DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, İzmir’de Meslek Fabrikası’na yönelik tahliye işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada, yaşananların yalnızca bir bina tahliyesi olmadığını, yerel iradeye, hukuka ve halkın geleceğine yönelik siyasi bir müdahale olduğunu savundu. Uygur, devam eden yargı süreci tamamlanmadan polis eşliğinde yapılan işlemin hukuk devleti ilkesini ve kamu vicdanını zedelediğini belirtti.

Uygur, Halkapınar’daki Meslek Fabrikası’nın uzun yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi uhdesinde bulunduğunu, belediyenin öz kaynaklarıyla restore edilerek kadınlar ve gençler için ücretsiz eğitim ve istihdam merkezi haline getirildiğini ifade etti.

TAHLİYEYE “SİYASİ MÜDAHALE” TEPKİSİ

Açıklamada, bugün yaşanan sürecin yalnızca fiziki bir tahliye olmadığı vurgulandı. Uygur, tahliye edilenin sadece bina değil, meslek edinmek isteyen gençlerin, ekonomik özgürlüğünü kazanmak isteyen kadınların ve o kapıdan umutla giren yurttaşların geleceği olduğunu dile getirdi.

İzmir halkının siyasi gerilimden ve inatlaşmadan yorulduğunu belirten Uygur, kentin dayatmalarla değil hukuk, adalet ve ortak akılla yönetilmesi gerektiğini kaydetti.

VAKIFLAR KANUNU DÜZENLEMESİNE ELEŞTİRİ

Uygur, 2/3309 esas numaralı “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un torba yasa yöntemiyle yasalaştırıldığını hatırlattı. Bu yöntemin, kamu uhdesindeki varlıkları, yerel yönetimleri ve temel hakları ilgilendiren düzenlemelerin şeffaf tartışma olmadan yürürlüğe girmesine neden olduğunu savundu.

7565 sayılı kanunla “vakıf kültür varlığı” tanımının genişletildiğini belirten Uygur, bu düzenlemenin geçmişte vakıf katkısı almış yapıların merkezi idare tarafından devralınmasının önünü açtığını ileri sürdü.

“YEREL YÖNETİM ÖZERKLİĞİ ZAYIFLIYOR”

Açıklamada, teklifin 11. maddesine de dikkat çekildi. Uygur, geçmişte vakıf katkısı almış yapıların “vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılacağı” yönündeki hükmün, belediyeler ve diğer kamu kurumlarının uhdesindeki tarihi yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrinin önünü açtığını savundu.

İzmir'de geri dönüştürülebilir malzemeler dekoratif ürünler haline geldi
İzmir'de geri dönüştürülebilir malzemeler dekoratif ürünler haline geldi
İçeriği Görüntüle

Bu düzenlemenin kamulaştırma hukukunu devre dışı bıraktığını ve yerel yönetim özerkliğini zayıflattığını belirten Uygur, amaç olarak “vakfedenin iradesini koruma” gerekçesi öne sürülse de uygulamanın merkezi kontrol mekanizmasını güçlendirdiğini iddia etti.

ANAYASA’NIN 127. MADDESİNE VURGU

Uygur, Anayasa’nın 127. maddesinin yerel yönetimlerin halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere idari ve mali özerkliğe sahip olduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi bütçesiyle restore ettiği ve kamu yararına işlettiği yapının, yargı süreci tamamlanmadan merkezi idareye devredilmesinin yerinden yönetim ilkesine aykırı olduğunu savundu.

Uygur, yaşanan tahliyenin hukuktan değil güçten beslenen bir yaklaşımın göstergesi olduğunu öne sürdü.

4 MADDELİK ÇAĞRI

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, yargı süreci tamamlanmadan hiçbir idari tasarrufun meşru kabul edilmemesi gerektiğini belirtti. Uygur, kamu yararının gözetilmesi, siyasi hesaplar yerine toplumun kazanması, yerel yönetimlerin yetki ve sorumluluklarının korunması ile yasama süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Uygur, İzmir’in hukuku, ortak aklı ve vicdanı savunmaya devam edeceğini, siyasi dayatmaların gölgesinde yaşamayacağını ifade etti.

Kaynak: HABER MERKEZİ