Bilim dünyasının en prestijli ödülü olan Nobel Kimya Ödülü'nü kazanarak tarihe geçen Prof. Dr. Aziz Sancar, laboratuvar çalışmalarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Son olarak en agresif beyin kanseri türlerinden biri olan glioblastoma üzerine yürüttüğü araştırmanın sonuçlarını Amerikan Bilimler Akademisi (PNAS) dergisinde yayımlayan Sancar, fareler üzerinde gerçekleştirilen deneylerde tümörlerin yok edildiğini raporladı. Bu gelişme kamuoyunda 'Kansere çare mi bulundu?' sorusunu beraberinde getirdi.

AZİZ SANCAR KANSERE ÇÖZÜM MÜ BULDU?

Aziz Sancar ve araştırma ekibi, laboratuvar ortamında gerçekleştirdikleri deneylerde, standart kemoterapi ilacı Temozolomid (TMZ) ile EdU molekülünü kombine ederek yeni bir tedavi protokolü uyguladı. Fareler üzerinde yapılan testlerde, bu iki maddenin birlikte kullanılması sonucunda 23. günde tümörlerin tamamen ortadan kalktığı ve deneklerin yaşam sürelerinin uzadığı gözlemlendi. Ayrıca yöntemin sağlıklı beyin dokusuna zarar vermediği tespit edildi. Ancak Prof. Dr. Sancar, bu sonuçların henüz 'preklinik' (klinik öncesi) aşamada olduğunu vurgulayarak temkinli olunması gerektiğini belirtti. Yöntemin insanlar üzerinde uygulanabilmesi için yasal izin süreçlerinin ve klinik deneylerin tamamlanması gerektiğini ifade eden Sancar, bu sürecin en az iki yıl alabileceğini kaydetti.

Onur Akın, Kemal Kılıçdaroğlu'na rest çekti: "Şarkılarımı kullanmamanızı ve kaldırmanızı istiyorum"
Onur Akın, Kemal Kılıçdaroğlu'na rest çekti: "Şarkılarımı kullanmamanızı ve kaldırmanızı istiyorum"
İçeriği Görüntüle

AZİZ SANCAR KİMDİR?

Aziz Sancar, 8 Eylül 1946 tarihinde Mardin'in Savur ilçesinde dünyaya geldi. Orta gelirli çiftçi bir ailenin sekiz çocuğundan yedincisi olan Sancar, ilk ve orta öğrenimini Mardin'de tamamladı. 1963 yılında girdiği İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi'nden 1969 yılında birincilikle mezun oldu. Mezuniyetinin ardından iki yıl boyunca Savur'da sağlık ocağı hekimi olarak görev yapan Sancar, daha sonra akademik kariyerine devam etmek üzere yurt dışına gitti.

AKADEMİK KARİYERİ VE NOBEL ÖDÜLÜ

Doktorasını Dallas Teksas Üniversitesi'nde tamamlayan ve moleküler biyoloji alanında uzmanlaşan Sancar, özellikle DNA onarımı üzerindeki çalışmalarıyla tanındı. Yale Üniversitesi'nde görev aldıktan sonra Kuzey Karolina Üniversitesi Biyokimya ve Biyofizik Bölümü'ne geçen Sancar, burada hücrelerin hasar gören DNA'ları nasıl onardığını ve genetik bilgisini koruduğunu haritalandıran araştırmalara imza attı. Bu çalışmaları neticesinde 2015 yılında Tomas Lindahl ve Paul Modrich ile birlikte Nobel Kimya Ödülü'ne layık görüldü. Sancar, ödülünü ve madalyasını Atatürk ve Cumhuriyet devrimlerine ithaf ederek Anıtkabir Müzesi'ne bağışladı. ABD Ulusal Bilimler Akademisi'ne seçilen ilk Amerikalı Türk olma unvanını da taşıyan 80 yaşındaki bilim insanı, halen ABD'deki laboratuvarında bilimsel çalışmalarını sürdürmektedir.

Muhabir: Haber Merkezi