Sakız ağacı ve damla sakızı üreticisi Hasan Ege Tütüncüoğlu, Arkas Sanat Alaçatı’da düzenlenen “Yerelden Markaya: Sakız Tadında” başlıklı söyleşide, Çeşme’de sakız ağacının yeniden üretime kazandırılma sürecini ve “Sakız Ağacım” projesinin gelişimini anlattı.
Medicana International İzmir Hastanesi sponsorluğunda gerçekleştirilen etkinliğin moderatörlüğünü Banu Şen üstlendi. Söyleşide sakızın tarımsal, ekonomik, kültürel ve çevresel boyutları ele alındı.
“Pandemide Çeşme’de sakızın izini sürmeye başladık”
29 Ocak Perşembe günü gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Tütüncüoğlu, pandemi döneminde Çeşme’de sakız üretiminin neredeyse yok denecek kadar az olmasını sorgulamaya başladıklarını söyledi.
Ailesinin 200 yılı aşkın süredir Çeşme’de yaşadığını belirten Tütüncüoğlu, Sakız Adası’ndaki üretim modelini incelediklerini ve sakızın kozmetikten farmakolojiye kadar geniş bir ekonomik alan yarattığını vurguladı.
Türkiye’de sakız ağacı sayısı 1000’e düşmüştü
İlk etapta 500 ağaçla deneme yaptıklarını aktaran Tütüncüoğlu, pandemi yılında Türkiye genelinde kayıtlı sakız ağacı sayısının yaklaşık 1000 olduğunu söyledi.
Aynı dönemde Yunanistan’da 1,5 milyon sakız ağacı bulunduğunu hatırlatan Tütüncüoğlu, üretimi hızla artırarak önce 5 bin, ardından 50 bin ağaca ulaştıklarını belirtti.
Hedef 100 bin sakız ağacı
Bugün gelinen noktada Çeşme’de 50 bin sakız ağacına ulaşıldığını ifade eden Tütüncüoğlu, hedeflerinin 100 bin ağaca çıkmak olduğunu söyledi.
Ancak sürecin önündeki en büyük engelin arazi tahsisi olduğunu belirten Tütüncüoğlu, binlerce fidanın hâlâ saksılarda beklediğini dile getirdi.
Çeşme damla sakızı coğrafi işaret aldı
Projenin önemli aşamalarından birinin coğrafi işaret olduğunu vurgulayan Tütüncüoğlu, İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün başvurusu sayesinde Çeşme Damla Sakızı’nın coğrafi işaretli ürün haline geldiğini söyledi.
Böylece Çeşme’nin coğrafi işaretli ürün sayısı Çeşme Kavunu ile birlikte ikiye yükseldi.
İlk ihracat Malezya’ya yapıldı
Avrupa Birliği nezdinde coğrafi işaret sürecinin devam ettiğini aktaran Tütüncüoğlu, Çeşme ve Sakız Adası’ndan elde edilen damla sakızlarının içerik analizlerinde %99,9 oranında benzerlik tespit edildiğini ifade etti.
Bu süreçte Çeşme damla sakızının Malezya’nın Kuala Lumpur kentine yapılan 50 kilogramlık ihracatla ilk kez yurt dışına gönderildiğini açıkladı.
Kozmetik ve farmakolojiye açılan kapı
Damla sakızının yalnızca gıda alanında değil, kozmetik ve ilaç sektöründe de büyük potansiyel taşıdığını belirten Tütüncüoğlu, diş macunu, krem ve bakım ürünleri geliştirdiklerini söyledi.
Dört farklı üniversitede yürütülen farmakoloji ve genetik araştırmaların uluslararası yayınlara dönüştüğünü ifade etti.
Çevre ve karbon ayak izi projesi
Sakız ağacının ilaçsız, az su isteyen ve iklim krizine uyumlu bir tür olduğuna dikkat çeken Tütüncüoğlu, bir sakız fidanının yılda yaklaşık yarım kilo karbon emdiğini ve 1,2 kilogram oksijen ürettiğini söyledi.
Bu verilerle birlikte projenin çevresel ve sürdürülebilirlik boyutunun da öne çıktığını vurguladı.
“Bu bir yerel marka hikâyesi”
Konuşmasının sonunda Tütüncüoğlu, sakız ağacının tarımsal bir ürün olmanın ötesinde kültürel ve ekonomik bir değer taşıdığını belirtti.
Çeşme’ye özgü bu değeri katma değerli ürünlere dönüştürerek, istihdam yaratan ve dünyaya açılan bir yerel marka hikâyesi yazmak istediklerini söyledi.