<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>İzmir Haber - İzmir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.dijitalgaste.com</link>
    <description>İzmir en güncel ve son dakika haberleri anında Dijital Gaste'de. Ege'de yaşanan siyaset, ekonomi, spor, deprem, belediye ve tüm ilçelerden anlık gelişmeler.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dijitalgaste.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Dijital Gaste. Tüm hakları saklıdır. Güncel İzmir Haber Sitesi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Jul 2026 04:55:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ile Bakırçay Üniversitesi bağımlılığa karşı güçlerini birleştirdi]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/saglik-bakanligi-ile-bakircay-universitesi-bagimliliga-karsi-guclerini-birlestirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/saglik-bakanligi-ile-bakircay-universitesi-bagimliliga-karsi-guclerini-birlestirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı, bağımlılıkla mücadelede eğitim, farkındalık ve bilimsel araştırmaları ortaklaştıracak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü arasında bağımlılıkla mücadele ve koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi amacıyla iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle toplumda farkındalığın artırılması, bilimsel bilgiye dayalı projelerin geliştirilmesi ve önleyici çalışmaların yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üniversitenin Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, başta öğrenciler olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yönelik koruyucu, önleyici ve bilinçlendirici faaliyetler sürdürülecek.</p>

<h2>ORTAK BİLİMSEL PROJELER GELİŞTİRİLECEK</h2>

<p>İmzalanan protokol, bağımlılıkla mücadelede üniversitenin akademik birikimi ile Sağlık Bakanlığının saha deneyimini bir araya getirecek. Bu kapsamda koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesine yönelik ortak projeler, eğitim programları ve farkındalık çalışmaları hazırlanacak.</p>

<p>Bilimsel araştırmalardan elde edilen verilerin toplumsal çalışmalara aktarılması ve bağımlılığın önlenmesine yönelik uygulanabilir çözüm modellerinin geliştirilmesi de iş birliğinin temel hedefleri arasında yer alıyor.</p>

<h2>TOPLUMSAL FARKINDALIK BULUŞMALARI SÜRECEK</h2>

<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi, “Toplumsal Farkındalık Buluşmaları” kapsamında bağımlılığın nedenleri, korunma yöntemleri ve çözüm süreçlerine ilişkin bilimsel bilgileri kamuoyuyla paylaşmayı sürdürecek.</p>

<p>Etkinliklerle öğrencilerin yanı sıra ailelere ve toplumun farklı kesimlerine ulaşılması, bağımlılık risklerine karşı erken farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.</p>

<h2>AKPINAR: MÜCADELE TOPLUMUN ORTAK SORUMLULUĞU</h2>

<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca sağlık alanının değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu belirtti.</p>

<p>Mücadelenin çok boyutlu yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Akpınar, üniversitelerin bilimsel bilgi üretmek, toplumu bilinçlendirmek ve çözüm odaklı çalışmalara öncülük etmek gibi önemli görevleri bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Akpınar, bağımlılığın önlenmesine yönelik bilimsel araştırmaların, eğitim faaliyetlerinin ve toplumsal katkı projelerinin kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra SEYİRDEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/saglik-bakanligi-ile-bakircay-universitesi-bagimliliga-karsi-guclerini-birlestirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 17:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/bakircay-1.webp" type="image/jpeg" length="29770"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğum sonrası beyin kanaması geçiren avukat için dava sürüyor: Adli Tıp’tan kritik rapor]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/dogum-sonrasi-beyin-kanamasi-geciren-avukat-icin-dava-suruyor-adli-tiptan-kritik-rapor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/dogum-sonrasi-beyin-kanamasi-geciren-avukat-icin-dava-suruyor-adli-tiptan-kritik-rapor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğum sonrası beyin kanaması geçirip felç kalan avukat Şinda Zorooğlu Akçay’ın davasında Adli Tıp kararı çıktı. İzmir’de görülen davada bir doktor hakkında bilinçli taksirle yaralama, beş sağlık çalışanı hakkında ise taksirle yaralama suçlaması bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de doğum yaptıktan sonra beyin kanaması geçirerek felç kalan avukat Şinda Zorooğlu Akçay’ın yaşadığı sürece ilişkin açılan davada Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya girdi. Raporda, preeklampsi tanısı bulunan hastanın tahlil sonuçlarının erken değerlendirilmemesi nedeniyle acil sezaryen kararında gecikme yaşandığı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.’nin eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı belirtildi.</p>

