Osmaniye'de yaşayan memur emeklisi Nadi Doğan'ın oğlu er Musa Aytun Doğan, 1995'te Tunceli'de bölücü terör örgütü mensuplarıyla çıkan çatışmada şehit oldu. Şehidin babası Nadi Doğan'ı çarşamba günü cep telefonundan arayıp, kendisini 'polis' olarak tanıtan şüpheli, 'FETÖ operasyonu yapıldı, ifadelerde sizin isminiz de geçiyor. Soruşturma için evdeki altınları bize teslim edin' dedi. Şüpheye düşen Doğan, telefondaki kişiyle uzun konuşmalar sonrası altınları vermek için ikna oldu. Doğan, evinin adresini verdi, gelen şüpheliye 11 parça halinde eşi Songül Doğan'a ait 350 bin lira değerindeki bilezikleri teslim etti. Ertesi sabah saat 09.00'da altınları iade edeceğini söyleyen şüpheli, kayboldu. Doğan ise bir daha dolandırıcıya ulaşamayınca, polise gidip şikayetçi oldu. Polis ekipleri, dolandırıcıların yakalanması için çalışma başlattı.

Sinan Ateş'i yanındaki arkadaşı vurdu! Sanık avukatlarından çarpıcı iddia Sinan Ateş'i yanındaki arkadaşı vurdu! Sanık avukatlarından çarpıcı iddia

'ÖNCE İNANMADIM, UZUN KONUŞMA SONUCU İKNA OLDUM'

Nadi Doğan, yaşadıklarını anlatarak, "Telefonda bana 'Sizin banka hesaplarınız ele geçmiş. Sizi de dolandıracaklar. Bu arada 40 kişi yakalandı. Bunların içinde 2 kişi tutuklandı. Bu kişiler de size 200 bin dolar verdiklerini söylüyorlar. Şu anda ifadeleri devam ediyor. Biz size yardımcı olalım sizi tutuklatmayalım' dediler. Biraz konuştuk, söyledikleri kafamızda yatmadı. Ama eşimin de morali bozuldu. Gece saat 03.30'a kadar konuştuk. Sonra evi tarif ettik. 'Bir arkadaş göndereceğiz emanetleri ona teslim edin' dediler. 'Parmak izi çıkmayınca, sizleri bu işin içine sokmayacağız' dediler. Korkumuzdan altınları gelen kişiye teslim ettik" diye konuştu.

SÜREKLİ YÜZÜNÜ KAPATMIŞ

Altınları teslim alan kişinin, sürekli yüzünü kapatmaya çalıştığını anlatan Doğan, "Karanlıkta fotoğrafını çekebildim. 'Kimliğini ver' dediğimde eşim zaten yıkıldı. Altınları alarak hızla uzaklaştı. Sabah hiçbir haber gelmeyince dolandırıldığımızı anladık. Daha önce televizyonlardan falan bu tür haberleri duyuyorduk ama başımıza geldi. Basiretimiz bağlandı. Karakola gidip ifademizi verdik, şikayetçi olduk. İnşallah bir an önce bulunurlar" dedi.

Songül Doğan ise "Televizyonda seyrediyorduk, canımız sıkılıyordu. Bu kadar milletin parası, altını gidiyor, kandırılıyor diye. Acıyorduk ama biz de aynı duruma düştük. Biz düştük ama başka hiç kimse düşmesin" ifadelerini kullandı.

Editör: Nigar Topcu