Avrupa’da bazı düşük maliyetli havayolu şirketlerinin uçaklara daha fazla yolcu sığdırmak amacıyla “yarı ayakta seyahat” sistemini değerlendirdiği iddiaları yeniden gündeme taşındı. 2026 yılı için planlandığı öne sürülen bu model, ucuz bilet vaadiyle dikkat çekerken güvenlik ve konfor açısından ciddi tartışmalar doğurdu.
1–5 euro’luk uçuş için yarı dik koltuk sistemi
İtalyan tasarım firması Aviointeriors tarafından geliştirilen ve kamuoyunda “ayakta koltuk” olarak bilinen Skyrider 2.0, yolcuların tamamen oturmadan, bisiklet selesini andıran desteklerle yarı dik pozisyonda yolculuk etmesini öngörüyor. Bu düzenlemenin mevcut kapasiteyi yaklaşık yüzde 20 artırabileceği belirtiliyor.
Tasarımla birlikte kısa mesafeli uçuşlarda bilet fiyatlarının 1 ila 5 euro arasında değişebileceği iddia ediliyor. Koltukların daha az yer kaplaması sayesinde bakım, temizlik ve yakıt maliyetlerinin de düşeceği savunuluyor.
Güvenlik ve sertifikasyon engeli
Uzmanlara göre kavram yeni değil. Yaklaşık 70 yıl önce de benzer fikirler kabin fuarlarında tanıtılmış, ancak hiçbiri sertifikasyon aşamasına geçememişti. Uluslararası havacılık otoritelerinin onay süreci, en küçük ekipman değişikliğinde dahi titizlikle yürütülüyor.
Özellikle artan türbülans riski, güvenlik kaygılarını öne çıkarıyor. Havacılık çevrelerinde, emniyet kemeri düzeninden acil tahliye prosedürlerine kadar pek çok konunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor. Yolcu sayısındaki artışın kabin memuru sayısı, ağırlık dengesi ve acil çıkış düzeni gibi unsurları da etkileyebileceği ifade ediliyor.
Havayolu şirketlerinin tutumu net değil
Kamuoyuna yansıyan tartışmalar sonrası bazı şirketler bu konseptle ilişkilendirilmekten kaçındı. Daha önce adı geçen Ryanair, böyle bir planlarının olmadığını açıkladı. Aviointeriors ise Skyrider’ın hâlen deneysel bir tasarım olduğunu ve resmi ürün portföyünde yer almadığını belirtti.
Bazı havayolu şirketlerinin ise bu tarz bir uygulamayı ancak uluslararası otoritelerden onay çıkması halinde hayata geçirebileceği aktarılıyor. Şirketler, özellikle iki saatten kısa uçuşlarda ticari avantaj sağlayabileceği görüşünde.
Yolcuların tepkisi ikiye ayrıldı
Sosyal medyada hızla yayılan paylaşımların ardından kamuoyu ikiye bölündü. Bir kesim düşük bütçeli seyahat imkânını olumlu karşılarken, bazı yolcular konfor ve güvenlik endişelerini dile getirdi. “İnsanlık dışı” yorumları kadar “kısa uçuşlarda kabul edilebilir” görüşleri de tartışmaya eklendi.
Türkiye’de uygulanması mümkün mü?
Sivil havacılık mevzuatının sıkı şekilde uygulandığı Türkiye’de bu tip bir sistemin kısa vadede hayata geçmesi düşük bir ihtimal olarak görülüyor. Uçuş güvenliği, kabin düzeni ve sertifikasyon süreçleri nedeniyle hem Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü hem de uluslararası otoritelerin onayı gerekecek. Ancak küresel ölçekte resmi bir düzenleme kabul edilirse ve uygulama Avrupa’da yaygınlaşırsa, Türk havayollarının da maliyet avantajı açısından konuyu yeniden gündemine alabileceği değerlendiriliyor.