İzmir Barosu, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta peş peşe yaşanan okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, eğitim alanlarında büyüyen güvenlik krizine dikkat çekti. Baro, okulların bilim ve aydınlanmanın yuvası olması gerekirken şiddet ve yaşam hakkı ihlallerinin merkezine dönüştüğünü belirterek, yaşananların münferit değil yapısal bir sorun olduğunu vurguladı.

Güzelbahçe Belediyesi operasyonunda yeni gelişme: Tutuklu sayısı 4’e çıktı
Güzelbahçe Belediyesi operasyonunda yeni gelişme: Tutuklu sayısı 4’e çıktı
İçeriği Görüntüle

Açıklamada, 14 Nisan 2026’da Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde, 15 Nisan 2026’da ise Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıların, eğitim kurumlarında gelinen vahim tabloyu bir kez daha ortaya koyduğu ifade edildi.

OKULLARDAKİ ŞİDDETİN TOPLUMSAL KRİZE DÖNÜŞTÜĞÜ VURGULANDI

İzmir Barosu, 2026 yılının başından bu yana Türkiye’nin farklı noktalarından gelen okul saldırısı haberlerinin artık münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini kaydetti. Açıklamada, son yıllarda yaşanan artışın yapısal bir ihlale ve eğitim politikalarındaki eksikliğe işaret ettiği belirtildi.

Eğitim emekçilerinin can güvenliği talebiyle iş bırakıp sokağa çıkmasının da bu tablonun en somut göstergelerinden biri olduğu ifade edildi. Öğretmenlerin fiziksel saldırı tehdidi altında görev yaptığı, çocukların ise güvenli olması gereken okul ortamlarında hayati risklerle karşı karşıya kaldığı savunuldu.

DEVLETİN POZİTİF YÜKÜMLÜLÜĞÜ HATIRLATILDI

Baro açıklamasında, yaşam hakkının yalnızca bireyin canına kastetmeme yükümlülüğüyle sınırlı olmadığı, devletin aynı zamanda bu hakkı korumak için gerekli tüm yasal ve idari önlemleri alma sorumluluğu bulunduğu vurgulandı. Çocukları ve eğitimcileri şiddetten koruyacak mekanizmaların kurulmasının devletin asli görevi olduğu belirtildi.

Okulların güvenli bölgeler haline getirilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, mevcut siyasi yaklaşımın çocukların korunmasına değil, ihtiyaçlarının göz ardı edilmesine yol açtığı görüşü dile getirildi.

ÇOCUKLARI KORUYAN POLİTİKALAR TALEP EDİLDİ

İzmir Barosu, çocukları koruma odaklı politikalar yerine eğitimin ticarileştirilmesi ve çocukların ucuz iş gücü olarak piyasa içine itilmesinin, şiddetin sosyo-ekonomik zeminini büyüttüğünü savundu. Bu yaklaşımın çocukların suçla temasına neden olan düzeni beslediği ve koruma sistemini işlevsiz hale getirdiği ifade edildi.

Açıklamada, çocukların yaşamını, gelişimini ve güvenliğini önceleyen koruyucu politikaların hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Okullarda yaşanan her saldırıdan ve eğitim emekçilerinin maruz kaldığı her şiddet olayından, önleyici mekanizmaları kurmayanların sorumlu olduğu belirtildi.

BARO SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞINI DUYURDU

İzmir Barosu, Şanlıurfa, Kahramanmaraş ve Mersin’de yaşanan saldırı ve saldırı girişimlerinin son olmayabileceği uyarısında bulundu. Açıklamanın sonunda, okul güvenliğini doğrudan ilgilendiren bu süreçlerin takipçisi olunacağı kamuoyuna duyuruldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