Buca Cezaevi Alanı’nın nasıl değerlendirileceği konusu İzmir gündemine damga vurmaya devam ediyor.
Cezaevi alanının yapılaşmaya açılmasına tepki gösteren Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu, İzmir Barosu ve çevre savunucuları Buca Cezaevi Alanı’nda bir araya geldi.
Buca Cezaevi Özgürleşirken Platformu’nun açıklamasında İzmir’in son yıllarda artan nüfus ve kentleşme baskısı ile nefes aldığı alanlarını kaybettiğini, iklim değişikliğinin ve beraberindeki afetlerin kentte yeşil alanların ne kadar vazgeçilmez ve hayati olduğunu yeniden gösterdiği belirtildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Kentteki kamusal açık alanların kent halkına kent yaşamına hizmet edecek, kentin sağlıklı, sürdürülebilir ve dirençli olmasını sağlayacak ana unsurlar olarak güçlendirilmesi gerekmektedir.”
Plan değişikliklerinin bunun tam tersi şekilde sonuçlandığını ifade eden platform, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından Eski Buca Cezaevi Alanını yeniden yapılaşmaya açan plan değişikliklerinin merkezi hükümetin kentlere rant gözüyle bakmaya devam ettiğini savundu.
Açıklamada, Buca Cezaevi alanının yapılaşmaya açılmasının kamu yararına aykırı olduğu ve kamu hakkının gasp edildiği ifade edildi.
Plan değişikliklerinin yapıldığı aşamada Buca’da yaşayan vatandaşlar başta olmakla beraber hiçbir vatandaşın fikrinin alınmadığı öne sürüldü.
"Halkın talepleri yok sayılıyor"
Platform, halkın taleplerinin yok sayıldığını ifade etti. Açıklamanın devamında şu ifadeler yer aldı:
"Halkın talepleri yok sayılarak, olası bir afet anında toplanma alanı olabilecek, kentin yeşil alan ihtiyacını karşılayacak yaklaşık 80.000 metrekarelik eski Buca Cezaevi alanı yeniden yapılaşmaya açılmaktadır. Planlama yetkisi belediyedeyken bu alanın rezerv alan ilan edilmesi ile yetki bakanlığa geçmiştir. Belediye kendi sınırları içinde ihtiyaca yönelik planlama yapabilecekken yapılan bir yetki gaspıdır. Plana göre alanın neredeyse %70’lik bölümü yüksek bir yoğunlukla 25 metre yüksekliğinde ticari inşaat yapımına uygun şekilde planlanmıştır"
"Yeşil alan fakiri"
Açıklamada ayrıca; bölgenin ‘yeşil alan fakiri’ bir bölge olduğunun altı çizilirken Buca Cezaevi’ne yürüme mesafesinde olan Barış, Menderes ve Vali Rahmi Bey mahallelerinin mevcut durumunda kişi başına düşen yeşil alan miktarının yaklaşık ‘1 metrekare’ olduğu aktarıldı.
Buca’nın 2021 yılı TÜİK verilerine göre 517.963 kişi nüfusu ile İzmir ilinin en büyük ve kalabalık ilçelerinden biri olduğu hatırlatılan açıklamada, özellikle afet toplanma alanları açısından yetersiz olan ilçenin acil bir felakette çok büyük aksaklık yaşayacağı uyarısında bulunuldu.
Ayrıca, şunlar ifade edildi:
"Alanın, bölgenin sıkışık dokusuna nefes aldıracak bir açık kamusal mekâna dönüştürülmesi asıl hedef olmalıdır. İlçe bütünündeki yeşil alanların parçalı dokusu düşünüldüğünde ise bu büyüklükte bir alanın dönüştürülmesi ile habitat yaratılması, biyoçeşitliliğin korunması, kentsel ısı adası etkisinin azaltılması, hava kalitesinin artırılması ve yağmur suyunun yönetimi gibi konularda kent ekosistemine değerli katkılar sağlanacaktır"
"Kente nefes, yaşam vermesi için mücadele veriliyor"
Platform, Buca'da betona değil, yeşil alana ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Konuyla ilgili olarak; Son yaşadığımız deprem ders olmalıdır. Burada yapılacak her türlü yapılaşma kararı bu kente, kentte yaşayanlara kent yaşamına yeni bir yüktür. Bu alandaki yaşanmışlıklar mücadele tarihi ve sosyal gerçeği ile bu kentin belleğinde çok önemli bir yer oluşturmaktadır. Burada yaşananlar insanların tarihsel bir bellek alanı olarak da değerlendirilmelidir. Yıkılan alanın henüz ortadan kaldırılmamış olan yeraltındaki hücreler bölümünde böyle bir hafıza alanının da yaratılması çok önemlidir. Yapılacak planlamada bu talep önemlidir. Buca Cezaevi’nin bundan sonraki süreçte de kamusal alan olarak değerlendirilmesi ve kente nefes, kente yaşam vermesi mücadelesidir" denildi.
Destek çağrısı
Açıklamanın sonunda ise Eski Buca Cezaevi alanını yeniden yapılaşmaya açan plan değişikliklerine ilişkin itiraza tüm paydaşlar ve tüm İzmirlilerin destek vermesi için çağrıda bulunuldu. Açıklamada, “Buca’nın nefese, Buca’nın afet anında sığınacağı alana, Buca’nın kamusal açık alana ihtiyacı vardır.” denildi.





