Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Arslan, yurt genelindeki engelli bireyleri ilgilendiren önemli bir gelişmeyi duyurdu.

Arslan'ın duyurusuna göre; Danıştay 7. Dairesi’nin Özel Tüketim Vergisi (II) Sayılı Liste Uygulama Genel Tebliği’nin 10. maddesindeki “10 yıl bekleme şartı” için yürütmeyi durdurma kararı verdiğini açıkladı.

Birgün’de yer alan habere göre; Türkiye Sakatlar Derneği’nin başvurusunun ardından dosyayı değerlendiren Danıştay 7. Dairesi, mevcut düzenlemenin engellilerin günlük yaşamda bağımsız hareket etme kapasitesini zayıflatabileceğinin altını çizerek yürütmeyi durdurdu.

Danıştay 7. Dairesi tarafından alınan karar, şu ifadelerle açıklandı:

“Düzenlemenin, önceki dönemde aracını satanlar yönünden de geçerli sayılacak şekilde yürürlüğe konduğu, bu kısmın açık şekilde hukuka aykırı olduğu ve engelli bireylerin topluma aktif katılımını engelleyebileceği anlaşılmıştır.”

10 yıl beklemek zorunda kalmayacaklar

Danıştay’ın kararı sonrası; 27 Aralık 2024’ten önce ÖTV istisnasıyla araç alanlar, araçlarını beş yılın ardından satan veya devreden engelliler, artık 10 yıl beklemeden yeniden ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek.

Türkiye Sakatlar Derneği Amasya Şube Başkanı Emine Hicin Arslan, kararın önemine vurgu yaparak şunları aktardı:

“Yoğun çabalarımız ve hukuki mücadelemiz, engellilerin kazanılmış haklarını koruyan bu dönüm noktasına ulaştı” dedi.

CHP’li Güç’ten İnan’ın Çeşme Projesi çağrısına yanıt: İşleri güçleri imar planları
CHP’li Güç’ten İnan’ın Çeşme Projesi çağrısına yanıt: İşleri güçleri imar planları
İçeriği Görüntüle

Tepkilere yol açmıştı

15 Ocak 2025’te yayımlanan tebliğ, ÖTV istisnasıyla alınan ilk aracın satılmasından sonra engelli bireylerin ikinci kez muafiyetten yararlanabilmesi için 10 yıl geçmesini zorunlu kılıyordu. Bu düzenleme, özellikle 27 Aralık 2024’ten önce aracını satan engelliler açısından geriye dönük mağduriyet yaratmış ve tepkilere yol açmıştı.

Tebliğin 10. maddesi, ilk araç alım tarihinden itibaren on yıl dolmadan yeni bir araç için ÖTV istisnası tanınmayacağını öngörüyordu. Bu durumun engellilerin “kazanılmış haklarını” ihlal ettiği, birçok kişiyi araçsız bıraktığı ve hareket özgürlüğünü kısıtladığı belirtilmişti.

Kaynak: HABER MERKEZİ