CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile CHP Genel Merkezi'nde bir araya geldi.

Özgür Özel ve Sıla Usar görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Özel, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ve Gezi hükümlüsü Tayfun Kahraman'ın sağlık durumu hakkında konuştu.

Özel, "Sayın Murat Çalık, operasyonla bir kitle alındı ve şimdi yeniden o kitle incelenecek. Ama Murat Çalık'ın hastalığı, Tayfun Kahraman'ın da öyle, cezaevi şartlarında beklenilecek bir hastalık değil" diyen Özel, "İyi beslenme, stresten uzak bir yaşam ve özellikle hem Tayfun Kahraman için hareket kısıtlamasının olmaması, sayın Murat Çalık açısından da düzenli olarak ve diyetine dikkat ederek beslenmesi gerektiği doktorlar tarafından defalarca raporlara yazıldı" dedi.

"Yüreğimiz ağzımızda, laboratuvar sonucunu bekleyeceğiz"

Özgür Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Sayın Murat Çalık için yazılan ilk rapor tahliyesi için yeterliydi ve tüm kamuoyu bunu bekliyordu. Ama biliyorsunuz Adli Tıp Kurumu'ndaki yaşananlar ve ardından yeni sevk; yeni sevk sırasında hastane üzerinde oluşturulan baskı sonucunda ikinci rapor o doğrultuda olmadı, daha doğrusu olması gerektiği gibi düzenlenmedi. Sayın Murat Çalık cezaevinde kalmaya devam ediyor ve o günden bugüne hastalığının nüksetmesine yönelik olarak çok sayıda emare vardı, çok haklı kaygılar vardı. Şimdi yeni bir kitle oluştu ve o kitle alındı. Yüreğimiz ağzımızda o laboratuvarın sonucunu bekleyeceğiz. İddianame ortaya çıktı, o iddianamedeki iddialara bakıldığında Murat Çalık'ın beraat edeceği ortada. Neredeyse 10 ayı geçen bir süredir hapiste, bugün 301. günüydü. Bir yerden sonra vicdanın hakim olması gerektiğini düşünüyoruz."

İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İzmir'de kayıp olarak aranan 16 yaşındaki kız Manisa’da bulundu
İçeriği Görüntüle

"Anayasa yok sayılıyor"

Tayfun Kahraman'ın sağlık durumuna ilişkin olarak da konuşan Özel, "Yine Tayfun Kahmaran açısından bir Anayasa Mahkemesi kararı var. Türkiye'de ilk kez bir Anayasa Mahkemesi'nin esastan verdiği karar birinci kademe mahkeme tarafından uyulmuyor ve anayasa yok sayılıyor. Hukuk devletinin reddi, kendi varlığının inkarı, aslında o birinci derece mahkemesinin, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yaptığını anayasadaki karşılığı 'anayasayı ortadan kaldırma, devlet düzenini bozma' suçudur. Çünkü anayasa, hepimiz için uyulması için var. Her bir sayfası devlet düzeninin başka bir şeyini tarif ediyor" ifadelerini kullandı.

Özel, şunları kaydetti:

"Kendisi MS hastası ve iyi beslenmesi, hareket ediyor olması, bolca güneş ışığı alması ve stresten uzak olması lazım. Ne zaman Anayasa Mahkemesi kararı uygulanmadı, ailesi yıkıldı ama sayın Kahraman da yeni bir atak geçirdi. Şimdi hastanede yatarak tedavi görüyor. Çok yoğun bir kortizon yüklemesi yapıldı. Eşinden aldığım haber; kortizon yüklemesini yapmışlar, başka yatan hastalara yer açmak için 15 günlüğüne cezaevine yollayacaklar, cezaevinde yatacak. 15 gün sonra tekrar gelecek ve tedavisi devam edecek."

"Ölünce mi rahat edeceksiniz?"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a seslenen Özel, "Tayfun Kahraman suçsuzdur ama Gezi olaylarında hepimiz vardık, en suçsuzumuz Tayfun Kahmaran'dır" diye konuştu.

Bunun ardından Özel, şunları söyledi:

"Tutmuş onu 18 yıl hapse mahkum ettirmiş. Tayfun, oradaki görevi Şehir Plancıları Odası’nın Başkanı olarak şehirle ilgili bir duyarlılığı dile getirmiştir. Sürekli barışçıl protestoların arkasında olmuş, şiddete karşı olmuştur. Siz Tayfun Kahraman’ı içeride tutuyorsunuz ve ölümüne içeride tutuyorsunuz. Yani ölünce mi rahat edeceksiniz? Oysaki Gezi’de siz FETÖ’cülere yüklüyorsunuz ama şiddeti başlatan devleti yönetenlerin talimatlarıydı. Çadırları yakan onlar, saldıran onlar, gaz fişeğini silah gibi kullanan onlar, hedef gözeterek atan onlar, 20 kişiyi kör eden onlar, 8 kişiyi öldüren onlar. Ve onlar yüzünden iş çığırından çıktı. Şimdi Sayın Erdoğan elini FETÖ sabunu ile yıkadı, diyor ki ‘Şiddetleri başlatan talimatları veren emniyet müdürü FETÖ’cüydü, vali FETÖ’cüydü, zabıtalar FETÖ’cüydü, polis FETÖ’cüydü. Tamam, FETÖ’cüler tahrik etmiş, olanlar olmuş. ‘Durun arkadaşlar şiddet olmasın’ diyen Tayfun Kahraman içerde. Birazcık insaf, birazcık vicdan diyorum. Daha da başka bir şey demiyorum."

Kaynak: HABER MERKEZİ