Batuhan KAYA/Dijital Gaste- Cumhuriyet Halk Partisi Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut ve Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, İzmir ölçeğinde faaliyet gösteren yerel basın kuruluşlarının imtiyaz sahipleri ve genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi. Güzelbahçe Yalı Balık Restoran’da gerçekleştirilen toplantıda yerel basın ile ilişkiler ve bağlantılı faaliyetler ele alındı.
Toplantıya, CHP Güzelbahçe İlçe Başkanı Devrim Seyrek, Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay ve CHP İzmir İl Başkan yardımcıları katıldı.
BASIN İKTİDARIN MAŞASI HALİNE GETİRİLMİŞ
Merkez medyaya ilişkin değerlendirmeler yapan Bulut, “En son 10 Ocak tarihinde burada yerel medya buluşması yaptık. Orada çokça konuştuk. Yerel medyaya bakışımız şu; biz diyoruz ki gazeteciler arasında ayrım olmaz. Yerel, ulusal diye ayrılmaz. Bir yerde problem varsa yukarıya gider. Bazen yereldekiler ulusalı şikâyet ettiler, bazen de ulusaldakiler yereldekileri ama sonuç olarak bir etle tırnak gibi bütünler. Basın belli güçlerin elinde olan ve sadece onların isteğiyle yapılan bir işmiş gibi görülmüş. Hiç kimse yalan yanlış haberlerin yazılmasında herhangi bir itiraz etmez hale gelmiş. İktidarın sanki bir reklam aracı gibi kullanılmasına kimse itiraz etmez hale gelmiş. O normalliğin bir anormal olduğunu birbirimize aktarmak için buradayız. Vatandaşın haber alma hakkına ilişkin iktidarın basına bir desteği olması gerekiyor. Ama bugün Türkiye’de baktığında o yapıların içerisinde önemli dediğimiz İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin görünürlüğünü artırmak yerine bir sansür mekanizması haline geldi.” dedi.
EN AZ 6-7 GAZETE AYNI BAŞLIKLARI ATIYOR
Bulut, havuz medyasının ‘aynılığını’ ifade ettiği açıklamasında, “Havuz medyada en az 6-7 gazetede aynı başlık var. Şimdi de bakanlıklar başladı. İletişim Başkanlığı bunu önceden gizli yapardı. Artık çok daha aleni bir hale geldi. Basın İlan Kurumu, çeşitli illerde birleşin diyor, birleşmezseniz destek vermem diyor. RTÜK de bir düzenleme mekanizmasından ziyade bir sansür mekanizması haline gelmiş. Dünyanın hangi ülkesinde görülmüş 5-10 günlük kapama cezaları. Devletin dolaylı olarak destek verdiği kamu reklamları var. Örneğin bu yılın son 3 ayı hariç bakıldığında son 1 yılda kamunun verdiği reklam tutarı 5 milyar TL’yi bulmuş. Ne kadarı muhalif ne kadarı havuz medyasına gitti diye baktığımızda, muhaliflere sıfır kalan hepsi havuz medyasına.” diye konuştu.

İKTİDAR MEDYAYA SAHİP
İktidarın artık medyayı etkisi altına almadığını, direkt medyaya sahip olduğunu belirterek, “Havuz medyasının sahibi belli değil. Sürekli el değiştiriyor. Sonuç olarak işleyişin tıkandığının bir göstergesi. Şu anda Partili Cumhurbaşkanı Sistemi’nde en çok eleştirdiğimiz denetleme mekanizması olmadığını söylüyoruz. Basında da aynı durum yaşanıyor. O mekanizmanın bir parçası olmuş durumda. Bugün çok ciddi oranda iktidar sahipliğinde yürütülen bir medya var. Haliyle bunun ne ülkeye ne millete ne de gazetecilere faydası var. Gazetecilik faaliyeti olmaktan propaganda merkezi olmaya dönüşüyor. Araştırma ve gerçeği haberleştirmenin olmadığı yerde bunun gazetecilik olma imkânı kalmıyor.” dedi.
SOSYAL MEDYAYA TELEVİZYONDAN ÇOK PARA HARCANIYOR
Sosyal medyanın etkisini de değerlendiren Bulut, “Son zamanlarda sosyal medya diye bir şey çıktı. Bundan fayda da sağlayabiliriz ama orası da aynı şekilde iktidarın yönlendirmesiyle gidiyor. Bir şeyi yaymak veya paylaşmak için çok ciddi paralar harcanıyor. Eskiden en çok gazetelere reklam harcanırdı sonra televizyon oldu, şimdi de sosyal medya rakamları. Legal olmayanları da dahil ettiğinizde sosyal medyaya harcanan para televizyonun çok önünde. Bu işin iç yüzünde de baktığınızda iktidar var. Böylesi bir yapının içinde doğru haberciliği yapma imkânınız kalmıyor.” ifadelerini kullandı.
HER SABAH KİME OPERASYON ÇEKİLDİ DİYE UYANIYORUZ
CHP’ye yapılan operasyonlara dair de konuşan Bulut, “Kurultay’dan bu yana CHP gerek söylem itibarıyla gerek kadrolar itibarıyla bu ülkeye umut olmuştur. Bunun en somut örneği 31 Mart seçimleridir. Yüzde 65 nüfusa hitap eden bir oran aldı. Bu yeni bir dönemdir Türkiye açısından da siyaset açısından da. Dile kolay 22 yıllık bir iktidar ve uzun süredir birinci olamamış bir muhalefet birinci parti oldu. Sonrasında devletin olanaklarının iktidar tarafından kullanıldığı bir yapıya dönüşüm gerçekleşti. Böylesi bir yerde yarışma imkânı bulsak bile bu kez yargı kolu var. Bir başka siyasi mecrada yarışma haline geldi. Her sabah kime operasyon çekildi diye uyanıyoruz.” diye konuştu.
Bulut açıklamalarını şöyle noktaladı:
“CHP hem parti programıyla hem de kadrolarıyla bu ülkeyi nasıl yöneteceğini 4 Mayıs’tan itibaren sahaya çıkarak anlatacak. Örgütler kapı kapı dolaşacak, muhataplarına ulaşacak. Biz de mücadeleye devam edeceğiz.”




