Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
Denizli'deki otobüs faciasında hayatını kaybeden anne ve kızı İzmir'de toprağa verildi
İçeriği Görüntüle

Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir’de inşa ettiği onlarca konut projesiyle kentsel dönüşümün öncülerinden Ege Koop Genel Başkanı Hüseyin Aslan, Dijital Gaste’ye verdiği röportajda önemli açıklamalarda bulundu.

İzmir’de devam eden barınma krizi, kentsel dönüşüm krizi, altyapı sorunları ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kentsel dönüşüm vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Aslan, Ege Koop’un bugüne kadar gerçekleştirdiği kentsel dönüşüm çalışmalarına dair, “Biz bugüne kadar 200 kooperatifle birlikte 5 milyon metrekarelik imarlı alanda, İzmir’in 12 ilçesinde bugün 150 bin kişinin huzurla, mutlulukla, güven içerisinde yaşadığı modern kent parçalarını yaratmıştır. Biz, ‘konut yaptık’ demeyiz çünkü ‘uydu kent, mahalle’ yaptık. Yani şöyle ifade edeyim: Ege Koop’un İzmir’de adını verdiği 20’ye yakın mahalle vardır.” şeklinde konuştu.

"Nasıl yaptık?"

Açıklamasının devamında, “Bunu nasıl yaptık? Örneğin Menemen Seyrek’te ‘Villa Kent’ projesini yaptık, biz buranın adını 1992’de yaptık. Sonra ne oldu? Sonra orası resmen mahalle oldu.” ifadelerini kullanan Aslan, şöyle devam etti:

“Bayraklı’da Körfez Evleri Mahallesi var. Sadece Çiğli Egekent’te 6 tane muhtarlık var. O yüzden Ege Koop hakikaten kendi kaynağını kendi yaratan, hiçbir kurumdan destek almadan altyapı inşa eden, park yapan, bahçe yapan, istinat duvarı yapan, yaklaşık 150 kilometre yol yapan bir kurumdur. İzmir’de Ege Koop gibi kurumlar desteklenseydi, bugün İzmir’de barınma ve deprem sorunu olmazdı. İzmir daha planlı gelişirdi.”

"200’ün üzerinde kooperatif bu çatı altında birleşti"

Ege Koop’un Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir örgütlenmeye sahip olduğunu söyleyen Aslan, “Ege Koop’a bugüne kadar her meslek grubundan 200’ün üzerinde kooperatif dahil olmuştur. Öğretmenlerin, polislerin, hakimlerin kurduğu kooperatifler bu çatı altındadır. Ege Koop aslında benzeri olmayan bir yapı olarak bugün üniversitelerde ‘kentleşme, şehirleşme, planlı yapılaşma’ anlamında tez konusu olmuştur. Biz, şu anda belediyelerin yapması gereken işlemleri yürütüyoruz.” dedi.

"35 yıl önce yaptığımız konutlarda deprem korkusu yok"

Kooperatiflerin kendi üyeleri tarafından sürekli denetlendiği için yapım süreci ve sonrası için bir endişe olmadığını dile getiren Aslan, “Bakın, şehir merkezinde yapılan konutların bu kente faydası yok. Dolayısıyla şehir merkezindeki yapılaşma yerine özellikle büyük kentlerde şehrin dört bir yanında insanların yaşayabileceği uydu kentler planlanmaz, kooperatifçilik özendirilmezse İzmirliler konut sahibi olamaz. İzmir deprem kuşağında bir kent ve çok ciddi depremler anlatıyor. Peki bizim 35 yıl önce yaptığımız konutlarda deprem korkusu var mı? Yok. Neden? Çünkü kooperatifler demokratik örgütlenmelerdir. Kooperatiflerin her yıl seçim yapma zorunluluğu var. Sonuç olarak siz üyelerinize her yıl hesap veriyorsunuz. Üye de hesap sormasını biliyor ve seni beğenmezse değiştiriyor. Böylesine bir yapıda, düşünün bir kooperatifi, içinde mühendis var, mimar var, avukat var, bunların hepsi üye. Bu üyelerin hepsi seni sürekli denetliyor. Hata yapmana müsaade etmiyor. Her yıl hesap vermek zorundasınız.” ifadelerini kullandı.