<p>Karşıyaka 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde süren davada Dr. K.K. hakkında “bilinçli taksirle yaralama”, beş hastane çalışanı hakkında ise “taksirle yaralama” suçundan yargılama yapılıyor. Tutuksuz sanıklar suçlamaları kabul etmiyor.</p>

<h2>DOĞUM ÖNCESİ TANSİYONU YÜKSELDİ</h2>

<p>Şinda Zorooğlu Akçay ile avukat eşi Levent Akçay, çocuk sahibi olmak için Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. K.K.’ye başvurdu. Hamilelik sürecinde riskli gebelik uyarısı yapılan Akçay’dan tansiyon takibi istendi.</p>

<p>İddiaya göre 17 Ekim 2020 gecesi tansiyonu yükselen Akçay’ın ölçüm sonuçları doktoruna gönderildi. Sabah hastaneye gelmeleri söylenen çift, ilerleyen saatlerde Akçay’ın fenalaşması üzerine özel bir hastanenin acil servisine başvurdu.</p>

<p><img alt="D O G U M S O N R A S I B E Y I N K A N A M A S I G E C I R E N A V U 1404704 417392" class="detail-photo img-fluid" height="4000" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/d-o-g-u-m-s-o-n-r-a-s-i-b-e-y-i-n-k-a-n-a-m-a-s-i-g-e-c-i-r-e-n-a-v-u-1404704-417392.jpg" width="3000" /></p>

<h2>ACİL SEZARYEN KARARI SABAH VERİLDİ</h2>

<p>Levent Akçay’ın anlatımına göre hastaneye başvuru öncesinde ve takip sırasında doktor bilgilendirildi ancak bir süre yanıt alınamadı. Akçay sabaha karşı acil sezaryene alındı ve doğum öncesinde bilincini kaybetti.</p>

<p>Doğumun ardından yoğun bakıma alınan Akçay’ın konuşmadığını, sağ elini ve kolunu kullanamadığını fark eden ailesi sağlık çalışanlarını uyardı. Yapılan beyin tomografisinde beyin kanaması geçirdiği belirlendi.</p>

<h2>SAĞ TARAFINDA FELÇ VE KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ OLUŞTU</h2>

<p>Bir süre yoğun bakımda ve hastanede tedavi gören Akçay’ın sağ tarafında felç gelişti. Konuşma güçlüğü yaşamaya başlayan Akçay, uzun süre tekerlekli sandalye kullandı ve mesleğini sürdüremez hale geldi.</p>

<p>Levent Akçay’ın suç duyurusunun ardından doktor ve hastane çalışanları hakkında soruşturma izni verildi. Hazırlanan iddianame Karşıyaka 1’inci Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.</p>

<h2>ADLİ TIP RAPORUNDA TIBBİ EKSİKLİĞE İŞARET EDİLDİ</h2>

<p>Dosyaya giren Adli Tıp Kurumu raporunda, preeklampsi şüphesiyle takip edilen hastadan alınan kan örneğinin zamanında incelenmemesi ve sonuçların yeterince erken sorgulanmaması tıbbi eksiklik olarak değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda ayrıca tansiyon başta olmak üzere klinik bulguların düzenli şekilde kayıt altına alınmaması nedeniyle bazı sağlık çalışanlarının da kusurlu davrandığı belirtildi.</p>

<h2>“ACİL SEZARYEN KARARINDA GECİKME YAŞANDI”</h2>

<p>Adli Tıp değerlendirmesinde, Dr. K.K.’nin preeklampsinin ağırlaştığını gösteren bulgulara rağmen kan sonuçlarını erken dönemde değerlendirmediği ve bu nedenle acil sezaryen kararının geciktiği ifade edildi.</p>

<p>Raporda, bu gecikme nedeniyle doktorun eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı yönünde görüş bildirildi.</p>

