TRABZON - Trabzon’da, Arsin Organize Sanayi Bölgesi'nde ŞOK Marketler deposunda maaş artışlarının eski brüt ücretler üzerinden yapılmasına ve çalışma koşullarına tepki göstererek greve çıkan 30 işçi, "işçinin görevini yapmamakta ısrarcı olduğuna" ilişkin kod 49 ile tazminatsız işten çıkarılmıştı.
İşten çıkarıldıklarını akşam saatlerinde gönderilen SMS ile öğrendiklerini belirten işçiler, eylemlerinin sekizinci gününde, Trabzon'un Ortahisar ilçesindeki Kahramanmaraş Caddesi’nde bir araya gelerek sloganlar eşliğinde Meydan Parkı'na yürüdü.
Yürüyüşe; CHP Ortahisar İlçe Başkanı Haluk Batmaz, Saadet Partisi Ortahisar İlçe Başkanı Burak Turhan, Eğitim-Sen Trabzon Şube Başkanı Muhammet İkinci ve Trabzonlu siyasetçi-yazar Süleyman Hacıbektaşoğlu da katıldı.
Meydan Parkı'nda sona eren yürüyüşün ardından işten çıkarılan eski ŞOK çalışanları adına basın açıklamasını Bağımsız Emekçiler Sendikası DGD-SEN Karadeniz Temsilcisi Hüseyin Şahin yaptı.
"Çalmadık, çırpmadık, hakkımızı aradık!" diyen Hüseyin Şahin, şöyle devam etti:
Anayasa ve yasalar ŞOK market tarafından ayaklar altına alınmıştır. Biz bu toprakların evlatlarıyız. Trabzon bize sahip çıkar. Yeni zamma ücreti bildirildi. 29. Bin TL ile yaşanmaz diye talepte bulunduk. Ancak işçiye üsten bakan bir görüş ile karşılaştık. Pazar günü ile kod 49 ile işten çıkarıldık.
Yapılan eylemde sıkça "Trabzon uyuma, evladına sahip çık!" sloganları atıldı.
Ardından kapsamlı bir basın açıklaması yapan Bağımsız Emekçiler Sendikası DGD-SEN Karadeniz Temsilcisi Şahin, şunları kaydetti:
Trabzon halkına, bizim gibi hayatı işçilikle geçen bütün depo işçilerine ve tüm kamuoyuna Murat Ülker’in sahibi olduğu Yıldız Holdingin ŞOK Mağaza Market Zincirlerinin depo çalışanları olarak yıllardır görmezden gelinen, müdahale edilmeyen çalışma koşullarımıza dair bizler bir araya geldik.
Depo işi ağır bir iştir, ancak depo çalışanları olarak bizler bu ağır iş yükü karşısında havalandırmasız depolarda, palet ayarlamaları dahi yapılmadan yüksek paletlerde çalışmaya zorlandık, Türkiye’nin her yerinde market raflarını dolduran bizler depoların içerisinde ısınma ihtiyacımızdan çalışma alanımızın temizliğine, su içeceğimiz sebile kadar en temel problemlerimizin dahi yönetim ve amirler tarafından göz ardı edildiği, buna dair sesimizi çıkartmamızın engellendiği bir muameleye maruz kaldık. Çalışma koşullarımız bir yana dursun, yetmeyen ödemelerimizi yettirmek için yaptığımız fazla mesailerimizin ücretlerinin ödemesinde dahi çok sorunlar yaşadık.
"Alın terimizin karşılığı sistemli şekilde gasp edilmektedir"
Çalışanlara keyfi ve eksik tutarlar yansıtılmakta, Alın terimizin karşılığı sistemli şekilde gasp edilmektedir. Banka promosyon hakkımızın akıbeti hakkında ciddi şüpheler bulunmaktadır. Kişisel hakkımız olan promosyon gelirine dahi el uzatılmaktadır. Yasal hakkımız olan izin hakkımızı özgürce kullanmamız yine amirler eliyle ŞOK depo yönetimi tarafından engellendi, kanundan doğan haklarımızı kullanmamız baskıya ve mobbing e bahane oldu. Tüm bunlar olurken yoğun toz altında çalışmaktan dolayı solunum yollarımız zarar görmekte, verilen eldiven ve kıyafetler kalitesiz olduğu için cilt problemleri yaşamaktayız.
Bu sebeple bizler çalıştığımız, emek ettiğimiz bu depolarda insana yakışır şekilde çalışmak, çalışma şartlarımızı daha iyi hale getirebilmek için aramızda görüşmeler yaptık, birbirimize güvendik ve kanundan doğan haklarımızı korumak için depo işçileri olarak bir yol yordam arayışına girdik.
