İzmir’in Konak ilçesinde bir apartman dairesinde yapılan ilaçlama sonrası 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybetmesine ilişkin davada ilk duruşma görüldü. İzmir 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklardan Eyüp Gödelezli’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildi. İlaçlama şirketinin sahibi Bülent Öz’ün ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.

Mahkeme, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve henüz dinlenmeyen tanıkların dinlenmesi için duruşmayı 18 Haziran’a erteledi. Davada sanıklar hakkında müebbet ve ayrıca yaralama suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

Facia 11 Kasım’da yaşandı

Olay, 11 Kasım 2024’te Konak ilçesi Kahramanlar Mahallesi 1413 Sokak’taki 4 katlı apartmanda meydana geldi. En üst kattaki dairede yapılan ilaçlamanın ardından tüm bina sakinleri rahatsızlandı.

İhbar üzerine adrese AFAD’ın KBRN ekipleri, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Zehirlenme belirtileri gösteren 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı ile annesi, babası ve apartmanda yaşayan 2 kişi hastaneye kaldırıldı. Kalbi 5 kez duran Altay bebek, 3 gün sonra yaşamını yitirdi.

Tarım ilacı kullanıldığı tespit edildi

Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, bina içindeki ilaçlamada yerleşim alanlarında kullanılmaması gereken tarım ilacı niteliğindeki maddelerin kullanıldığı belirlendi. Evde yapılan uygulamada “Kingphos” ve “Grainphos” isimli tarım ilaçlarının kullanıldığı dosyaya girdi.

Adli Tıp raporlarında da bebeğin ölümünün ilaçlamaya bağlı zehirlenme ve kimyasal fosfin gazına maruz kalma sonucu meydana geldiği belirtildi. İddianamede ayrıca apartmanda yapılan gaz ölçümünde değerlerin olması gereken seviyenin çok üstünde çıktığı kaydedildi.

Bilirkişi raporu ihmalleri sıraladı

Dosyadaki bilirkişi raporunda, insan yaşam alanına uygun ilaç seçilmediği, fumigasyon işleminin kurallara uygun yürütülmediği ve bina sakinlerine yeterli bilgilendirme yapılmadığı belirtildi. Raporda, diğer dairelere gaz sızıntısını önleyecek izolasyonun sağlanmadığı ve gerekli kontroller yapılmadan binada yaşamın sürdüğü ifade edildi.

İddianamede sanıklar hakkında “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı müebbet, 5 kişinin zehirlenmesine ilişkin olarak da “silahla kasten yaralama” suçundan 20’şer yıla kadar hapis cezası talep edildi.

Sanıklar suçlamaları kabul etmedi

Duruşmada savunma yapan sanık Eyüp Gödelezli, ilaçlamayı kendisinin yapmadığını, yalnızca yardım amacıyla olay yerine gittiğini söyledi. Uygulamayı şirket sahibi Bülent Öz’ün yaptığını öne süren Gödelezli, ilaçlama bilgisine sahip olmadığını savundu.

Diğer sanık Bülent Öz ise söz konusu ilacın kamu ve özel sektörde yaygın kullanıldığını ileri sürdü. Gerekli önlemleri aldığını savunan Öz, bina sakinlerine dairenin boşaltılması gerektiğini anlattığını, evde kalındığını bilmesi halinde ilaçlama yapmayacağını söyledi.

Baba mahkemede konuştu

Altay bebeğin babası Recep Kınalı ise mahkemede sanıklardan şikayetçi olduğunu belirtti. Zirai ilaç kullanıldığı yönünde bilgilendirilmediklerini söyleyen Kınalı, bunu bilmesi halinde 112’yi arayacağını ifade etti.

Kınalı, daire kapısında herhangi bir uyarı bulunmadığını ve olay günü kendisini hissetmemeye başladığını anlattı. Anne Raziye Kınalı da sanıklardan sonuna kadar şikayetçi olduğunu söyledi.

Mahkeme 18 Haziran’a bıraktı

İddia makamı, sanıkların tutukluluk halinin devamını talep etti. Sanıklar ve avukatları ise tahliye istedi.

Mahkeme heyeti, Eyüp Gödelezli’nin adli kontrol şartıyla tahliyesine, Bülent Öz’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Dava, 18 Haziran’daki duruşmada devam edecek.

Kaynak: DHA