İzmir’de yaklaşık 30 yıldır eğlence sektöründe faaliyet gösteren bir firmanın sahibi Ata Karataş (50), şirket hesaplarından bilgisi dışında yaklaşık 80 milyon TL'nin usulsüz şekilde aktarıldığı iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüpheliden biri tutuklanırken, üçü adli kontrolle serbest bırakıldı.
Şirket içinden 4 isme suç duyurusu
Ata Karataş, firmanın muhasebecisi E.K. ile organizasyon sorumluları S.S., M.F. ve S.K.’nin 2023, 2024 ve 2025 yıllarında şirket hesaplarından kendi hesaplarına para aktardığını ileri sürdü. Durumu fark etmesi üzerine Bozyaka Asayiş Büro Amirliği’ne başvurarak dört isimden şikayetçi olan Karataş’ın başvurusunun ardından polis soruşturma başlattı. Operasyonda gözaltına alınan 4 şüpheli, savcılık ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi. E.K. tutuklanırken, diğer üç kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“Kendi aralarında para aktarmışlar”
Konuyla ilgili açıklama yapan Ata Karataş, "Türkiye genelinde çok büyük konserler yaptık. Yaklaşık 30 yıldır eğlence sektöründe biletli ve biletsiz konserler düzenliyoruz. Geçen hafta şirket hesaplarımı inceledim. Ortağım ve muhasebecilerin şirketimden kendilerine para aktardıklarını tespit ettim" dedi.
Karataş, 2023 ve 2024 yıllarında tespit edilen usulsüz para aktarımının şu ana kadar yaklaşık 80 milyon TL olduğunu, ancak bu rakamın daha da artabileceğini belirtti. Soruşturmanın sürdüğünü kaydeden Karataş, net sonucun mahkeme kararlarıyla ortaya çıkacağını vurguladı.
“Borçlar ödenmediği için hala duruyor”
Karataş, borçların ödendiğini sandığını ancak paraların şahsi hesaplara aktarıldığını sonradan fark ettiğini belirtti. Karataş, "Konserlerim devam ederken borçların ödendiğini sanıyordum. Ancak ortağım bu paraları kendilerine aktarmış. 4 kişi bu işi kendi aralarında organize etmiş olabilir. Bu durum soruşturma sonucunda ortaya çıkacak" diye konuştu. Uzun yıllardır birlikte çalıştığı kişilerin bu olaya karışmış olmasının kendisini hayal kırıklığına uğrattığını da ifade eden Karataş, "Güvene dayalı bir iş yapıyoruz ama yaşananlardan sonra kimseye körü körüne güvenmemek gerektiğini anladım. Türk adaletine güveniyorum, sonucu bekliyoruz" dedi.





