İzmir Barosu, engelli evladına uzun yıllar bakım verdiği için çalışma yaşamından uzak kalan ebeveynlerin sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi gerektiğini açıkladı. Baro, bakım emeğinin yalnızca aile içi bir sorumluluk olarak görülemeyeceğini, sosyal hukuk devleti ilkesinin bu emeği görünür kılacak politikalar üretmesini zorunlu tuttuğunu bildirdi.

Baronun açıklamasında, sosyal hukuk devleti ilkesinin devlet için pasif bir güvence alanı değil, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikleri azaltmayı hedefleyen aktif bir sorumluluk olduğu belirtildi. Çocuklar, yaşlılar, engelliler ve korunmaya ihtiyaç duyan gruplar lehine alınacak özel tedbirlerin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağına dikkat çekildi.

BAKIM EMEĞİ İÇİN SOSYAL GÜVENLİK VURGUSU

İzmir Barosu, ağır engelli bireylere uzun süre bakım veren ebeveynlerin çalışma yaşamına katılamadığını ve bu durumun sosyal güvenlik hakları bakımından ciddi sonuçlar doğurduğunu açıkladı. Açıklamada, bu kişilerin haklarının güçlendirilmesinin anayasal eşitlik ilkesinin doğal bir sonucu olduğu kaydedildi.

Baro, özellikle engelli çocuğunun bakımını tek başına üstlenen ebeveynler açısından bakım emeğinin kamusal yarar üreten görünmez bir hizmet niteliği taşıdığını belirtti. Bu emeğin desteklenmemesi halinde bakım veren kişilerin ekonomik bağımlılık, sosyal izolasyon ve ileri yaşlarda yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapıldı.

SOSYAL DEVLET SORUMLULUĞU HATIRLATILDI

Açıklamada, sosyal devletin görevinin bakım yükünü tek başına omuzlayan bireyleri yalnızlaşmaya ve yoksullaşmaya terk etmek olmadığı vurgulandı. İzmir Barosu, bakım emeğini tanıyan, destekleyen ve sosyal güvenlik sistemi içinde görünür kılan politikaların geliştirilmesi gerektiğini bildirdi.

Baro, sosyal güvenlik ve bakım emeğine ilişkin uyuşmazlıklarda yapılacak anayasal değerlendirmelerin yalnızca yasa metinlerinin lafzıyla sınırlı kalmaması gerektiğini belirtti. Kararların dezavantajlı gruplar üzerindeki fiili etkilerinin de dikkate alınması gerektiği ifade edildi.

DEZAVANTAJLI GRUPLAR İÇİN FİİLİ EŞİTLİK ÇAĞRISI

İzmir Barosu, Anayasa’daki sosyal hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine işaret ederek kırılgan gruplar lehine özel tedbirlerin anayasal yükümlülük olduğunu açıkladı. Açıklamada, biçimsel eşitliğin tek başına yeterli olmadığı, fiili eşitliği sağlayacak mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Baro, engelli bireylere ve onlara bakım sağlayan aile üyelerine dönük uygulamaların yaşamı ağırlaştırmaması gerektiğini belirtti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadı ve Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne de atıf yapılan açıklamada, engelliliğin yalnızca bireysel bir durum değil, destek mekanizmalarının yeterliliğiyle doğrudan bağlantılı bir hak meselesi olduğu kaydedildi.

İZMİR BAROSU MÜCADELE VURGUSU YAPTI

İzmir Barosu, engelli evladına bakım verdiği için çalışma hayatından uzak kalan ve yeterli sosyal destekten yararlanamayan ebeveynlerin anayasal koruma mekanizmalarının dışında bırakılmasının ciddi sorunlar yarattığını duyurdu.

Açıklamada, sosyal hukuk devleti, insan onuru, sosyal adalet ve fiili eşitlik ilkelerinin korunması gerektiği belirtildi. İzmir Barosu, dezavantajlı grupların haklarının korunmasına yönelik mücadelesini sürdüreceğini bildirdi.

Ankara - İzmir uçağında korkutan anlar: Şarj aleti patladı, yolcular tahliye edildi
Ankara - İzmir uçağında korkutan anlar: Şarj aleti patladı, yolcular tahliye edildi
İçeriği Görüntüle

Kaynak: Haber Merkezi