Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Çevre, Biyoçeşitlilik ve İklim Değişikliği Çalışma Grubu Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, İzmir'in su kaynaklarının tükenme noktasına geldiğini açıkladı. Prof. Dr. Yaşar, “İzmir, su açısından Türkiye ortalamasının çok altında. Barajlar doluyken bile yer altı sularına yöneldik, artık rezervimiz de kalmadı” dedi.

Yaşar, "Kentte içme suyu ihtiyacının büyük kısmını karşılayan Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 1,54’e gerileyerek 52 yılın en düşük seviyesine indi. Bu oran, İzmir’in yakın geçmişinde benzeri görülmemiş bir alarm düzeyi olarak değerlendiriliyor." diye konuştu.

İzmir’de Kırmızı Alarm Barajlar Kurumuştu Yeraltı Suları Da Tükendi, Su Kesintileri Artacak! (1)

“Yeraltı suyunu da tükettik”

Barajlardaki suyun hızla azalmasıyla birlikte şehrin su ihtiyacı giderek yeraltı sularına kaydırıldı. Ancak bu durum, İzmir’in son rezervlerini de zorlayan bir tablo yarattı. Yaşar, diğer büyükşehirlerde yeraltı su kaynaklarının hâlâ büyük ölçüde yedek rezerv olarak korunduğunu vurgulayarak şu uyarıda bulundu:

“Bursa’da suyun yüzde 10’u, Ankara ve İstanbul’da yüzde 1’i yeraltından sağlanıyor. Bu şehirler yeraltı sularını rezerv olarak saklıyor. Ama İzmir, barajlar doluyken bile suyun yüzde 50-55’ini yeraltından çekti. Rezervimizi tükettik.”

Çağatay Güç 'görevden alma' iddialarına yanıt verdi
Çağatay Güç 'görevden alma' iddialarına yanıt verdi
İçeriği Görüntüle

Kentte bugün 300 metrenin altında kuyu kalmadığını, bazı yeni sondajların 500 metreyi geçtiğini ifade eden Yaşar, bu sulardan bazılarının 2–3 bin yıl önce yağan yağmurlardan kalan fosil sular olduğunu belirtti.

Tüm barajlar alarm veriyor

300 milyon metreküplük aktif hacme sahip Tahtalı Barajı’nda bugün yaklaşık 4 milyon metreküp su kaldı. Prof. Dr. Yaşar, mevcut eğilimin sürmesi durumunda: “Ay sonunda doluluk oranı yüzde 1’in altına düşecek” sözleriyle tehlikenin büyüklüğünü vurguladı.

Geçen yıl barajdan günlük 230 bin metreküp su çekilirken, bu yıl kapasite 50 bin metreküpe kadar düşürüldü. Yetkililerin barajı tamamen boşaltmamak için psikolojik sınır uyguladığını belirten Yaşar, Gördes Barajı’nın ölü hacminden su çekilmesini de “çok büyük bir yanlış” olarak nitelendirdi.

Baraj

“İzmir su fakiri bir kent”

Türkiye’de kişi başı yıllık su potansiyeli ortalama 1.340 metreküpken, İzmir’de bu rakam yalnızca 600 metreküp. Bu da İzmir’i “su fakiri” tanımının bile altında bir kategoriye yerleştiriyor. Yaşar: “İzmir, Türkiye ortalamasının çok altında. Hem yüzey suyu hem yeraltı suyu açısından sınırlı bir coğrafyadayız.”
dedi.

Atık sular tarımda kullanılmalı

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nde her gün arıtılarak denize bırakılan 600 bin metreküp gri su, uzmanlara göre İzmir’in su krizini hafifletebilecek önemli bir kaynak. Prof. Dr. Yaşar, bu suyun tarım için kullanılmamasını büyük bir kayıp olarak değerlendiriyor:

“Menemen ve Gediz ovalarında tarımın su ihtiyacını yeraltından karşılamak yerine gri suyu kullanmak zorundayız. Arıtma kalitesi sorunları öne sürülüyor ama arıtmak zorundayız. Tarım suyu, içme suyundan daha değerli hale geldi.”

Izsu Su Kesintisi

Su kesintileri 12 saat ve haftada 3 güne çıkmalı!

Kentte gece 23.00 ile sabah 05.00 arasında uygulanan kesintilerle günlük 100 bin metreküp su tasarrufu sağlanıyor. Ancak uzmanlara göre bu yeterli değil. Yaşar, kesintilerin bazı dönemlerde 12 saate çıkarılmasının hayati önem taşıdığını belirtiyor:

“Bu siyasi bir karar değil, hayatta kalma meselesi. İzmir’in nüfusu için su güvenliğini sağlamak zorundayız. Haftada 2–3 gün kesinti yapılabilir.”

Yeraltı sularının tekrar dolmasının 20–30 yıl sürdüğünü hatırlatan Yaşar, barajların birkaç yılda toparlanabileceğini ancak akiferlerin tükenmesinin çok daha uzun vadeli bir risk yarattığını vurguladı.

Kaynak: HABER MERKEZİ