TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) İnciraltı planlarıyla ilgili bir basın açıklaması düzenledi.
TMMOB İKK tarafından yapılan açıklamada İnciraltı’nın tarım alanı niteliğini koruduğu vurgulanırken bölgenin bakanlık tarafından kiralanıp yeniden üretime kazandırılması çağrısında bulunuldu.
Basın toplantısının ardından İnciraltı Gelişim Derneği’nden (İNGEDER) bir açıklama daha geldi.
İNGEDER, TMMOB’un İnciraltı’nın tarım alanı niteliğini koruduğuna dair açıklamalarına tepki gösterdi.
İNGEDER'den yapılan açıklama şöyle:
"İnciraltı üzerinde algı yaratmaya çalışmayın, artık yeter!
TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun İnciraltı hakkında yaptığı son açıklamaların ardından, özellikle yaşları orta yaş üzeri olan çok sayıda toprak sahibimiz telefonla derneğimizi arayarak, ortak sitemlerini dile getirmekteler:
'Bu odalar bizden ne istiyor? Zaten su yok, tarım yapamıyoruz, su olmayınca nasıl tarım yapılabilir? Son yapılan açıklamalarla umudumuz tamamen kırıldı, artık dayanacak halimiz kalmadı; yıllardır topraklarımıza sahip çıktık, direndik ama artık satmaktan başka çaremiz yok'
"Tesadüf değil"
Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, yanlış ve algıya dayalı açıklamaların sahada yarattığı doğrudan mağduriyetin sonucudur. Ortada, İnciraltı’nın tarım dışı planlanmasını engelleyen tek bir mahkeme kararı yoktur. Ziraat Mühendisleri Odası tarafından açılan tarım davası mahkeme tarafından reddedilmiştir.
Buna rağmen, yalnızca turizm sınırlarına ilişkin daraltıcı bir düzenlemenin iptalini, “İnciraltı planlanamaz” algısına dönüştürmek; kamuoyunu yanıltmakla kalmayıp, yıllardır bekleyen İzmirli toprak sahiplerini çaresizliğe sürüklemektir.
"Neden birden aslan kesiliyorsunuz?"
Bu noktada, TMMOB İKK adına yapılan açıklamalarda imzası bulunan Genel Sekreter, aynı zamanda Maden Mühendisleri Odası Başkanı Sayın Aykut Akdemir’e açık ve net sorular sormak istiyoruz:
- "Son yıllarda maden talanı konusunda görüş beyan etmekten imtina ederken, konu İnciraltı olunca sık sık böylesine hızlı ve iddialı açıklamalar yapma sebebiniz nedir ?
- İnciraltı' na bu kadar özel olan ilginiz neden?
- Başka konularda sessiz kalırken, konu İnciraltı olunca neden birden "aslan kesiliyorsunuz"?
Son yapılan açıklamalarla, İnciraltı’nda hukuki bir engel varmış algısı yaratılarak, bölgede gerçek dışı spekülasyon oluşturulmakta, toprak sahipleri üzerinde baskı kurulmaktadır.
"Hukuki bir karar var mı, yok mu?"
Buradan açıkça soruyoruz:
- İnciraltı’nın bugün itibarıyla planlanmasını engelleyen somut bir hukuki karar var mıdır, yok mudur?
- Danıştay’ın son kararı, İnciraltı planlamasının önüne nasıl bir engel koymaktadır?
- Açıklamalarda geçen “İnciraltı’nın planlanmasının hukuki dayanağı kalmamıştır” ifadesi son derece ağır ve iddialıdır.
- Bu ifade hangi hukuki karara, hangi yargı gerekçesine dayanmaktadır?
Eğer böyle bir dayanak varsa, kamuoyuna açık ve net biçimde paylaşılmalıdır. Aksi hâlde, bu söylemin amacı sorgulanmak zorundadır.
Kaldı ki; turizmle ilgili tüm düzenlemelerin tamamen iptal edilmesi hâlinde dahi, bu durumun İnciraltı’nın planlanmasına hukuken engel teşkil etmediği, planlama sürecinin farklı planlama kararlarıyla sürdürülebileceği herkes tarafından bilinmektedir.
Bu gerçeğin bilinmesine rağmen, süreci durmuş gibi göstermek iyi niyetle açıklanamaz.
"Bazı çevrelerin işine yarıyor"
Bugün yaşanan şudur... Yanlış ve hukuki dayanağı olmayan açıklamalar nedeniyle İnciraltı ve Bahçelerarası’nda topraklar bilinçli biçimde değersizleştirilmeye çalışılmakta, bu durum yalnızca fırsatçı bazı çevrelerin işine yaramakta; İzmir'in geleceği olan bu değerli bölgede ucuza el değiştirme hesabı yapılmaktadır. Bu, açık ve net olarak hak gaspıdır.
"İzmirli ailelerin hakkına girmenin vebalini kim üstlenecek?"
Soruyoruz... Beş nesildir bu topraklarda yaşayan İzmirli ailelerin hakkına girmenin vebalini kim üstlenecek? Anlaşılan o ki; İzmirli ailelerin beş nesildir sahip olduğu bu toprakları satmadan elde tutma iradesi, bazı çevreleri rahatsız etmektedir. “Rant” söylemleriyle, bölgemizin yaklaşık %50’si el değiştirmiştir.
Bugün kullanılan dilin ve yaratılan algının, geçmişte uygulanan bu taktiklerin birebir devamı olduğunun farkındayız.
"Bardağı taşıran son damla"
İnciraltı Gelişim Derneği olarak açıkça ifade ediyoruz... Bu son açıklama, bardağı taşıran son damla olmuştur. Buradan tüm toprak sahiplerimize bir kez daha sesleniyoruz: İnciraltı planlama süreci ilerlemektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde revize planlar tamamlanma aşamasındadır. İzmir’in tamamı bugün İnciraltı’nın planlanmasını istemektedir. Yasal dayanağı olmayan açıklamalara itibar edilmemesini, ata topraklarına sahip çıkmaya devam etmelerini istiyoruz.
"Toprakların verimsizleşmesinin nedenlerini iyi biliyorsunuz"
Son olarak açıkça söylüyoruz... Bugün “tarım” diyenlere hatırlatıyoruz; Bu bölgede tarımın en iyisini biz yaptık, atalarımız yaptı. Toprakların verimsizleşmesinin, suyun kesilmesinin, yeraltı sularının tuzlanmasının nedenlerini de çok iyi biliyorsunuz. 'Biz yapamıyoruz, başkası gelir yapar' algısı yaratmak etik ve ahlaki değildir.
Son bir çağrımız var... Ya İnciraltı halkının ve gerçeklerin yanında durun, ya da çıkıp açıkça kimin yanında olduğunuzu söyleyin."




