Çeşme’de Marriott Residence projesine tepki: Halkın kumsalı 54 kişinin bahçesi oldu
Çeşme’de Marriott Residence projesine tepki: Halkın kumsalı 54 kişinin bahçesi oldu
İçeriği Görüntüle

Çeşme Sakız Üreticileri Derneği, Yunanistan’ın Sakız Adası’ndaki üreticilere dayanışma ve iş birliği çağrısı yaptı. Dernek Başkanı İbrahim Topal, iki ülke arasında bilgi paylaşımı ve ortak araştırma yapılmasının sakız üretiminin geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Topal, “Sakız sadece Sakız Adası’na veya Çeşme’ye ait bir ürün değil; dünya mirası niteliğinde bir değerdir. Biz bu değeri ortak akılla ve dayanışmayla yaşatmak istiyoruz” dedi.

30 yıllık emeğin ürünü

Derneğin temellerinin 1990’lı yıllara dayandığını aktaran Topal, 30 yıllık bir emeğin sonunda bugünkü üretim yapısına ulaştıklarını söyledi. 1995’te başlayan çiftlik çalışmalarının ardından bugün 92 ile 150 arasında sakız ağacından üretim yapıldığını belirten Topal, “Bu yolculuk uzun sürdü; ancak sabırla çalıştık. Sakız ağacının yeniden yeşermesi, köklü bir geçmişe sahip üretim kültürünün yeniden canlanması anlamına geliyor” diye konuştu.

Topal, 1950’li yıllarda bölgeye getirilen ilk fidanlarla yapılan denemelerin Çeşme’nin sakız üretimi için uygun topraklara sahip olduğunu gösterdiğini de hatırlatarak, “O dönemlerde bile bu topraklarda sakız üretimine dair bir bilinç vardı, ancak zamanla ekonomik nedenlerle bu üretim unutuldu” dedi.

“Sakız Anadolu’nun da ürünü”

Topal, sakızın tarih boyunca yalnızca Sakız Adası’na özgü olmadığını vurgulayarak, “Sakız, doğası gereği Anadolu topraklarında da asırlardır var olan bir üründür. Osmanlı döneminde Sakız Adası’ndaki üretime büyük önem verilmiş, üreticilere özel haklar tanınmış. Sakızın tarihi aslında Anadolu ile Sakız Adası arasında ortak bir hikâyedir” ifadelerini kullandı.

Kadın emeği üretimi büyütüyor

Sakız üretiminin yeniden canlanmasında kadın üreticilerin büyük rol oynadığını belirten Topal, “Bu işi büyük bir ticari proje olarak görmedik. Kadın üreticilerimiz dernek ve kooperatif çatısı altında dayanışma içinde üretim yapıyor. Sakız, gıda, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılan çok yönlü bir ürün. Pandemiyle birlikte antimikrobiyal özellikleri nedeniyle yeniden değer kazandı” dedi.

Önce yerli üretim, sonra ihracat

Türkiye’nin her yıl yaklaşık 10–12 ton sakızı Yunanistan’dan ithal ettiğini belirten Topal, “İlk hedefimiz ülkemizin kendi ihtiyacını karşılamak. Ardından üretimi artırıp dış pazarlara yönelmek istiyoruz” diye konuştu.

Dernek üyesi üretici Hasan Ege Tütüncüoğlu ise üretim artışıyla birlikte uluslararası ilginin de büyüdüğünü söyledi. Tütüncüoğlu, “Geçen yıl Miami’ye ihracat yaptık, şimdi de Malezya’dan düzenli alım için anlaşma sağladık. 20 bin yeni ağacın 4–5 yıl içinde verime geçmesiyle üretim yıllık 1,5 tona ulaşacak” dedi.

Tütüncüoğlu ayrıca üniversitelerle yürütülen Ar-Ge çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu, Çeşme Damla Sakızı’nın yakında farmakoloji ve kozmetik sektörlerinde de yer alacağını ifade etti.

Sakız ağaçlandırma projesi

Çeşmeköy Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Kazım Beyaz, yerel üretimi destekleyen projelere dikkat çekti. Beyaz, “Çeşme Belediyesi ile yaptığımız protokol kapsamında, kamuya ait alanlara sakız ağaçları dikiyoruz. Üreticilerden aldığımız fideler bu alanlarda yetişiyor. Amacımız, bu ağaçların gelecekte üreticilerimize ekonomik değer olarak geri dönmesini sağlamak” dedi.

Kaynak: İHA