Batuhan KAYA/Dijital Gaste- İzmir’de 2020 yılında meydana gelen depremde ağır hasarlı binalar yıkılıp yerine yenileri inşa edilirken, geçen sürede yüzde 60 düzeyinde tamamlanamaması yüzünden eğitimde aksamalar yaşanıyor. İzmir genelinde yıkılan okullardan 40’ının yeniden inşa edilirken bina açığının had safhaya ulaştığı öne sürüldü. 20 bin civarında ilkokul, ortaokul ve lise öğrencisinin okullarının binalarının yapılamadığı görüşüsün savunan Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Hamdi Çalık, yıkıldıktan sonra yeniden inşa edilmeyen 40 okulun eğitimde boşluk yarattığını anlattı.
Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şubenin 2025 Eğitim Öğretim yılı 1. Dönemi için hazırladıkları rapora atıf yapan Başkan Çalık, “Okullarımız üst üste bindi ve aynı binada 2 - 3 okulun eğitim gördüğü, hatta koridorları sınıf haline getirilen okullar oluştuğunu gördük. Karabağlar’da böyle bir okulumuz var. Hatta koridorda bir BİLSEM okulu var. BİLSEM öğrencileri seçilmiş öğrencilerdir ve ilkokul çağında sınavla bu okullara kabul edilir. Bu öğrencilerin zihinsel gelişimi yüksektir. Ancak geldiğimiz noktada bu öğrencilerin eğitim yeri koridor oldu.” diye konuştu.
Koridor sınıf olarak kullanılmıştır
Eğitim-Sen İzmir 1 Nolu Şubenin hazırladığı raporda bu bilgi, “Yine yıkım kararı alınan okullardan 5 okul. (NECATİBEY ORTA OKULU, 9 EYLÜL ORTAOKULU, SEVGİ ANAOKULU, ŞEHİT ÖMER HALİSDEMİR ANAOKULU ve BİLSEM) aynı binaya sıkıştırılmıştır. BİLSEM de sınıf yetersizliği sorunu çözülememiş 1 sınıfta aynı anda 2 farklı öğretmen 2 farklı ders yapmak durumunda kalmıştır. Bu okulda derslik yetersizliğinden dolayı koridor sınıf olarak kullanılmıştır.” ifadeleriyle paylaşıldı.
20 bin öğrenciyi direkt etkiliyor
Yeniden inşa edilmeyen okulların direkt 20 bin öğrenciyi etkilediğini belirten Çalık, “Yıkıldıktan sonra yeniden yapılıp eğitim-öğretime başlanılan var ama bu okulların yapımından sonra yeniden yıkılanlar oldu. Şu an 40’ın üzerinde okula faaliyete geçemedi. Elbette eğitime kazandırılan binalar var, ancak yıkım kararı yeni alınmış ve boşaltılmış, bir de yıkıldığı halde yapımı bitmemiş okullar var. Bu konu ortalama 20 bin öğrenciyi direkt ilgilendiriyor.” diye konuştu.
Sınıflar 30 kişiye ulaşıyor
Okulların üst üste binmesiyle sınıflardaki öğrenci mevcudunun ulaştığı seviyeleri ve ikili öğretimin yarattığı sıkıntıları da paylaşan Çalık, “Sınıf mevcutları ikili öğretime geçişten kaynaklı çok fazla bir kalabalıklaşma yok. Sınıflarımızda aşağı yukarı 30 civarında öğrenci oluyor. İkili öğretim başlı başına bir sorun ancak bu rakamlar çok diyemeyiz. İkili öğretimde çocuklar karanlıkta okula başlamak zorunda kalıyor. Dolayısıyla o kadar erken uyanan bir çocuk derse başlayabilmek için 6’da uyandırılmak zorunda kalıyor. Bu bakımdan ikili öğretim başlı başına bir sorundur” dedi.
Eğitim tasarruf genelgesine takıldı!
Tasarruf Tedbirleri Genelgesi sebebiyle eğitim ve sağlık alanlarına yeterince kaynak ayrılmadığını kaydeden Çalık, “Milli Eğitim yetkilileri sürekli, ‘yapıyoruz, yapılacak’ diye açıklama yapıyor. Bu konuyu elbette biz gündeme getirdik. Onlar, ‘ayrılan kaynakları koordine ediyoruz’ diyor ama malum biliyorsunuz, tasarruf tedbirleri kapsamında eğitim ve sağlık alanına çok cömert davranılmıyor. Bu kaynaklar eğitim ve sağlıkta tasarrufa takılıyor.” ifadeleriyle açıklamasını noktaladı.





