İzmir’de 30 gün arayla yaşanan ikinci işçi ölümü tartışma yarattı.

İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan İZELMAN işçisi Sabri Kılınç, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi sahasında kullandığı kamyonun içinde, önceki gün hayatını kaybetti.

İzmir Büyükşehir'e bağlı Kültürpark 2 No'lu Hol'deki izolasyon işi sırasında çatıdan düşen Anıl Kazım Göçmenli'nin ölümü de halen kent gündemindeki yerini koruyor.

EMEP İzmir İl Örgütü, yaşanan işçi ölümlerine tepki göstererek İzmir Büyükşehir Belediyesi'ne ve İZSU'ya sorular yöneltti.

EMEP'ten yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İçeriği Görüntüle

"27 Şubat’ta İzBB hizmet binası olarak kullanılan Kültürpark Hollerin çatı izolasyonu işi sırasında alınmayan tedbirler ve yapılmayan denetimler sonucu çatıdan düşerek hayatını kaybeden Anıl Kazım Göçmenli’nin ardından yaklaşık 30 gün sonra bu kez İZSU Genel Müdürlüğü bünyesinde çalışan İzelman işçisi Sabri Kılınç, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi sahasında kullandığı atık kamyonunun içinde iş cinayetine kurban gitti.

Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi olması ile övünülen Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin işletilmesinin özelleştirilmesi hamlesine karşı Eylül ayında yaptığımız açıklamayla özelleştirmelerle amaçlananın kamusal hizmetlerin müteahhitlere peşkeş çekilmek istenmesi olduğunu söyleyerek, denetimsizlikler ile işçi sağlığı ve halk sağlığı konusunda İZSU ve İzBB idarelerini uyarmıştık.

Bugünse özelleştirme hamlelerinin acı bir sonucu olarak İzelman işçisi Sabri Kılınç’ı iş cinayetine kurban verdik. Öğlen saatlerinden beri kendisinden haber alınamayan Sabri Kılınç’ın saatler sonra gece saatlerinde atıksu çamurunun olduğu bir çukurda ters dönmüş kamyonun içinde bulunduğu tespit edilirken, bulunduktan sonra ise yaklaşık 2 saat vinç ayarlanamaması nedeniyle kamyonetin çukurdan çıkarılamadığı ve kazadan yaklaşık 12 saat sonra cansız bedenine ulaşıldığı öğrenildi.

Cenaze sırasında acılı ailesinin İZSU yetkililerine yönelik “hangi yüzle buraya geliyorsunuz? Cenazemizi kendi cebimizden verdiğimiz parayla getirdiğimiz vinç ile alabildik.” sözleri ise taşeron düzeninin İZSU’yu getirdiği noktayı gözler önüne serdi."

"Büyükşehir ve İZSU'ya soruyoruz!"

EMEP İzmir İl Örgütü'nün açıklamalarının devamında İzmir Büyükşehir ve İZSU yetkililerine sorular yöneltilerek şu ifadeler kullanıldı:

"İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZSU yetkililerine soruyoruz!

1- Sabri Kılınç kendisine verilen hangi işi yapmak üzere Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi sahasındaydı? Bu işi kendisine hangi görevli amir vermişti? Yapılan iş özelleştirme kapsamında yüklenici firmanın bir işi miydi? Yoksa İZSU’nun planlı bir faaliyeti miydi?

2- Böylesine çok tehlikeli bir sahada yapılan iş sırasında kamyon şoförü Kılınç’ın yanında işçi sağlığı yönünden bulunması zorunlu olan bir işaretçi ve gözlemci personel neden yoktu? Yaşanan kaza sırasında işçi sağlığı ve güvenliği uzmanı bir görevli sahada bulunmakta mıydı ve gerekli denetimler yapılmış mıydı?

3- Aracın tesise girişi sırasında aracın girdiğini gören ve kayıt altına alan bir koruma güvenlik görevlisi yok muydu?

4- Böylesi büyük bir kazanın saatlerce farkedilemediği bir sahada doğrudan halk sağlığını ilgilendiren arıtma faaliyetleri de bu yüklenici firma sorumluluğuna verilerek aynı denetimsizlikle mi yürütülmektedir?

5- Planlı 2026 yılı bütçesi 45 milyar TL gibi devasa bir rakam olan İZSU’nun ve Türkiye’nin en büyük arıtma tesisinde yeterli kapasitede bir vinç dahi bulunamıyor, getirilemiyorsa bu bütçe ve bu para nereye harcanmaktadır?

6- İZSU işçilerinin ve acılı ailenin tepki verdiği üzere cenaze saatleri sırasında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleşecek toplu temel atma ve açılış töreni böylesi acı bir kayba rağmen neden iptal edilmemiş ya da ertelenmemiştir.

7- Temel atma ve açılış töreni, 13 yıldır belediyeye hizmet veren bir işçinin ihmaller ve denetimsizlik nedeniyle kaybettiği canından ve ailesinin acısından daha mı önemlidir.

8- İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, tıpkı Anıl Kazım Göçmenli’nin cenazesine katılmadığı gibi bu cenazeye de katılmamıştır. Peki, aileye bir taziyede bulunmuş mudur?

9- İZSU içerisinde bu konuya ilişkin bir soruşturma başlatılmış mıdır? İZSU’da bu iş cinayetinin sorumlusu olan herhangi bir yetkili istifa edecek ya da görevden alınacak mıdır?

10- İş cinayetlerinin sorumlusu taşeron zihniyetini İZSU’ya ve İzBB’ye getiren bu piyasacı anlayıştan vazgeçilecek midir?"

"Taşeronlaşma hamleleri bu kazanın gerçek sorumlusudur"

EMEP tarafından yapılan açıklamanın sonunda, iş kazalarının taşeronlaşma hamlelerinden kaynaklandığı vurgulandı.

Açıklama şu sözlerle noktalandı:

"Hayatını kaybeden Sabri Kılınç, yerine getirilmeyen sorumluluklardan, kar hırsına dayalı ihale ve taşeron düzeninden dolayı hayatını kaybetmiştir. Uygulamaları ile tüm kente örnek olması gerekirken iş cinayetlerinden ders çıkarmayan ve sorumluluk almayan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile İZSU Genel Müdürlüğü ve yöneticileri ise birçok alanda artırarak sürdürdükleri taşeronlaştırma hamleleri ile bu kazanın gerçek sorumlusudur.

Başta İzmir Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışan yaklaşık 40 bin işçi ve emekçi olmak üzere tüm İzmir işçi ve emekçilerini bu vahşi sömürü ve cinayet düzenine karşı birleşmeye ve hesap sormaya davet ediyor, kaybettiğimiz Sabri Kılınç’ın ailesine ve çalışma arkadaşlarına baş sağlığı diliyoruz."

Kaynak: HABER MERKEZİ