Batuhan KAYA/Dijital Gaste- Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, ‘mutlak butlan’ kararının ardından CHP İzmir İl Başkanlığında basın mensuplarına açıklama yaptı.
Kararı tanımadıklarını net bir dille ifade eden Güç, şöyle konuştu:
“Öyle arkadaşlar. Biz sahalarda halkımız için mücadele verirken bugün Konak'ta, Konak İlçe Başkanımızla ve ilçe yönetimiyle beraber sokakta siyaset yaparken birileri partimizi ve partimiz üzerinden ülkemizdeki milletimizi yıpratmaya yönelik bu çalışmaları, bu kararları, butlan kararını asla tanımıyoruz. Biz İzmir İl Örgütü olarak bugün şimdi toplantı yapacağız. İlçe başkanlarımız da ilçe binalarında toplanıyorlar. Bu sürecin bizi değil halkımızı zor durumda bırakmalı, bırakmak istediklerini çok iyi biliyoruz.
Çünkü bu ülkenin kaderinin AKP hükümetine bırakılamayacak kadar önemli olduğunu, gençlerin geleceğe dair kaygılarının giderilmesi gerektiğini, gençlere de sahip çıkılması gerektiğini biz çok iyi biliyoruz. O yüzden böyle ayak oyunlarıyla, alınan böyle butlan kararlarıyla falan Cumhuriyet Halk Partisi'nin neferlerini yıldıramayacaklarını bilmeleri gerekiyor. Biz butlanı falan tanımayız. İzmir İl Örgütü olarak biz, Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin bireyleri olarak Sayın Genel Başkanımız Özgür Özel'in sonuna kadar yanındayız. Biz onunla birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz ve sözlerimi onun bizlere bıraktığı ve bizlere vaat ettiği sözlerle bitiriyorum. Çünkü burada yapılan mücadele öyle basite indirgenen ve sadece muhalefette kalmaya yönelik mücadele değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin değişimdeki olan karakteri ve duruşu iktidar olma duruşudur. Biz iktidar olmadan mücadelemizi asla bırakmayacağız. Onun sözleriyle bitirmek istiyorum, bizlere vaatleriyle bitirmek istiyorum: ‘Zor gün, zor süreçlerden geçiyoruz, geçeceğiz. En ağır bedelleri ödedik, ödüyoruz, ödeyeceğiz. Ama bizlere hiçbir zaman kolay bir yol vaat edilmedi Genel Başkanımız tarafından. Bizlere iktidara gül bahçelerinden yürüyerek gidileceği söylenmedi. Bizlere acıya katlanmak ama teslim olmamak, mücadele etmek ama boyun eğmemek söylendi. 100 yıl önce olduğu gibi gerekirse bedel ödemek ama işgale teslim olmamak öğretildi.’ Bizlere Genel Başkanımız tarafından onur, haysiyet ve cesaret vaat edildi. Bizler Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'le birlikte Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında ülkemizi yeniden Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesine taşımak için mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Bunlar bizi, bu ufak şeyler bizi yıldıramaz. Mücadelemiz halkımız içindir, milletimiz içindir. Sonuna kadar kavgamız ve mücadelemiz devam edecektir.”
BAŞKA BİR PARTİYE GEÇİŞ MÜMKÜN DEĞİL
Açıklama sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Güç, “Özel liderliğinde başka bir parti kurulursa oraya geçer misiniz?” sorusuna ise “Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıllık bir parti. Bu Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin ana omurgasıdır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler onurlu duruşumuzu, buradaki mücadelemizi burada devam edeceğiz ve biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Özgür Özel'in liderliğinde mücadelemize devam edeceğiz. Burada alınan öyle butlan kararlarıyla falan partide böyle bir değişim olacak, biz başka partiye geçeceğiz, böyle bir şey mümkün değil. Bir kere hukuki anlamda bu ülkenin bunu kaldırması mümkün değil. İkincisi, ekonomik anlamda bunu kaldırması... Ya bu kadar demokrasinin yıpratıldığı, bu kadar demokrasinin ayaklar altına alındığı bir ülkede kimse yaşamak istemez. Bunu sadece biz değil, halkımız direkt sahip çıkacak zaten. Asla böyle bir şeyi kabul etmiyoruz. Buraya butlan falan gelemez arkadaşlar, öyle bir şey olamaz yani. Bu verilen kararlar da eninde sonunda halk tarafından geri çekilecek şekilde mücadele verilerek geri çekilecektir, böyle bir şey olamaz yani.” yanıtını verdi.
LİDERİMİZ ÖZGÜR ÖZEL NE DERSE ONU YAPARIZ
Güç, “Kılıçdaroğlu’ndan gelen bir çağrıya yanıtınız ne olur?” sorusuna ise şu ifadelerle yanıt verdi:
“Ben Özgür Özel'in liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi'ne inanan, değişim grubunda olan bir insanım. Değişim dediğimiz şey tanımsal anlamda sadece basite indirgenmiş bir değişim değildir. Yeni nesil siyasetin; toplumu anlayan, gençleri anlayan, mutsuzlaşan siyaseti yeniden mutlu bir toplum haline getiren ve mücadeleye katkı sunan insanların olduğu bir değişimdir. Burada isimler değildir önemli olan. Önemli olan geleceğe olan katkıyı sağlayabilecek insanların yeniden parti içerisinde birliktelikle ve istişareyle beraber yürüttüğü bir sistemin biz parçasıyız. O yüzden ya yeni gelecek çağrı falan, yeni falan gelecek çağrı falan olmaz. Özgür Özel, liderimiz Özgür Özel ne derse biz onu yaparız.”




