Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), küresel ölçekte hız kazanan dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal değişim süreçlerinin işgücü piyasalarına etkilerini çok boyutlu biçimde ele almak amacıyla, “Yaratıcı Yıkım Sürecinde İzmir-Üçüz Dönüşüm ile İşgücü Piyasasının Yeniden Tasarımı” başlıklı think tank çalışması kapsamında seminer ve çalıştay buluşması düzenledi. EGİAD merkezinde gerçekleştirilen programda, yaratıcı yıkımın İzmir işgücü piyasasına olası yansımaları, dönüşen beceri ihtiyaçları, yapay zekâ ve otomasyonun istihdam yapısında yaratabileceği değişimler ile geleceğin insan kaynağı stratejileri değerlendirildi. Etkinliğin moderasyonunu, çalışmayı yürüten akademik ekipten Doç. Dr. Elif Tunalı Çalışkan üstlendi.
Veri üreten ve politika önerisi
Açılış konuşmasında EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, derneğin 35 yıllık birikimiyle yalnızca bir iş dünyası örgütü olarak değil, aynı zamanda veri üreten ve politika önerileri geliştiren bir düşünce merkezi olarak konumlandığını söyledi. Özhelvacı, EGİAD’ın iş dünyasının bugünkü ihtiyaçlarını takip ederken yarının koşullarını da hesaba katmaya çalıştığını vurguladı. Hazırlıkları süren raporun, bu yaklaşımın somut bir çıktısı olacağını belirten Özhelvacı, bölgesel kalkınmaya kalıcı katkı sunmayı temel sorumluluk gördüklerini ifade etti.
Programın, İzmir’in ekonomik dönüşümüne dönük daha geniş bir vizyonun parçası olarak kurgulandığını aktaran Özhelvacı, kent ve bölge ölçeğinde rekabet gücünü artıracak adımların veriye dayalı şekilde planlanması gerektiğini dile getirdi. Bu nedenle çalıştayda ortaya konan görüşlerin, yalnızca anlık bir değerlendirme değil, İzmir’in gelecekteki istihdam ve yetkinlik haritasına dönük birer girdi niteliği taşıdığını kaydetti.
Yaratıcı yıkım süreci risk değil doğru yönetilirse fırsat
Özhelvacı konuşmasında Joseph Schumpeter’in “Yaratıcı Yıkım” kavramına da değinerek, ekonomik yapıda eskiyen ve verimsiz unsurların yerini daha dinamik ve katma değerli sistemlerin almasının inovasyon temelli büyümenin önemli bir motoru olduğunu söyledi. Bu sürecin İzmir için bir tehdit gibi algılanmaması gerektiğini belirten Özhelvacı, doğru okunduğunda ve iyi yönetildiğinde yeni fırsatlar doğurabileceğini ifade etti.
Küresel ölçekte inovasyon ve büyüme ilişkisine odaklanan çalışmaların giderek daha fazla önem kazandığını dile getiren Özhelvacı, EGİAD’ın bu başlığı erken dönemde gündemine almasını vizyoner bir yaklaşım olarak değerlendirdi. Çalıştayın, yaratıcı yıkımın yerel ölçekte nasıl hissedileceğini anlamak ve İzmir’in geçiş sürecini daha sağlıklı yönetebilmesi için olası senaryoları tartışmak açısından önemli bir zemin sunduğu belirtildi.
Yapay zekâ otomasyon ve yeşil dönüşüm beceri ihtiyaçlarını yeniden tanımlıyor
Etkinlikte yapay zekâ, otomasyon ve yeşil dönüşümün işgücü piyasası üzerindeki dönüştürücü etkileri veri temelli başlıklarla ele alındı. Özhelvacı, teknolojik dönüşümün yalnızca üretim biçimlerini değil, aynı zamanda beceri yapısını ve rekabet stratejilerini de değiştirdiğini vurguladı. Veri temelli sistemlerin sorunları daha ölçülebilir hale getirdiğini söyleyen Özhelvacı, bu tablonun işgücü becerilerinden insan kaynağı planlamasına kadar pek çok alanda yeni bir dönem başlattığını kaydetti.
EGİAD Think Tank çalışması kapsamında İzmir’e özgü Beceri Açığı Endeksi ile İşgücü ve Beceri Fırsat Atlası hazırlandığını belirten Özhelvacı, raporun kentin gelecekte ihtiyaç duyacağı insan kaynağını görünür kılacağını ifade etti. Bu çerçevenin şirketlerin yetenek planlamasına, eğitim kurumlarının programlarına ve yerel politikaların önceliklerine katkı sunması hedefleniyor.

Hedef izmir’i yeniden beceri kazandırma üssüne dönüştürmek
Özhelvacı, EGİAD’ın hedefinin yaratıcı yıkım sürecini İzmir için bir risk başlığından çıkarıp stratejik sıçrama alanına dönüştürmek olduğunu söyledi. Bu noktada ne eğitimde ne istihdamda yer alan ve NEET olarak tanımlanan gençlerin yeni ekonomiye kazandırılmasının kritik önem taşıdığını vurguladı. Dönüşümün İzmir’de bir yeniden beceri kazandırma seferberliğine dönüşmesini istediklerini dile getiren Özhelvacı, ortaya çıkacak beceri açığının doğru politikalarla kapatılmasının kenti geleceğe hazırlayacağını belirtti.
Çalıştayda yapılan değerlendirmelerde, yeni iş modellerine uyum sağlayabilecek esnek ve çok disiplinli yetkinliklerin önemine dikkat çekildi. Akademi, özel sektör ve sivil toplum arasında kurulacak güçlü iş birliğinin, İzmir’in geleceğin işgücü yapısına daha hızlı adapte olmasında belirleyici olacağı ifade edildi.



