Anadolu coğrafyası, endemik bitki çeşitliliği açısından dünyanın en önemli merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. İzmir'in Ödemiş ilçesi sınırlarında yer alan Ovacık Platosu'nda yürütülen detaylı saha çalışmaları sonucunda, bilim dünyası için yeni bir bitki türü daha literatüre kazandırıldı.

LİTERATÜRE 'İZMİR GÖBEK OTU' ADIYLA GİRDİ

Yapılan incelemeler neticesinde keşfedilen türe bilimsel olarak 'Umbilicus choripetalus', Türkçe olarak ise 'İzmir göbek otu' adı verildi. Bu keşif, uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanarak tescillendi.

Yeni türün en önemli özelliği, Türkiye sınırları içerisinde keşfedilen 'ilk endemik göbek otu' olması. Bu keşifle birlikte Türkiye florasındaki göbek otu çeşitliliği de artmış oldu.

DİĞER TÜRLERDEN AYIRAN EN ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ

Volkanik bir alanda tespit edilen bitki, morfolojik yapısıyla benzerlerinden ayrılıyor. Uzmanlar, bitkinin taç yapraklarının en dibe kadar ayrık olmasının onu diğer türlerden ayıran en belirgin özellik olduğunu belirtiyor.

CHP'de gözler o tarihe çevrildi: Grup toplantısı yapılacak
CHP'de gözler o tarihe çevrildi: Grup toplantısı yapılacak
İçeriği Görüntüle

Yapılan DNA analizleri ve morfolojik karşılaştırmalar sonucunda, bitkinin bugüne kadar dünyada bilinen hiçbir göbek otu türüyle birebir aynı olmadığı, kendine has özellikler taşıdığı kesinleşti.

TÜRKİYE'DEKİ TÜR SAYISI 8'E YÜKSELDİ

Dünya genelinde toplam 16 farklı göbek otu türü bulunduğu biliniyor. Bu keşif öncesinde Türkiye'de 7 farklı türün kaydı bulunurken, İzmir göbek otu ile birlikte bu sayı 8'e yükseldi. Ancak diğer 7 türün aksine, bu yeni tür sadece Türkiye'ye özgü (endemik) olmasıyla ayrı bir önem taşıyor. Bitkinin genetik akrabalarının Mardin, Irak, İran, Orta Doğu hattı ve Sudan'da bulunduğu, ancak İzmir'deki türün genetik olarak onlardan tamamen ayrıştığı ifade ediliyor.

KORUMA ALTINA ALINMASI GEREKİYOR

Sadece Ödemiş'te belirli bir lokasyonda yetişen bitkinin popülasyon durumu ise hassas noktada. Yapılan sayımlarda alanda yaklaşık 550 kök bitki tespit edildiği belirtiliyor.

Uluslararası kriterlere göre hassas bir popülasyona sahip olan türün geleceği için bulunduğu alanın korunması büyük önem taşıyor. Bölgede yapılabilecek taş ocağı veya maden faaliyetlerinin, dünyada sadece bu noktada bulunan bitki türünü yok edebileceği, bu nedenle bölgenin koruma statüsünün gözetilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Muhabir: Haber Merkezi