Kadın ve erkek ilişkileri yüzyıllardır tartışılan konuların başında geliyor. Özellikle dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik zorluklar ve toplumsal değişimler evlilik oranlarının düşmesine yol açıyor. Bununla birlikte eş seçiminde artık gelir durumu belirleyici hale geldi. Yapılan bir araştırmaya göre erkeklerinin gelir düzeyinin evlenme ihtimalindeki payı yüzde 2,5'tan 20'ye çıktı. Araştırma sonucuna göre eğitim sisteminin ilerlemesi ve modern yaşamla birlikte beklentiler yükseldi. İşte erkeklerin 'evet' yanıtını alması için sağlaması gereken koşullar...
EVLİLİK İHTİMALİNDE GELİR DÜZEYİ BELİRLEYİCİ
ABD merkezli Biodemography and Social Biology dergisinde yayınlanan Martin Fieder ve Susanne Huber imzalı makaleye göre erkeklerin evlilik şansı gelir durumuyla doğru orantılı. Makalede 1890'larda evliliklerde gelir düzeyinin yüzde 2,5 oranında etkili olduğu kaydedilirken, bu oranın 1970'ler kuşağında yüzde 20'ye çıktığı kaydedildi. Bununla birlikte özellikle konut sahibi olmanın evlenme olasılığına pozitif etki ettiği ifade edildi.
45-55 yaş arası bireylerin dikkate alındığı araştırmada gelir düzeyinin ABD'li erkekler üzerinde seçilim baskısı oluşturduğuna da dikkat çekildi. Özellikle 1945 yılı ve sonrasında doğan erkeklerin bu baskıyı belirgin biçimde hissettiği belirtildi. Ayrıca günümüzde tartışılan 'incel' hareketinin söz konusu baskı nedeniyle ortaya çıktığı tespiti yapıldı.

KADINLARIN YÜKSEK GELİRE SAHİP OLMASI EVLİLİĞE ENGEL DEĞİL
Martin Fieder ve Susanne Huber'in ulaştığı ilginç sonuçlardan birisi de kadınlarla ilgili. İki bilim insanının yaptığı araştırmanın sonucuna göre 1890-1910 yılları arasında doğan kadınların yüksek gelire sahip olması evlenme ihtimalini düşürüyordu. Ancak günümüzde yüksek gelire sahip olmanın kadınların evlenme ihtimaline negatif bir etkisi gözlemlenmiyor. Öte yandan araştırmada, gelir düzeyinin belirleyici olmasının evlilik oranlarının azalmasına yol açtığı kaydedildi. Makalede, son 20 yıldır ortaya çıkan 'incel' (istemsiz bekarlık) hareketinin de evlenmemiş erkek oranının artması ve erkekler üzerindeki bu artan ekonomik baskının bir sonucu olabileceği belirtiliyor.




