Bir basın yayın organında yer alan "CHP'de yeni bir ‘çökme’ skandalı" başlıklı köşe yazısı, tartışmalara yol açtı.
Söz konusu yazıda; CHP’li belediyelere yönelik yolsuzluk ve ‘çökme’ iddialarının sürdüğü ifade edildi.
Yolsuzluk iddialarına İzmir’in Balçova ilçesindeki bir taşınmazda yaşanan süreç örnek gösterildi.
Kaleme alınan yazıda, Selway Outlet çevresinde bulunan iki akaryakıt istasyonunun mülkiyet ve işletme sürecine ilişkin tartışmalara yer verildi.
İş insanı Mehmet Tekinalp’in iddialarına dayandırılan ifadelerde, istasyonların sözleşmesiz şekilde faaliyet gösterdiği ve belediyenin gerekli işlemleri yapmadığı öne sürüldü.
Sürecin uzun yıllardır devam ettiği belirtilirken, belediyenin işgale son vermediği iddia edildi.
İddiaların ardından İzmir Büyükşehir Belediyesi yazılı bir açıklama yaparak söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.
"Mülkiyeti Karayolları Genel Müdürlüğü'ne ait"
İzmir Büyükşehir, o iddialara şöyle yanıt verdi:
"Bir yayın grubuna bağlı gazetedeki köşe yazısı aracılığıyla gündeme getirilen tamamen asılsız ve kamuoyunu yanıltma maksadı taşıyan iddialara ilişkin açıklama yapılması gereği doğmuştur.
İzmir-Çeşme Çevre Yolu Balçova Limontepe Mevkisi’nde bulunan akaryakıt istasyonlarına ilişkin süreçle ilgili bilinmesi gereken başlıca gerçeklik söz konusu taşınmazın mülkiyetinin Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait olduğudur.
Bu nedenle kiracılık ve/veya işleticilik verme, sözleşme düzenleme ve sözleşme takibini yapma yetkisi de mülkiyet sahibi kuruma aittir. Belediyemizin bu konuda mülkiyet tasarrufu ya da sözleşme tarafı olma yetkisi bulunmamaktadır.
Belediyemiz, yalnızca mevzuat çerçevesinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı düzenlemekle yükümlüdür. Ruhsat başvurularında istenen belgeler arasında mal sahibi ile işletici arasındaki hukuki ilişkiyi gösteren kira ve/veya işleticilik sözleşmesi de yer almaktadır.
"Tarafımıza herhangi bir cevap ulaşmadı"
Konuyla ilgili yapılan yazışmalar ve hukuki süreç ise şöyle ilerlemiştir:
Yetkinin Karayolları Genel Müdürlüğü’nde olması nedeniyle, muhtelif tarihlerde defalarca resmi yazışma yapılmış, bilgi ve belgeler talep edilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğü’nün tarafımıza ilettiği yazılarda; taraflar arasında “müdahalenin men’i ve ecrimisil davası” açıldığı, davanın sonucunun beklenmesi gerektiği bildirilmiştir.
En son 3 Aralık 2025 tarihli yazımız ile;
• İlgili mahkeme dosyasının son durumuna ilişkin bilgi,
• Akaryakıt işletmeciliğinin hangi şirket tarafından yürütüleceği,
• Hangi şirket adına ruhsat düzenleneceği,
• Mevcut işletmenin kira/işleticilik sözleşmesinin bulunup bulunmadığı
hususlarında net bilgi talep edilmiş olmasına rağmen bugüne kadar tarafımıza herhangi bir cevap ulaşmamıştır.
"Soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir"
Konuya ilişkin yargı süreci ise şöyledir:
• Ruhsat iptali talebiyle açılan davalar reddedilmiş ve bu kararlar Danıştay tarafından kesinleşmiştir.
• Ruhsatların iptal edilmemesi nedeniyle yapılan soruşturma talepleri üzerine İzmir Valiliği tarafından üç kez yürütülen “Ön Araştırma” ve “Ön İnceleme” sonucunda soruşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Bu kararlar, belediyemizin hukuka uygun işlem tesis ettiğini açık biçimde ortaya koymaktadır.
"Belediyemizin yetki alanı dışında"
Sonuç olarak: ortada belediyemizin yetki alanı dışında bulunan bir mülkiyet ve sözleşme uyuşmazlığı vardır.
Belediyemiz:
• Mevzuat çerçevesinde hareket etmiş,
• İlgili kurumlardan resmi bilgi talep etmiş,
• Yargı kararlarına uygun işlem tesis etmiş,
• Denetim süreçlerinden “soruşturmaya yer olmadığı” kararı çıkmıştır.
Hukuki ihtilafın tarafı olmayan belediyemizin, yetki sahibi kurum yerine sorumlu gösterilmesi açık bir dezenformasyon çabasının tezahürüdür. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."




