İzmir Büyükşehir Belediyesi, Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından Gediz Deltası’nda sivrisinekle mücadeleyi bataklıkları kurutmadan yürütüyor. Ramsar statüsündeki bölgede biyolojik yöntemler ve dron teknolojisi kullanılarak hem halk sağlığı korunuyor hem de flamingolar başta olmak üzere yüzlerce canlı türünün yaşam alanı güvence altına alınıyor.
İzmir’in kuzeyinde yer alan yaklaşık 40 bin hektarlık Gediz Deltası, 300’den fazla kuş türüne, çok sayıda balık, sürüngen ve bitki türüne ev sahipliği yapıyor. Bu nedenle bölgede yapılan vektörle mücadele çalışmalarında kimyasal baskı yerine ekosistemi koruyan yöntemler tercih ediliyor.

GEDİZ DELTASI’NDA ÖNCELİK DOĞAL YAŞAM
İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Şube Müdürlüğü Vektör Mücadele Birimi ekipleri, deltadaki çalışmaların koruma hassasiyetiyle yürütüldüğünü belirtti. Ekipler, sivrisinek popülasyonunu kontrol altında tutarken sulak alanın doğal yapısına müdahale edilmediğini vurguladı.
Kimya Mühendisi ve Ekip Sorumlusu Buse Atik, Gediz Deltası’nın yalnızca İzmir için değil, dünya ölçeğinde korunması gereken önemli alanlardan biri olduğunu ifade etti. Atik, başta flamingolar olmak üzere yüzlerce kuş türünün yaşam alanı olan deltada mücadelenin ekosisteme zarar vermeyecek şekilde sürdürüldüğünü söyledi.
SADECE SİVRİSİNEK LARVALARI HEDEFLENİYOR
Vektör Mücadele Birimi Biyoloğu Ali Eren, Gediz Deltası’nda kullanılan biyolojik larvasitlerin yalnızca sivrisinek larvalarını hedef aldığını aktardı. Eren, ürünlerin larvalar tarafından besin olarak alındığında etkisini gösterdiğini, kuşlar, balıklar, sürüngenler, diğer böcekler ve bitki örtüsü üzerinde olumsuz etki oluşturmadığını belirtti.
Eren, amaçlarının herhangi bir canlı türünü ortadan kaldırmak olmadığını vurgulayarak, insan sağlığını tehdit eden sivrisinek popülasyonunu bilimsel yöntemlerle kontrol altında tutmaya çalıştıklarını söyledi.

BATAKLIKLAR NEDEN KURUTULMUYOR?
Vatandaşlardan en sık gelen sorulardan birinin sivrisinek üreme alanı olarak görülen bataklıkların neden kurutulmadığı olduğunu belirten Eren, Gediz Deltası gibi koruma altındaki sulak alanlarda bunun mümkün olmadığını ifade etti.
Eren, sulak alanların yalnızca sivrisineklerin değil, binlerce canlının yaşam alanı olduğuna dikkat çekti. Bataklıkların kurutulmasının flamingolar, kuş türleri, balıklar, sürüngenler ve bitkiler için ciddi bir habitat kaybı anlamına geleceğini belirten Eren, “Yaklaşımımız doğayı yok ederek değil, doğayı koruyarak sivrisinekle mücadele etmek” dedi.

DRONLARLA ULAŞILMASI ZOR ALANLARA MÜDAHALE EDİLİYOR
Gediz Deltası gibi geniş ve ulaşılması güç bölgelerde dron teknolojisi de devreye alınıyor. Özellikle sazlık ve bataklık alanlarda kullanılan dronlar, ekiplerin fiziksel olarak ulaşmakta zorlandığı noktalarda biyolojik mücadele yapılmasını sağlıyor.
Bu yöntemle geniş alanlarda kısa sürede çalışma yapılırken doğal yaşam alanlarına fiziki müdahale de en aza indiriliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uygulamayla hem sivrisinek kaynaklı halk sağlığı risklerini azaltmayı hem de Gediz Deltası’nın ekolojik bütünlüğünü korumayı hedefliyor.