<h2>“HAYATIMIZ TAMAMEN DEĞİŞTİ”</h2>

<p>Levent Akçay, eşinin doğumdan sonra mesleğini yapamadığını, çocuğuna bakamadığını ve uzun süre ayağa kalkamadığını söyledi. Beş yıldır hukuk mücadelesi verdiklerini belirten Akçay, yargılamanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.</p>

<p>Şinda Zorooğlu Akçay da yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle mesleğini yapamadığını ve çocuklarıyla ilgilenmekte zorlandığını belirterek Türk adaletine güvendiğini söyledi.</p>

<h2>YARGILAMA DEVAM EDİYOR</h2>

<p>Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporu ile sanık savunmalarını ve diğer delilleri birlikte değerlendirecek. Davada henüz kesinleşmiş bir karar bulunmuyor.</p>

<p>Haber, DHA muhabirleri Tolga Tahçı ve Tekin Gürbulak’ın aktardığı bilgilere dayanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/dogum-sonrasi-beyin-kanamasi-geciren-avukat-icin-dava-suruyor-adli-tiptan-kritik-rapor</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/d-o-g-u-m-s-o-n-r-a-s-i-b-e-y-i-n-k-a-n-a-m-a-s-i-g-e-c-i-r-e-n-a-v-u-1404706-417392.jpg" type="image/jpeg" length="93916"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dondurma alırken bu işaretlere dikkat: Zehirlenme riski var]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/dondurma-alirken-bu-isaretlere-dikkat-zehirlenme-riski-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/dondurma-alirken-bu-isaretlere-dikkat-zehirlenme-riski-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Uğur Toprak, pastörizasyon, hijyen ve soğuk zincir kurallarına uyulmayan dondurmanın risk taşıdığını söyledi. Uzmanlar; ambalajı bozulmuş, kristallenmiş, açıkta satılan veya eridikten sonra yeniden dondurulan ürünlerden uzak durulmasını öneriyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Toprak, yaz aylarında yoğun tüketilen dondurmanın üretim, satış ve saklama koşullarına dikkat edilmemesi halinde gıda zehirlenmelerine yol açabileceği uyarısında bulundu. Toprak, tüketicilerin açıkta satılan, ambalajı zarar görmüş, kristallenmiş veya eridikten sonra yeniden dondurulduğu düşünülen ürünlerden uzak durması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Dondurma karışımının üretim sırasında yeterli düzeyde pastörize edilmesinin hayati önem taşıdığını belirten Toprak, hastalık yapıcı mikroorganizmaların uygun olmayan koşullarda hızla çoğalabileceğini ifade etti. Tüketicilere dondurmayı güvenilir ve denetlenebilir işletmelerden alma çağrısı yaptı.</p>

<p><img alt="D O N D U R M A K A R I S I M I N I Y I D E R E C E D E P A S T O R I 1404737 417400" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/d-o-n-d-u-r-m-a-k-a-r-i-s-i-m-i-n-i-y-i-d-e-r-e-c-e-d-e-p-a-s-t-o-r-i-1404737-417400.jpg" width="3000" /></p>

<h2>PASTÖRİZASYON YETERSİZSE SAĞLIK RİSKİ OLUŞABİLİR</h2>

<p>Dondurmanın protein, karbonhidrat ve yağın yanı sıra çeşitli vitamin ve mineraller içeren besleyici bir ürün olduğunu belirten Toprak, bu yapının mikroorganizmaların çoğalması için de uygun ortam oluşturabildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Dondurma karışımının doğru şekilde pastörize edilmemesi halinde patojen mikroorganizmaların üründe gelişebileceğini söyleyen Toprak, bunun ciddi halk sağlığı sorunlarına neden olabileceğini vurguladı.</p>

<h2>SEYYAR VE AÇIKTA SATILAN ÜRÜNLERE DİKKAT</h2>

<p>Toprak, dondurmanın özellikle seyyar satıcılardan ve hijyen koşulları bilinmeyen noktalardan alınmaması gerektiğini belirtti. Üretim alanının temizliği, kullanılan malzemenin niteliği ve ürünün hangi koşullarda saklandığının tüketici açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<p>Dondurma külahlarının ters çevrilmiş ve üzeri kapalı biçimde muhafaza edilmesi gerektiğini söyleyen Toprak, açıkta kalan külahların toz ve çevresel kirleticiler nedeniyle bulaşma riski taşıyabileceğini kaydetti.</p>

