İzmir, balıkçılık sektörünü ve Ege Denizi’nin geleceğini yakından ilgilendiren önemli toplantılara ev sahipliği yaptı. İzmir Ticaret Odası Balıkçılık Çalışma Grubu'nun 39'uncu Toplantısı ile "Ege Denizi'nde Uluslararası Balıkçılık Yönetiminde Uyum ve İş Birliği İhtiyacı" Paneli, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Balıkçılık sektörünün önemli sorunlarının görüşüldüğü etkinliklerde, Ege Denizi'nde sürdürülebilir balıkçılık yönetimi, uluslararası iş birliği, bilim temelli ve uyumlu politika geliştirme konuları ele alındı. Akademisyenler, sektör temsilcileri ve kamu kurumlarından uzmanların katılımıyla gerçekleşen toplantılar, Ege'de iki kıyıdaş ülke arasında uyumlu balıkçılık yönetimi konusundaki ortak akıl arayışına önemli katkılar sundu.
Balık stokları tükeniyor!
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hakkı Dereli, Ege’deki ortak balık stoklarının tehlike altında olduğunu belirterek kritik veriler paylaştı.
Dereli, “Türkiye ile Yunanistan’ın paylaştığı balık stoklarında tükenme olasılığı, tek ülkenin kullandığı stoklara göre %19 daha yüksek. Eğer iki ülke uyumlu politikalar geliştirmezse, Ege Denizi canlılığını kaybedebilir,” dedi.
Deniz canlıları tehlikede: “Ege’nin akciğerleri yok oluyor”
Balıkçılığın dünyanın en güzel mesleği olduğunu ifade eden İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Çakan, İzmir Ticaret Odası çatısı altında faaliyet gösteren İzmir Balıkçılık Çalışma Komitesi'nin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Karadeniz'de Eylül ayında göç balığının olmadığını belirten Çakan bu nedenle Karadeniz balıkçılarının, Marmara'daki ve Boğazdaki teknelerin de Ege Denizi'ne geldiğini belirtti.
Çakan, deniz patlıcanlarının aşırı avlanma nedeniyle yok olma riski taşıdığı, köpek balıkları ve deniz memelilerinin kritik seviyede azaldığını vurguladı. Çakan, “Deniz patlıcanları, ekosistemin akciğeri gibi çalışıyor. Onları kaybedersek Ege Denizi nefes alamaz,” diyerek uyarıda bulundu.
Uzmanlar Ege'deki tehlikeye dikkat çekti
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kerem Batır, Ege Denizinde yaşanan uluslararası hukuk sorunlarını, alan kullanımıyla ilgili her iki kıyıdaş ülkenin savlarını ve Türk balıkçıların avcılık yapabileceği sahaları detaylarıyla paylaştı.
Ege Denizinin biyolojik çeşitliliği ve stratejik önemine değinen Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vahdet Ünal, uyumlu düzenleyici kararların hayata geçirilmesiyle ilgili sorumluluğun resmi kurumlarda olduğunu vurguladı. Ünal, Avrupa Birliğinin Ege'yi de içine alan Akdeniz'deki Canlı Deniz Kaynaklarının Sürdürülebilir Yönetimiyle ilgili Konsey Tüzüğünün ve Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu çalışmalarının istenen uyumu sağlamada yeterli olamadığına dikkat çekti ve ilgilileri harekete geçmeye çağırdı.
Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Tosunoğlu yaptığı sunumda, avcılık uygulamalarında ülkemiz ile Yunanistan arasındaki düzenleme farklılıklarına ve bunların iki ülkenin balıkçılıkla ilgili kurumları tarafından giderilmesi gerektiğine değindi.
Sahil Güvenlik balıkçılık faaliyetlerini izlemeli!
Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Avcılık ve Kontrol Daire Başkanlığı, Avcılık Düzenlemeleri Koordinatörü Yılmaz Asutay Turan, Ege Denizi'ndeki uluslararası sularda avcılık düzenlemeleri, taraf olunan uluslararası kuruluşlara ilişkin bilgi verdi. Uluslararası sularda avcılık faaliyetlerinin 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu'na göre yapıldığını belirten TURAN, koruyucu yaklaşım sergileyen çalışmalarla Türkiye'nin 4'üncü kez Akdeniz Genel Balıkçılık Komisyonu (GFCM) tarafından "Tam Uyum Ödülü aldığını ifade etti.
Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan Dr. Ejbel Çıra Duruer ise, Uluslararası sularda avcılık ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın balıkçılık faaliyetlerinin izlenmesi kontrol ve denetimine yönelik çalışmaları hakkında bilgi verdi.