Sahi bu İzmir Meslek Fabrikası binası kimin?

Abone Ol

Devlet ile belediye arasında uzun süredir tartışma konusu olan tarihî yapıya, gün henüz aydınlanmamışken, şafak operasyonunu andıran bir polis müdahalesiyle tahliye işlemleri başlatılmak istendi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP’li ilçe belediye başkanları, binanın Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesine karşı çıkarak protestocularla birlikte polis barikatının önüne kadar geldi. AK Parti İzmir Milletvekîli Eyyüp Kadir İnan ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni devletin yerini işgal etmekle eleştirdi.

Peki, yapıyı bu kadar önemli kılan nedir?

Osmanlı Devleti’nin son yıllarında, Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu ile Halkapınar arasında kalan bu bölge, bir sanayi alanına dönüşmüş; hatta burada Darağaç (Günümüzdeki adıyla Umurbey) adlı bir işçi mahallesi bile oluşmuştu.

İzmirliler, imparatorluğun son yıllarında kurulan bu tarihî mekânı Tuzakoğlu Un Fabrikası olarak tanıyordu. Adını sahiplerinden Yuan (Yuvan) Tuzakoğlu’ndan alan fabrika, kısa sürede İzmir’in en büyük un fabrikalarından biri hâline gelmişti.

Kurtuluş Savaşı sırasında ise bu bina acı bir hatıraya da sahne oldu. 9 Eylül 1922’de Türk ordusu İzmir’e girerken, Kordon’daki zafer yürüyüşüne dakikalar kalmıştı. Tuzakoğlu Un Fabrikası önünden geçildiği sırada buraya gizlenmiş Rumlar tarafından silahlar patlıyor; dört asker, zaferi görmeye saniyeler kala şehit düşüyordu.

Belki de Kordon’a ulaştıklarında, yüzlerce kilometre boyunca yaşadıkları zorlukları ve kayıpları bir an olsun unutacaklardı… Ama bunu göremediler. Bugün, 1924’te Meslek Fabrikası yanına dikilen “Vatan ve Namus” anıtı, bu hatırayı hâlâ yaşatıyor.

İzmir’in kurtuluşunun ardından özel mülkiyetten belediyeye devredilen bu tarihî yapı, 1980’li yıllarda fiilen devlet kullanımına geçti. Bu noktada Eyyüp Kadir İnan’ın “Yapı devlete aittir.” iddiası ilk bakışta güç kazanıyor.

Darbe sonrası süreçte mekân, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) olarak kullanıldı. Ancak bu durum, mülkiyet devrinden daha çok fiilî bir kullanım anlamına geliyordu.

2000’li yıllarda yeniden belediyenin kullanımına geçen yapı, belediyenin gerçekleştirmiş olduğu restorasyon çalışmalarının ardından “Meslek Fabrikası” olarak eğitim amaçlı hizmet vermeye başladı.

Ta ki son günlerde yaşanan gelişmelere kadar…

Belki de asıl soru şu:

Bu şehir, geçmişinden miras kalan yapıları kimin adına değil, ne uğruna kullanacağına karar verebilecek mi?