Türkiye’nin tıbbi ve aromatik bitkiler alanındaki ilk ihtisas organize sanayi bölgesi olarak İzmir’in Kınık ilçesinde kurulan Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin 2027 yılında üretime başlaması planlanıyor. Tam kapasiteye ulaştığında yaklaşık 3 bin kişiye istihdam sağlaması beklenen bölgenin yıllık 60-70 milyon dolarlık ticaret hacmi oluşturması hedefleniyor.
İlaç, kozmetik ve gıda sanayisinin stratejik ham maddeleri arasında bulunan tıbbi ve aromatik bitkiler için kurulan OSB, üretimden işlemeye kadar bütün süreçleri aynı merkezde toplamayı amaçlıyor. Kınık ilçesindeki 1,3 milyon metrekarelik alanda 56 sera, 41 işleme tesisi, 8 hizmet ve destek alanı ile 2 idari ve sosyal tesis alanı yer alacak.
ÜRÜNLER YÜKSEK KATMA DEĞERLE İŞLENECEK
OSB’deki seralarda tıbbi ve aromatik bitkilerin yanı sıra tohum ve fide üretimi yapılacak. Elde edilen ürünler, bölgede kurulacak tesislerde işlenerek uçucu yağ ve ekstrakt gibi yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülecek.
Böylece bitkilerin ham madde olarak ihraç edilmesi yerine ilaç, kozmetik ve gıda sektörlerinde kullanılabilecek işlenmiş ürünlere dönüştürülmesi sağlanacak. Projeyle ithalatın azaltılması ve ihracat gelirlerinin artırılması hedefleniyor.
ALTYAPI ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR
Organize sanayi bölgesinde çevre duvarının büyük bölümü tamamlandı. Yol, kanalizasyon, internet ve doğal gaz altyapısına yönelik çalışmalar sürerken, parsellerin yaklaşık yüzde 20’sinin yatırımcılara tahsis edildiği bildirildi.
İstanbul-İzmir Otoyolu, 1915 Çanakkale Köprüsü ve Aliağa limanlarına yakın konumda bulunan bölgenin lojistik imkânlarıyla da yatırımcılara avantaj sağlaması bekleniyor.
3 BİN KİŞİYE İSTİHDAM HEDEFİ
Kınık Tarıma Dayalı İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nin tam kapasiteye ulaşmasıyla yaklaşık 3 bin kişinin istihdam edilmesi öngörülüyor. Bölgede sera ve işleme tesislerinin yanı sıra AR-GE merkezleri ile tıbbi ve aromatik bitkiler alanında eğitim verecek bir meslek yüksekokulunun kurulması da amaçlanıyor.
OSB’de sıfır atık ve endüstriyel simbiyoz modeli uygulanacak. Seralarda ve çevre illerde ortaya çıkan bitkisel atıkların işlenerek yeniden ekonomiye kazandırılması planlanıyor.
ENDEMİK BİTKİLER DÜNYA PAZARINA AÇILACAK
Kınık TDİOSB Yönetim Kurulu Başkanı Enver Olgunsoy, Türkiye’nin bitki çeşitliliği bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
Gül yağı, kekik, defne ve adaçayı gibi ürünlerde Türkiye’nin güçlü bir üretici olduğunu belirten Olgunsoy, ileri ekstraksiyon ve teknolojik işleme tesisleriyle sektörün daha yüksek katma değerli bir yapıya kavuşturulacağını ifade etti.
Olgunsoy, bölgede yetiştirilecek endemik bitkilerin işlenerek dünya pazarlarına sunulabileceğini belirterek, “Bazı endemik ürünlerimiz de var. Endemikleri burada yetiştirdiğimizde bütün dünyaya satma şansı olacaktır” dedi.
YILLIK 60-70 MİLYON DOLARLIK TİCARET HACMİ
Bölgenin tamamen dolması ve sürdürülebilir üretime ulaşması halinde yıllık en az 60-70 milyon dolarlık ticaret hacmi oluşturması bekleniyor.
Yurt dışından yatırımcıların da bölgeye ilgi gösterdiğini belirten Olgunsoy, Hollanda merkezli bir firmaya parsel tahsis edildiğini söyledi. İlk üretimin 2027 yılında başlaması planlanırken, yatırımcıların proje hazırlıklarını sürdürdüğü bildirildi.