim

İzmir’de öğrencilerden çevreci ve deprem odaklı beton üretildi

Yaşar Üniversitesi öğrencileri, deprem güvenliği, sel riski ve karbon salımına çözüm hedefiyle sekiz farklı özel beton üretti

Abone Ol

Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü öğrencileri, inşaat sektörünün deprem güvenliği, sel riski, yüksek karbon salımı ve atık yönetimi gibi başlıklarına çözüm üretmek amacıyla sekiz farklı özel beton geliştirdi. Laboratuvar ortamında üretilen betonlar; yağmur suyunun toprağa kazandırılmasından geri dönüşüm malzemelerinin kullanımına, yapıların hafifletilmesinden yüksek dayanım elde edilmesine kadar farklı ihtiyaçlara odaklandı.

“Özel Betonlar” dersi kapsamında yürütülen çalışmalarda öğrenciler, teorik bilgilerini uygulamaya dönüştürdü. Projelerde çevreci malzemelerin yanı sıra işçilik süresini azaltmayı, yapıların performansını artırmayı ve doğal kaynak tüketimini düşürmeyi amaçlayan yöntemler kullanıldı.

YAĞMUR SUYU VE KARBON SALIMI İÇİN ÇÖZÜMLER

Cemre Naz Gündür’ün geliştirdiği geçirimli beton, yağmur suyunun zeminden toprağa ulaşmasını sağlayarak yüzey akışını azaltmayı hedefliyor. Bu özelliğiyle betonun, özellikle yoğun yapılaşmanın bulunduğu alanlarda sel riskinin yönetiminde alternatif bir altyapı malzemesi olabileceği belirtiliyor.

Kardelen Güler tarafından geliştirilen geopolimer beton ise çimento yerine endüstriyel atıkların değerlendirilmesini esas alıyor. Bu yöntemle beton üretiminden kaynaklanan karbon ayak izinin azaltılması amaçlanıyor.

Kerem Buğra Demirbaş’ın geri dönüşüm agregalı betonu, yıkım atıklarının yeniden kullanılmasına odaklanırken; Sude Sevinmiş’in kauçuklu betonu kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerin yapı malzemesine kazandırılmasını hedefliyor. Kauçuklu betonun ayrıca darbe emici ve daha esnek bir yapı sunabileceği ifade ediliyor.

DEPREM PERFORMANSINI DESTEKLEYECEK UYGULAMALAR

Baran Cankut Özcan’ın geliştirdiği hafif beton, düşük yoğunluğu sayesinde yapıların öz ağırlığını azaltmayı ve gözenekli yapısıyla ısı yalıtımına katkı sağlamayı hedefliyor. Daha hafif yapıların deprem etkisi altındaki davranışının iyileştirilmesine katkı sunması bekleniyor.

Sercan İlhan’ın lifli betonu ise çelik lifler sayesinde çatlak oluşumuna karşı daha yüksek direnç sağlamayı amaçlıyor. Betonun darbe dayanımı ve sünekliğini artıran bu özelliğin, yapı elemanlarının dayanıklılığı açısından önem taşıdığı kaydedildi.

UYGULAMA KOLAYLIĞI VE YÜKSEK DAYANIM HEDEFLENDİ

Sıla Seray Yalçınkaya’nın ürettiği kendiliğinden yerleşen beton, vibrasyon işlemine ihtiyaç duymadan kendi ağırlığıyla kalıpları doldurabiliyor. Bu betonun, özellikle yoğun donatılı yapı elemanlarında işçilik süresini azaltması ve uygulama kolaylığı sağlaması öngörülüyor.

Meriç Efe Aktaş’ın yüksek performanslı betonu da ağır yükler ve zorlu çevre koşulları için geliştirildi. Yüksek dayanım ve uzun kullanım ömrü hedeflenen betonun, köprüler, yüksek katlı binalar ve büyük altyapı projelerinde kullanılabilecek özellikler taşıdığı belirtildi.

ÖĞRENCİLER AR-GE DENEYİMİ KAZANDI

Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman İpek, dersin öğrencileri geleceğin inşaat teknolojileriyle laboratuvar ortamında buluşturduğunu söyledi. İpek, sürdürülebilirlik ve yüksek performans odaklı çalışmalarla öğrencilerin henüz mezun olmadan Ar-Ge kültürü kazandığını ifade etti.