İzmir’de 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’in öldürülmesine ilişkin davada, sanık Serkan Dindar’a verilen müebbet hapis cezasının “haksız tahrik” indirimi uygulanarak 18 yıla düşürülmesi yönündeki karar yargı sürecinden geçerek kesinleşti. Yargıtay tarafından da onanan karara karşı Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın yaptığı itiraz ise reddedildi. Gerekçede, sanığın olay gecesi birlikte vakit geçirdikleri Yüksel’den cinsel yakınlık beklemesinin “mümkün olduğu” değerlendirmesine yer verildi. Karar, kamuoyunda yeniden tartışma başlatırken, dosya kapsamındaki deliller ve yargı mercilerinin değerlendirmeleri bir kez daha gündeme geldi.

C E Y D A N I N O L U M U N D E B A K A N L I G I N H A K S I Z T A 1183210 351462

Müebbet yerine indirimle 18 yıl

Olay, 20 Ağustos 2020 gecesi İzmir’in Barbaros Mahallesi’nde meydana geldi. Polis ekipleri, Serkan Dindar’ın evinden gelen tartışma ve cam kırılma sesleri üzerine adrese gitti. Dairede yapılan incelemede Ceyda Yüksel’in hayatını kaybettiği belirlendi. Genç kadının sağ kolunun kopma derecesinde kesildiği ve vücudunda cam kesikleri bulunduğu tespit edildi. Otopsi işlemlerinin ardından cenaze İstanbul’da toprağa verildi.

Gözaltına alınan ve alkollü olduğu belirlenen Dindar, ilk ifadesinde olayı hatırlamadığını söyledi. Tutuklanan sanığın daha önce “yaralama” ve “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” suçlarından sabıkası bulunduğu ortaya çıktı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen soruşturma sonunda Dindar hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açtı. İzmir 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme heyeti, sanığı önce müebbet hapis cezasına çarptırdı, ardından “haksız tahrik” indirimi uygulayarak cezayı 18 yıla indirdi.

Uyuşturucu kullanımına ceza yok!

Mahkemenin gerekçeli kararında, Ceyda Yüksel’in sanığın cinsel ilişki teklifini reddetmesi üzerine tartışma çıktığına dikkat çekildi. Tanık beyanlarına göre tartışmanın sokakta başladığı ve evin içinde devam ettiği belirtildi. Kararda, sanığın kapıldığı öfke ve elem haliyle hareket ettiği, Yüksel’i camlı kapıya doğru iterek ölümle sonuçlanan eylemi gerçekleştirdiği ifade edildi.

CHP'de gözler o tarihe çevrildi: Grup toplantısı yapılacak
CHP'de gözler o tarihe çevrildi: Grup toplantısı yapılacak
İçeriği Görüntüle

Mahkeme, sanığın eyleminin öldürmeye yönelik kast taşıdığını kabul etti. Ancak olayın, sanığın “tahrik altında” suçu işlediği kanaatiyle değerlendirildiği ve bu nedenle Türk Ceza Kanunu kapsamında “haksız tahrik” indirimi uygulandığı kaydedildi. Sanığın duyduğu öfkenin niteliği ve boyutu dikkate alınarak cezada indirime gidildiği vurgulandı.

Öte yandan, sanığın uyuşturucu kullandığını kabul etmesi ve başka bir şüpheli hakkında bilgi vermesi nedeniyle “uyuşturucu madde ticareti yapma ve sağlama” suçundan ayrıca ceza verilmediği belirtildi.

Mahkeme

Bakanlığın itirazı reddedildi

Yerel mahkemenin kararı, istinaf incelemesinin ardından Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi, “haksız tahrik” indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek kararı onadı. Bunun üzerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı devreye girdi.

Bakanlık, dönemin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın talimatıyla dosyaya müdahil olarak, cinsel ilişki teklifinin reddedilmesinin “haksız tahrik” nedeni sayılmasına karşı çıktı. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308’inci maddesi kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurularak dosyanın Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi talep edildi.

Ancak yapılan incelemede, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı; ileri sürülen iddia ve savunmaların karar metninde tartışıldığını, delillerin açıkça değerlendirildiğini ve hükmün dosya kapsamıyla uyumlu olduğunu belirtti. Mahkemenin takdir yetkisi çerçevesinde uyguladığı indirimin yasal dayanağının bulunduğu ifade edilerek Bakanlığın itirazı reddedildi.

Ceyda Dindar Olum

Cinsel yakınlaşma talebinin reddedilmesi tahrik sayıldı!

Ceyda Yüksel cinayetinde verilen “haksız tahrik” indirimi kararı, özellikle kadın cinayetleri davalarında uygulanan ceza indirimleri açısından yeniden tartışma yarattı. Hukuki açıdan bakıldığında, yüksek yargı organları kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanaatine vardı. Ancak karar, kamuoyunda “cinsel yakınlaşma talebinin reddedilmesinin tahrik sayılması” noktasında eleştirilere neden oldu.

Dosya böylece yargı sürecini tamamlamış oldu. Verilen karar, hem ceza hukuku uygulamaları hem de benzer davalarda “haksız tahrik” değerlendirmesinin sınırları bakımından önümüzdeki dönemde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.

Kaynak: DHA