<h2>DONDURMA KAŞIĞININ SUYU SIK DEĞİŞTİRİLMELİ</h2>

<p>Dondurma servisinde kullanılan kaşığın bekletildiği suyun hijyeni de öne çıkan riskler arasında yer alıyor. Kaşığın uzun süre aynı suyun içinde tutulmasının mikroorganizma oluşumuna ve farklı ürünlere bulaşmasına neden olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Toprak, servis suyunun sık aralıklarla değiştirilmesi, kaşık ve kapların düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini söyledi. Hijyen kurallarına uyulmamasının gıda zehirlenmesi riskini artırabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="D O N D U R M A K A R I S I M I N I Y I D E R E C E D E P A S T O R I 1404738 417400" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/d-o-n-d-u-r-m-a-k-a-r-i-s-i-m-i-n-i-y-i-d-e-r-e-c-e-d-e-p-a-s-t-o-r-i-1404738-417400.jpg" width="3000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AMBALAJI BOZULMUŞ DONDURMAYI ALMAYIN</h2>

<p>Ambalajlı ürünlerde paketin yırtılmış, açılmış veya şeklini kaybetmiş olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor. Ambalajdaki bozulmanın, ürünün eriyip yeniden dondurulduğuna işaret edebileceği belirtiliyor.</p>

<p>Tüketicilerin son tüketim veya tavsiye edilen tüketim tarihini kontrol etmesi, üretici işletmenin kayıt bilgilerini incelemesi ve etiketi bulunmayan ürünlerden uzak durması öneriliyor.</p>

<h2>KRİSTALLENME SOĞUK ZİNCİRİN BOZULDUĞUNU GÖSTEREBİLİR</h2>

<p>Dondurma üzerinde veya içinde oluşan belirgin buz kristalleri, ürünün sıcaklık değişimine maruz kaldığının göstergesi olabilir. Toprak, kristallenmiş ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Dondurmanın satın alındıktan sonra mümkün olan en kısa sürede dondurucuya ulaştırılması gerektiğini söyleyen Toprak, taşıma sırasında soğuk zincirin korunmasının ürün güvenliği açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>USTASINDAN HİJYEN VURGUSU</h2>

<p>Dondurma ustası Yıldız Bahadırlı da üretimde taze meyve ve keçi sütü kullandıklarını, en fazla dikkat ettikleri konunun hijyen olduğunu söyledi. Servis kaşığının bulunduğu suyu sık değiştirdiklerini belirten Bahadırlı, üretim alanı ile kullanılan malzemelerin temizliğinin özellikle çocuklar açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Bahadırlı, tüketicilerin yapım koşullarını bilmedikleri ürünler yerine tanıdıkları ve güvendikleri işletmeleri tercih etmesi gerektiğini söyledi. En çok tercih edilen çeşidin ise sütlü Maraş dondurması olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/dondurma-alirken-bu-isaretlere-dikkat-zehirlenme-riski-var</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/eeiieiiaa.webp" type="image/jpeg" length="21448"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Selçuk’tan hastane tepkisi: 11 yıldır bekliyoruz]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/chp-selcuktan-hastane-tepkisi-11-yildir-bekliyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/chp-selcuktan-hastane-tepkisi-11-yildir-bekliyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, 11 yıldır tamamlanamayan Selçuk Devlet Hastanesi için iktidara tepki gösterdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Selçuk İlçe Başkanı İpek Onbaşıoğlu, Efes Selçuk’ta yıllardır tamamlanamayan kamu yatırımlarına ilişkin açıklama yaptı. Onbaşıoğlu, başta Selçuk Devlet Hastanesi olmak üzere ilçede bekleyen projeler nedeniyle ilçe halkının mağdur edildiğini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Selçuk Devlet Hastanesi’nin 11 yıldır hizmete açılamadığını ifade eden Onbaşıoğlu, defalarca ihale yapılmasına ve maliyetlerin artmasına rağmen hastanenin tamamlanamadığını söyledi.</p>