"Kentsel dönüşüm ada bazında olmalıdır"

İzmir’de kentsel dönüşümün ‘apartman’ bazlı yapıldığını ve bunun hiçbir soruna çare olmayacağını açıklayan Aslan, “Bizim bugüne kadar yaptığımız bütün projeler yoluyla, yerleşkeleriyle, binalarının sağlamlığıyla, altyapısıyla, sosyal donatılarıyla kentsel dönüşümün çok iyi örnekleridir. Aslında bir modeldir. Apartman bazında kentsel dönüşüm olmaz, bu bir hikayedir. Aslında biz bugün dahi kentsel dönüşümün ne olduğunu öğrenemedik. Eğer İzmir’de ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde kentsel dönüşüm ada bazında gerçekleştirilmezse bunun adı kentsel dönüşüm olmaz. İzmir’de yapılan budur.” diye konuştu.

"Sadece Çiğli’de 9 bin 800 konut yaptık"

Ege Koop’un gerçekleştirdiği projelerden bahseden ve ‘ada bazlı kentsel dönüşümün’ önemine vurgu yapan Aslan, “88-89 döneminde Ege Koop, Sadece Çiğli’de 9 bin 800 konut yapmış. Çarpın 4’le orada kaç kişinin yaşadığını bulursunuz. Biz orada yaptığımız konutlarla altyapı götürmüşüz, su götürmüş, elektrik götürmüş, kanal götürmüşüz, park götürmüşüz, okulunu yapmışız. Şimdi gidelim Menemen’de Ege Kent 2’yi yaptık. O zaman Menemen İzmir’in bir parçası değildi. Yıllar önce orada 2 bin tane konut yaptık. Yine Menemen’de 2 bin tane bahçelik konut yaptık. Buca’da, Torbalı’da konut yaptık. 12 ilçede proje yaptık. Yani her kesime hitap ettik. Ama maalesef İzmir’de her konuda olduğu gibi bize dair de bir kıskançlık olduğu için Ege Koop, kendi yağında kavrulan bir kurum halinde.” dedi.

"Çamdibi’nde projemiz devam ediyor"

Aktif olarak devam ettikleri projeleri anlatan Aslan, “Şu an Ege Koop’un Bornova Çamdibi’nde devam eden bir projesi var. Hatta şehir içinde yaptığımız ilk proje de budur. Onun haricinde Menemen Seyrek’te bir projeye başlayacağız. Bir de Güzelbahçe’de yapacağımız proje var. Yeri gelmişken şunu da ifade edelim, İzmir’de bir barınma sorunu var ve bu kent sürekli güç alıyor. İzmir’de şu anda konut fiyatları çok yüksek. Peki neden? Arsa maliyetleri yüksek. Dünyanın her yerinde arsa payının inşaat maliyetinde oranı yüzde 25’tir. O yüzden yerel yönetim, merkezi yönetim arsa geliştirmezse, şehrin dört bir yanında arsa geliştirmez ve kooperatiflere bunları vermezse her kent sıkıntı yaşar.” ifadelerini kullandı.

"Hep beraber 2050 yılını planlamalıyız"

2050 yılında İzmir’in nüfusunun 7 milyona ulaşacağını söyleyen Aslan, şöyle konuştu:

“Şu anda İzmir’deki metro nereye gitmeli biz bunu tartışmalıyız. Bence metro Menemen’e kadar gitmeli, Çeşme’ye kadar gitmeli. İzmir ancak böyle büyüyebilir. İzmir aslında hep beraber, basınıyla, yerel yönetimiyle, odalarıyla 2050 yılını planlamalıdır. 2050 yılında bu kentin nüfusu yetkililerin ifadesine göre 7 milyon olacak. O zaman bizim buna göre bir planlama yapmamız gerekiyor. Asla yüksek katlara karşı değilim ama şehrin merkezine bu kadar da bir hikayesi, özelliği olmayan gökdelen yapılması da doğru değil.”

Muhabir: BATUHAN KAYA