Balıkesir’in Sındırgı ilçesinde 10 Ağustos ve 27 Ekim 2025’te meydana gelen 6,1 büyüklüğündeki depremlerin kaynağına ilişkin yeni bilimsel bulgular açıklandı. Yaklaşık 21 bin artçı sarsıntıyı inceleyen araştırmacılar, depremlerin ilk kez haritalanan Emendere Fay Zonu üzerinde geliştiğini ve “ikiz” ile “hibrit deprem” özellikleri taşıdığını belirledi.

Uluslararası Seismological Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmada jeolojik saha gözlemleri, uydu görüntüleri, uzaktan algılama yöntemleri, sismolojik veriler ve Coulomb gerilme analizi birlikte kullanıldı. Çalışmada ayrıca Sındırgı’nın güneyindeki dağlık alanda 21 santimetreye ulaşan kalıcı çökme tespit edildi.

21 BİN 186 ARTÇI DEPREM ANALİZ EDİLDİ

Dokuz Eylül Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışmaya Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ve AFAD’dan bilim insanları katıldı. Farklı disiplinlerden araştırmacılar, ana depremlerin ardından bölgede ayrıntılı arazi incelemeleri yaptı.

AFAD’a ait sismometrelerin kaydettiği 21 bin 186 artçı deprem, yapay zekâ destekli sismoloji programlarıyla analiz edildi. Ana sarsıntılar ile artçıların Sındırgı’nın güneyindeki Emendere Fay Zonu ve bu zona bağlı fay kolları üzerinde yoğunlaştığı belirlendi.

S I N D I R G I D E P R E M L E R I Y L E I L G I L I I K I Z V E 1406749 417975

ESKİ KIRIK ZONLARI YENİDEN HAREKETE GEÇTİ

Arazi çalışmaları sırasında ilk kez haritalanan Emendere Fay Zonu’nun, iki büyük depremin temel sismik kaynağı olduğu değerlendirildi. Bulgular, bölgedeki eski kırık zonlarının yeniden aktif hale geldiğini ortaya koydu.

Ana şokların ardından oluşan deprem hareketliliğinin zaman içinde Emendere Fay Zonu boyunca güneydoğu yönüne ilerlediği tespit edildi. Bu hareketin bölgedeki jeotermal sistemi kontrol eden faylarla bağlantılı olduğu belirtildi.

İZBETON davasında ara karar açıklandı… Mahkeme yeni bilirkişi raporu istedi
İZBETON davasında ara karar açıklandı… Mahkeme yeni bilirkişi raporu istedi
İçeriği Görüntüle

S I N D I R G I D E P R E M L E R I Y L E I L G I L I I K I Z V E 1406756 417975

İKİ SARSINTI “İKİZ DEPREM” OLARAK DEĞERLENDİRİLDİ

Bilim insanları, yaklaşık 2,5 ay arayla aynı büyüklükte meydana gelen iki ana depremin birbirinden bağımsız olmadığını değerlendirdi. Araştırmaya göre 10 Ağustos’taki ilk sarsıntının oluşturduğu gerilme değişimi, 27 Ekim’deki ikinci depremi tetikledi.

Bu nedenle iki sarsıntı, birbirini tetikleyen büyük depremler için kullanılan “ikiz deprem” sınıfında ele alındı. Araştırma, aynı fay sistemi içindeki gerilme aktarımının deprem dizisinin gelişiminde etkili olduğunu gösterdi.

JEOTERMAL AKIŞKANLAR DA ETKİLİ OLDU

Çalışmada Sındırgı depremlerinin, Batı Anadolu’daki klasik tektonik depremlerden farklı özellikler taşıdığı sonucuna ulaşıldı. Araştırmacılar, sarsıntıların yalnızca tektonik gerilimle açıklanamayacağını bildirdi.

Bölgedeki jeotermal sistem nedeniyle yerin derinliklerinde dolaşan gaz halindeki akışkanların oluşturduğu basınç değişimlerinin de kırılmalarda etkili olduğu değerlendirildi. Tektonik hareketlerle akışkan basıncının birlikte rol oynaması nedeniyle depremler “hibrit deprem” olarak sınıflandırıldı.

DAĞLIK ALANDA 21 SANTİMETRELİK ÇÖKME

Uydu görüntüleri ve geomatik mühendisliği yöntemleriyle yapılan incelemelerde, Sındırgı’nın güneyindeki dağlık bölgede 21 santimetreye ulaşan kalıcı yüzey çökmesi belirlendi. Çökmenin deprem dizisi ve fay zonundaki hareketlerle bağlantılı olduğu kaydedildi.

S I N D I R G I D E P R E M L E R I Y L E I L G I L I I K I Z V E 1406753 417975

STRES YÜREĞİL-BENLİELİ HATTINA YÖNELDİ

Coulomb gerilme analizi, 27 Ekim’deki depremin ardından stres birikiminin ana kırılmanın güneydoğusuna doğru taşındığını gösterdi. Gerilimin Yüreğil-Benlieli hattı boyunca yoğunlaştığı tespit edildi.

Araştırmacılar, ulaşılan sonuçların deprem tehlikesinin izlenmesinde jeoloji, jeofizik, harita mühendisliği ve sismoloji verilerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu vurguladı.

Kaynak: DHA