<h2>HASTANE İÇİN İKTİDARA TEPKİ</h2>

<p>Efes Selçuk halkının sağlık hizmeti alabilmek için başka ilçelere gitmek zorunda bırakıldığını belirten Onbaşıoğlu, yaşanan sürecin geçmişteki tartışmalarla açıklanamayacağını savundu.</p>

<p>Onbaşıoğlu, “Efes Selçuk halkı sağlık hizmeti alabilmek için başka ilçelere gitmek zorunda bırakılıyor. Bugünkü başarısızlığı geçmişte yaşanan tartışmalarla açıklamaya çalışmak sorumluluktan kaçmaktır” dedi.</p>

<h2>380 MİLYON LİRALIK İHALE VURGUSU</h2>

<p>Selçuk Devlet Hastanesi için yapılan harcamalara ilişkin rakamları da paylaşan Onbaşıoğlu, hastanenin tamamlanması amacıyla 2023 yılında 179 milyon 150 bin TL, 2026 yılında ise 201 milyon 675 bin TL tutarında iki ayrı tamamlama ihalesi gerçekleştirildiğini belirtti.</p>

<p>Onbaşıoğlu, yalnızca bu iki ihale kapsamında kamu bütçesinden toplam 380 milyon 825 bin TL harcandığını ancak hastanenin hâlâ hizmete açılamadığını ifade etti.</p>

<h2>EFES KANAL PROJESİ DE GÜNDEME GELDİ</h2>

<p>Açıklamasında Pamucak’taki Efes Kanal Projesi’ne de değinen Onbaşıoğlu, yıllar önce büyük vaatlerle duyurulan projenin de tamamlanamadığını söyledi.</p>

<p>Pamucak bölgesinin sinek ve balçık sorunu ile baş başa bırakıldığını belirten Onbaşıoğlu, iktidarın Selçuk’taki temsilcilerine projenin son durumunu kamuoyuna açıklama çağrısı yaptı.</p>

<h2>“BİTMEYEN PROJELERİN HESABINI VERİN”</h2>

<p>Efes Selçuk halkının artık yeni açıklamalar ya da yeni vaatler değil, somut hizmet beklediğini vurgulayan Onbaşıoğlu, iktidara çağrıda bulundu.</p>

<p>Onbaşıoğlu, “Efes Selçuk’un geleceğini belirsizliğe mahkûm etmeyi bırakın. Bitmeyen projelerin hesabını verin, kamu kaynaklarının neden etkin kullanılmadığını açıklayın ve başta Selçuk Devlet Hastanesi olmak üzere yıllardır bekletilen tüm yatırımları derhal tamamlayın” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>CHP SELÇUK SORULARI SIRALADI</h2>

<p>Onbaşıoğlu, açıklamasında “Selçuk’un hastanesi neden 11 yıldır bitirilemiyor? Efes Kanal Projesi neden tamamlanmıyor? Bu kentin adliye sarayı neden hâlâ yapılmıyor? Aynı iş için kamu kaynakları neden defalarca harcanıyor? Efes Selçuk halkı daha ne kadar bekleyecek?” sorularını yöneltti.</p>

<p>CHP Selçuk İlçe Başkanlığı olarak kamu yatırımlarının takipçisi olacaklarını belirten Onbaşıoğlu, Efes Selçuk halkının hak ettiği hizmetlerin hayata geçirilmesi için mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık, Selçuk Haberleri</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/chp-selcuktan-hastane-tepkisi-11-yildir-bekliyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/chatgpt-image-9-tem-2026-17-22-47.png" type="image/jpeg" length="92221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İki evladını kaybeden anne Doruk’u böbreğiyle hayata bağladı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/iki-evladini-kaybeden-anne-doruku-bobregiyle-hayata-bagladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/iki-evladini-kaybeden-anne-doruku-bobregiyle-hayata-bagladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’dan İzmir’e uzanan tedavi sürecinde 3 yaşındaki Doruk, annesinden yapılan böbrek nakliyle sağlığına kavuştu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’da yaşayan Demirdoy ailesinin yıllardır aynı genetik hastalık nedeniyle verdiği yaşam mücadelesi İzmir’de umut veren bir operasyonla yeni bir sayfa açtı. Daha önce iki çocuğunu kalıtsal nefrotik sendrom nedeniyle kaybeden Özlem ve Özgen Demirdoy çiftinin 3 yaşındaki oğlu Doruk, annesinden yapılan böbrek nakliyle hayata tutundu.</p>

<p>İzmir Acıbadem Kent Hastanesi Organ Nakli Merkezi’nde gerçekleştirilen operasyon, Doruk’un gelişme geriliği nedeniyle 1 yaşındaki bir çocuk boyutunda olması sebebiyle cerrahi açıdan zorlu geçti. Başarılı naklin ardından minik Doruk’un diyalize ihtiyaç duymadan sağlığına kavuştuğu belirtildi.</p>

<h2>AYNI HASTALIK İKİ KARDEŞİNİ HAYATTAN KOPARDI</h2>

<p>Özlem ve Özgen Demirdoy çiftinin ilk çocukları İremsu, 2012 yılında dünyaya geldi. Henüz bebekken nefrotik sendrom tanısı alan İremsu, tedavi sürecine rağmen böbrek nakli aşamasına gelemeden 2014 yılında yaşamını yitirdi.</p>

<p>Ailenin ikinci çocuğu Umutcan sağlıklı büyürken, 2018 yılında doğan Muhammet Mustafa’ya da 1 yaşında aynı hastalık teşhisi konuldu. Mustafa için böbrek nakli planlandı ancak pandemi döneminde ameliyatların ertelenmesi ve sevk sürecinin aksaması nedeniyle küçük çocuk 2022 yılında hayatını kaybetti.</p>

<h2>DORUK İÇİN VAN İLE İZMİR ARASINDA TEDAVİ SÜRECİ</h2>

<p>Aile, 2023 yılında dünyaya gelen Doruk için geçmişte yaşadıkları acılar nedeniyle erken dönemde doktora başvurdu. Yapılan kontrollerde Doruk’a da nefrotik sendrom tanısı konuldu.</p>

<p>Demirdoy ailesi, tedavi süreci için İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. İki yıl boyunca Van ile İzmir arasında süren tedavi sürecinin ardından, hastalığın ilerlemesi nedeniyle Doruk için diyalize geçilmeden böbrek nakli kararı alındı.</p>

<h2>ANNE BÖBREĞİYLE OĞLUNA CAN OLDU</h2>

<p>Anne Özlem Demirdoy, daha önce Muhammet Mustafa’ya vermek istediği böbreğini bu kez Doruk için bağışladı. 12 Haziran’da yapılan operasyonla Doruk’a annesinin böbreği nakledildi.</p>

<p>Yaşadığı süreci anlatan anne Demirdoy, iki çocuğunu aynı hastalıktan kaybettiğini belirterek, “O zaman da böbreğimi verecektim, olmadı. Kısmet Doruk’aymış. Doruk için yaşadığım korkular anlatılmaz. İki yıldır İzmir’e tedaviye getiriyordum ama hiç umudum yoktu. Çok şükür ki doktorlarımız sayesinde nakil oldu, çok mutluyum” dedi.</p>

<h2>BABA DEMİRDOY: UMUTSUZDUK AMA AMELİYAT BAŞARIYLA GEÇTİ</h2>

<p>Baba Özgen Demirdoy da geçmişte yaşadıkları kayıplar nedeniyle Doruk için büyük korku yaşadıklarını söyledi. İlk çocuklarında hastalığın çaresi olmadığının söylendiğini, ikinci çocuklarının ise pandemi sürecinde nakil olamadan hayatını kaybettiğini anlattı.</p>

<p>Demirdoy, “Doruk’a da 1 yaşında bu teşhis konulunca eski acılardan dolayı yine kurtaramayacağımızı düşündük. Umutsuzduk ama İzmir’deki doktorlarımız bize yardımcı oldular ve ameliyat başarıyla geçti. Organ naklini herkese tavsiye ediyorum. Bir hayat kurtarmak kadar güzel bir şey yok” diye konuştu.</p>

<p><img alt="2 C O C U G U N U A Y N I H A S T A L I K T A N K A Y B E D E N A N N 1401617 416313" class="detail-photo img-fluid" height="2000" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/2-c-o-c-u-g-u-n-u-a-y-n-i-h-a-s-t-a-l-i-k-t-a-n-k-a-y-b-e-d-e-n-a-n-n-1401617-416313.jpg" width="3000" /></p>

<h2>ÇOCUĞUN BOYUTUNDAKİ BÖBREK NAKLEDİLDİ</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren ekibin başkanı Op. Dr. Işık Özgü, vakayı özel kılan en önemli unsurun Doruk’un yaşı ile fiziksel gelişimi arasındaki fark olduğunu söyledi. Doruk’un 3 yaşında olmasına rağmen gelişme geriliği nedeniyle 1 yaşındaki bir çocuk boyutunda ve kilosunda olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgü, “Neredeyse anne böbreği, çocuğun boyutu kadardı. Teknik olarak bizi zorlayan ve başarı şansı erişkin nakillerine göre daha düşük olabilen ameliyatlardır. Ameliyat normalden uzun sürse de çok yüz güldürücü bir sonuç aldık. Artık diyaliz ihtiyacı yok” dedi.</p>

<h2>GENETİK MUTASYON HASTALIĞA YOL AÇTI</h2>

<p>Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu ise ailede akraba evliliğine bağlı genetik mutasyon bulunduğunu belirtti. Hem anne hem babada bu mutasyonun olması nedeniyle çocuklarda nefrotik sendrom geliştiğini ifade etti.</p>

<p>Keskinoğlu, hastalığın idrarla ileri derecede protein kaybına ve zamanla son dönem böbrek yetmezliğine yol açtığını söyledi. Çocuk hastalarda yaşam kalitesi açısından diyaliz yerine böbrek naklini tercih ettiklerini vurguladı.</p>

<h2>DORUK AKRANLARI GİBİ BÜYÜYEBİLECEK</h2>

<p>Prof. Dr. Keskinoğlu, anne taşıyıcı olmasına rağmen böbrek işlevlerinin sağlam olduğunu, bu nedenle nakil sonrası hastalığın tekrarlama olasılığının çok düşük olduğunu söyledi. Doruk’un zamanla gelişme geriliğini toparlamasının beklendiğini ifade etti.</p>

<p>Doktorlar, başarılı naklin ardından Doruk’un sağlık durumunun iyiye gittiğini belirtti. Ailesi için yıllar süren acı ve çaresizliğin ardından gelen bu operasyon, minik Doruk’un yeni yaşam umudu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/iki-evladini-kaybeden-anne-doruku-bobregiyle-hayata-bagladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/iuuuuu.webp" type="image/jpeg" length="78139"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu’nda yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/esrefpasa-hastanesi-gebe-okulunda-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/esrefpasa-hastanesi-gebe-okulunda-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu’nda anne adayları, doğum ve bebek bakımı sürecine uzmanlardan aldıkları eğitimle hazırlanıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi bünyesinde hizmet veren Gebe Okulu, anne adaylarını doğum ve doğum sonrası sürece uzman desteğiyle hazırlıyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Polikliniği’nde yürütülen programla anne adaylarının kulaktan dolma bilgiler yerine hekim, ebe, psikolog, diyetisyen ve fizyoterapistlerden eğitim alması hedefleniyor.</p>

<p>20 haftalık gebeler, lohusalar ve baba adaylarına yönelik hazırlanan eğitimlerde gebelik süreci, doğum, yeni doğan bakımı, emzirme danışmanlığı ve lohusalık dönemi ele alınıyor. Üç haftalık eğitim sürecini tamamlayan katılımcılara mezuniyet belgesi verilirken, yeni dönem için kayıtların başladığı bildirildi.</p>

<h2>ANNE ADAYLARI DOĞUMA UZMANLARLA HAZIRLANIYOR</h2>

<p>Gebe Okulu hakkında bilgi veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Hilal Elbi, programın anne adaylarını gebelik, doğum ve lohusalık süreçlerine hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırladığını söyledi.</p>

<p>Elbi, eğitimlerde doğuma hazırlık, yeni doğan bakımı, emzirme ve lohusalık dönemine ilişkin temel bilgilerin verildiğini belirtti. