Türkiye’de süt üreticisi kritik bir eşikte. 1 Nisan itibarıyla yürürlüğe girmesi gereken çiğ süt tavsiye fiyatı hâlâ açıklanmadı. Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD), bu belirsizliğin üreticiyi üretimden kopma noktasına getirdiğini açıkladı. Artan yem, enerji ve lojistik maliyetleri karşısında fiyatın netleşmemesi, sektörde krizin büyümesine yol açtı.

TÜSEDAD Yönetim Kurulu, yaptığı açıklamada üreticinin önünü göremediğini vurgulayarak “Ne kazanacağını bilmeyen üretici üretimde kalamaz” uyarısında bulundu. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin artan maliyetler nedeniyle ciddi risk altında olduğu belirtildi.

Maliyetler arttı, üretici zorlandı

Açıklamada, yem fiyatlarındaki artış, yükselen enerji giderleri ve navlun maliyetlerinin üreticiyi baskıladığı ifade edildi. Geciken fiyat kararlarının ise bu baskıyı daha da artırdığına dikkat çekildi.

TÜSEDAD’a göre, mevcut tabloda üretici gelir-gider dengesini kuramaz hale geldi. Bu durumun üretimden çekilmeleri hızlandırabileceği ve arz sorununu tetikleyebileceği kaydedildi.

TÜİK açıkladı: İlk çeyrekte büyüme beklentinin altında kaldı
TÜİK açıkladı: İlk çeyrekte büyüme beklentinin altında kaldı
İçeriği Görüntüle

1 Nisan vurgusu: Fiyat hâlâ yok

Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını üç ayda bir güncelleme kararı bulunduğu hatırlatılan açıklamada, 1 Nisan 2026 itibarıyla geçerli olması gereken fiyatın henüz açıklanmaması eleştirildi.

Bu gecikmenin sektördeki belirsizliği artırdığı ve “süt krizinin boyut değiştirebileceği” uyarısı yapıldı. Açıklamada, süt üretimindeki düşüşün et piyasasını da doğrudan etkileyebileceği vurgulandı.

Kredi ve destekler de baskı yaratıyor

2024’ten bu yana hayvansal üretim kredilerinde üst limitlerin artırılmaması da üreticinin finansmana erişimini zorlaştırdı. Girdi maliyetleri yükselirken kredi limitlerinin sabit kalması, üreticiyi borç yüküyle karşı karşıya bıraktı.

TÜSEDAD, sektörün sürdürülebilirliği için desteklerin hızla açıklanması ve ödenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca süt fiyatlarının maliyet bazlı güncellenmesi ve yerli yem üretiminin artırılması çağrısı yapıldı.

“Belirsizlik değil, öngörülebilirlik” çağrısı

Açıklamada, fiyat ve desteklerin gecikmesinin yalnızca üreticiyi değil; sanayinin hammadde güvenliğini, tüketicinin gıdaya erişimini ve piyasa istikrarını da tehdit ettiği ifade edildi.

TÜSEDAD, “Çiğ süt ve buzağı destekleri ile sıcak çiğ süt tavsiye fiyatı gecikmeden açıklanmalıdır. Üretici belirsizlik değil, öngörülebilirlik ister” çağrısını yaptı.

Kaynak: Haber Merkezi