"Bize dayatılan koşulların emeğiyle geçinen kimseye layık olmadığının farkındayız"
Bizler haklarımızı biliyoruz, bize dayatılan bu koşulların ne Trabzon’a ne de bizlere, Türkiye’de emeğiyle geçinen kimseye layık olmadığının farkındayız. İş sağlığı ve güvenliğinin olmadığı Trabzon ŞOK depoda sendikamız DGD-SEN’e üye olarak hem yetersiz çalışma koşulları açısından İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 13. maddesinden hem de eksik ücret ödemesinden dolayı İş Kanunu 34. maddeden kaynaklanan 'çalışmaktan kaçınma' hakkımızı kullanarak iş bıraktık.
"Sendikalı olma özgürlüğümüzü tanımadılar"
Açıklamasını sürdüren Şahin, iş bırakma eylemi sonrası yaşananlara ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
İş bırakma eylemimiz karşısında ŞOK depo yönetimi bizimle meseleyi çözme yoluna gitmek yerine market işçisi kardeşlerimizi eldiven ve güvenlik önlemleri alınmadan depolarda bizim yerimize çalışmaya zorladı.
Açıkça suç işlediler. Anayasa güvencesinde olan sendikalı olma özgürlüğümüzü tanımadılar. Sendika üyesi olmamız ve haklı iş bırakma eylemlerimize karşı Pazar Gününde, ramazan arifesinde haklı olduğumuzu bilmelerine rağmen kışın ortasında bizleri kod 49 ile işten çıkarttılar. Bu süreçte hem kanundan doğan haklarımızı kullanmamız engellenirken hem de “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymama” kodu olan kod 49 ile cezalandırılmış durumdayız.
"Servetinizi bize borçlu değil misiniz?"
Bizlerin çıkışının verildiği kağıtta imzası olanlardan birisi de Yıldız Holding Perakende Grup İnsan Kaynakları yöneticisi Tuncer Konak’tır. ŞOK Perakende Market Zincirlerinin sahibi Yıldız Holding’dir, Yıldız Holding’in sahibi Türkiye’nin en zengini ilan edilen Murat Ülker’dir.
Bizler bu toprakların insanı olarak soruyoruz, Murat Ülker, Tuncer Konak’a sormak istiyoruz, başarılarınızı, servetinizi bizlere borçlu değil misiniz? Tuncer Konak İnsan Kaynakları Yöneticiliği yapar iken ŞOK depolardaki çalışanların ne şartlar altında çalıştığından haberdar değil midir?
"Türkiye'deki tüm ŞOK depolarda benzer muamelelerin dayatıldığının farkındayız"
Çalışma koşullarının düzeltilmesine dair haklı taleplerimizi dile getiren bizleri işten çıkartmak, yerimize market çalışanlarını zorla çalıştırmak hangi insanlığa sığar? Tuncer Konak’ın ve Murat Ülker’in bu soruları cevaplamasını tüm Trabzon halkı önünde dile getiriyoruz.
Bizler bu şartların sadece 'Trabzon depo' ile sınırlı olmadığını biliyoruz. Türkiye’deki tüm ŞOKdepolarda benzer sorunların, benzer muamelelerin depo işçilerine dayatıldığının farkındayız. Bu sebeple hemşerilerimiz olan Trabzon halkının ve işçilik yaparak geçinen tüm Türkiye işçilerinin karşısında taleplerimizi yineliyoruz.
Basın açıklamasındaki talepler şöyle sıralandı:
- %27 zam oranının iyileştirilmesi ve artışların net maaş üzerinden uygulanmasını talep ediyoruz.
- Vergi dilimi kaynaklı ücret kayıplarının giderilmesini talep ediyoruz.
- Performans primlerinde keyfi kesintilere son verilmesini talep ediyoruz.
- Kıdeme dayalı adil ücret farkının sağlanmasını talep ediyoruz.
- Fazla mesaiyi karşılıksız bırakan uygulamaların sona erdirilmesini talep ediyoruz.
- Hiç bize yatırılmayan banka promosyonlarının yatırılmasını talep ediyoruz.
"Bu taleplerimizin hepsi tüm depo işçileri gibi çalışırken yaşadığımız sıkıntılar sonucu bunları çözmek adına birlikte karar vermiş olduğumuz, haklı ve makul taleplerdir." diye devam eden Şahin, "Bu taleplerimizi dile getirdiğimiz ve hakkımızı aradığımız için işten çıkartılan 30 işçi olarak işe geri alınmamızı, ŞOK depo Yönetiminin bize karşı işlediği bu suçtan derhal vazgeçmesini talep ediyoruz. Tüm Türkiye’yi ve burada bulunan sizleri bizleri desteklemeye ve mücadelemizde yanımızda durmaya çağırıyoruz. Çalışma koşullarımızı düzeltecek, insan onuruna layık bir yaşam için biz kazanacağız." diyerek sözlerini noktaladı.