Türkiye Cumhuriyeti

Abone Ol

Tek başına bile ne güzel duruyor değil mi?

Yazıya başka bir başlık koymaya gerek yok. Ancak altına bazı hatırlatmalar yapmak için gerekçe çok.

Yüzyıllar boyu egemenliği elinden alınan Türk milleti, çok acılar çekti. Ulusça çekilen acıları dindiren, her ferdini ayırmadan kucaklayan, şan ve şerefini koruyan Türkiye Cumhuriyeti 1923 yılında kuruldu.

Cumhuriyet, dilimize Arapça’dan “halk”, “büyük kalabalık” kelimesinden gelir. Özü, halkın yönetimidir. Cumhuriyet'i yaşatacak yegâne güç, politikacının, yurttaşın siyasi ve ahlâkî değerine dayanan “kamu yararı” düşüncesidir.

Bildiğimizi sandığımız bu basit gerçeği niye hatırlattım?

Çünkü kuruluş amacı unutulmamalı, toplumsal bilincimizden çıkarılmamalı…

"Cumhuriyet, bir kişi veya zümre yararına değil; kamu yararına dayanan ve kamu yararına göre yönetilmesi gereken devlet şeklidir." (Prof. Dr. İsmet Giritli)

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhuriyet birlikte düşünülen değerlerdir.

Bugün dünyanın hiçbir gücü, Türkleri egemenliği altına alamıyorsa işte bunu Atatürk ve Cumhuriyet'e borçluyuz.

Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sonrası, bölge bölge işgal edilmiş ülkede ezik, güçsüz ve perişan hâldeki halkı yüreklendirip vatan topraklarının sahibi yapma bilincini aşılamıştır.

Millî Mücadele sırasında da cumhuriyet bir ideal ve fikir olarak yaşamıştır.

Cumhuriyete yönelme bir amaç olmuştur.

CUMHURİYET FAZİLETTİR

Bu ülke uğruna çok kan döküldü, millet çok acı çekti. 26 Ağustos 1922’de başlayan Büyük Taarruz'la 9 Eylül 1922’de düşman İzmir’de denize döküldü, milletin acısı dindi.

Kanlı savaşlar sonu erdikten sonra ülkenin çağdaşlaşma ve kalkınmasının mücadelesi başlamalıydı.

29 Ekim 1923’te Cumhuriyet'in ilanı, Türk halkının ebediyen yaşatacağı bir armağanına kavuşmasının duyurusuydu.

Atatürk’ten bize sonsuza dek kalan mirastır Cumhuriyet.

Cumhuriyet fazilettir!

Atatürk’ün önderliğinde binlerce şehidin canı, binlerce gazinin kanıyla kurulan Cumhuriyet'i ayakta tutmak; her politikacının ve yurttaşın görevidir.

Zira ulusu birlikte ayakta tutan Cumhuriyet'tir.

Her zaman olduğu gibi iç ve dış düşmanların birlik ve bütünlüğümüze göz dikmek, aşağılamak, kurucularına nefret duygusu beslemek gibi kötülük yarışı sürecektir. Ancak birlik ve bütünlük içinde Cumhuriyet ideallerine bağlı yurttaş bilinci asla bu amaçlara izin vermeyecektir.

CUMHURİYET BİZİMDİR!

Cumhuriyet'e bağlılığını her daim gösteren bu ulus, bir bayramda daha coşkuyla ortaya koyuyor. Eğitim kurumları başta olmak üzere ilk günkü heyecanı yaşıyor, yaşatıyor.

Bunlar arasından Ukeb Okulları, harika bir tanıtım hazırlamış. Genel Müdür Filiz Ulusoy ve emeği geçen herkesi yürekten kutluyorum.

Cumhuriyet” diye başlıyor ve şöyle devam ediyor:

“Egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu bir yönetim biçimidir. Bireylerin eşit haklara sahip olduğu, özgürlüklerin teminat altına alındığı bir sistemdir. Modern Türkiye’nin temellerini atan bir devrimdir; geçmişin karanlığından aydınlığa bir geçiştir. Halkın iradesinin en büyük değer olduğu bir anlayışla şekillenmiştir. İlim ve aklın rehberliğinde ilerleyen bir toplum yaratma hedefini taşır. Kadın erkek eşitliği ve toplumsal adalet için atılan cesur adımlardır. Çağdaş birey olmanın, fikirlerin serbestçe ifade edilmesinin yolunu açar. Her bireyin kendi geleceğinin şekillendirme hakkına sahip oluğu bir yaşam alanı sunar. Ulusumuzun güçlü köklerine dayanarak birliğimiz ve beraberliğimizi pekiştirir. Cumhuriyet bizimdir! Yaşatacak olan da biziz.”

Bu kadar.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun!