Sayıştay, İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi (İZSU) Genel Müdürlüğü’nün 2024 yılı faaliyetlerine ilişkin düzenlilik denetim raporunu yayımladı. Raporda, Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin çevre izinlerinin eksik olduğu ve uzun süredir tamamlanamayan faz inşaatı nedeniyle İzmir Körfezi’ne yeterince arıtılmamış su deşarj edildiği vurgulandı. Öte yandan, kurumda çalışanların yıllık izinlerinin zamanında kullandırılmadığı, fazla mesai sınırlarının aşıldığı tespit edildi.
Çiğli Arıtma tesisi kapasitesi yetersiz!
Raporda Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin kapasitesinin yetersizliği konusunda uyarı yapıldı. Sayıştay atık suların yeterince arıtılmaması nedeniyle ceza uygulandığını ifade ederek Raporda şu konulara dikkati çekti: “Tesise gelen atık su, mevcut kapasiteyi aşmakta ve arıtılmadan İzmir Körfezi’ne deşarj edilmektedir. Çiğli Tesisi İzmir metropol sınırları içindeki en büyük arıtma tesisi olup, Gümrük, Bayraklı, Karşıyaka ve Çiğli Pompa İstasyonları üzerinden atık su toplamaktadır. Tesisin kapasitesi 604.800 m³/gün olmasına rağmen, gelen atık su miktarı bu rakamın üzerindedir. 4. faz inşaatı 2014 yılında başlamış olmasına rağmen henüz tamamlanmamış ve tesis hâlâ 3 faz olarak çalışmaktadır. Bu durum nedeniyle İZSU’ya Bakanlık tarafından idari para cezaları uygulanmıştır. Sayıştay, tesisin kapasitesinin artırılması ve atık suların standartlara uygun şekilde arıtılmadan deşarj edilmesinin önlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.”
Çamur kurutma tesisi yıllardır atıl!
Raporda Çiğli’de bulunan Çamur kurutma ve çürüme tesisinin atıl durumda olduğu vurgulanarak, “Çiğli Atıksu Arıtma Bölgesi’nde kurulan Çamur Kurutma ve Çürütme Tesisi, kapasitesine göre etkin çalıştırılamamış ve 2022’den itibaren tamamen atıl bırakılmıştır. Tesisteki 4 kurutucu ve 4 çürütücü, arıtma tesislerinden çıkan çamuru işleyebilecek kapasiteye sahip olmasına rağmen, arıza ve bakım sorunları nedeniyle devre dışı kalmıştır. Bu durum, şehir genelinde çamur stokunun artmasına ve çevre sorunlarına yol açmıştır” denildi.
İşçi hakları ihlal ediliyor
Raporda, İZSU çalışanlarının yıllık izinlerini zamanında kullanamadıkları da vurgulandı. Biriken izinler nedeniyle, işçiler emekli olduklarında veya iş akitleri sona erdiğinde kurum için öngörülemeyen mali yükler oluştuğu belirtildi. Ayrıca bazı işçilere yılda 270 saatin üzerinde fazla mesai yaptırıldığı ve bunun 4857 sayılı İş Kanunu’na aykırı olduğu kaydedildi.
Denetim raporuna göre, İZSU ile yetkili sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde de eşit davranma ve liyakat ilkelerine aykırı maddeler yer aldı. Raporda, şoför olarak görev yapan personelin trafik suçu işlemesi durumunda başka bir göreve atanabilmesi “eşit davranma ilkesine aykırı” bulunurken, personelin vefatı halinde birinci derece yakınlarına işe alımda öncelik verilmesi de liyakat ilkesini ihlal ettiği belirtildi.
İZSU'ya kamu zararı uyarısı
Raporda, İZSU envanterinde çalışır durumda olan araçların olması halinde benzer araçların kiralandığı kaydedildi. Raporda konuyla ilgili şu ifadeler kullanıldı:
“Örneğin, 126 damperli kamyon, 41 vidanjör ve 47 kombine kanal açma ekipmanlı araç mevcuttur; ancak bunların çoğu yeterince kullanılmamaktadır. Buna rağmen sahada aynı tür araçlar kiralanmıştır. Sayıştay, kamu kaynaklarının etkin kullanılmadığını ve ihale şartlarının gözden geçirilmesi gerektiğini belirtmiştir.”
Hizmet alım ihalelerinde aykırılık tespiti
Denetimde, bazı yapım işlerinde kontrol personelinin sahada bulunmadığı ve imalatların tamamen yüklenici inisiyatifinde yürütüldüğü belirlendi. Öte yandan mal ve hizmet alımlarının parasal limitlerin altında kalacak şekilde parçalara bölünerek doğrudan temin yöntemiyle yapılması, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na aykırı bulundu. Bu durum, rekabet ortamının sağlıklı işlemesini engelliyor.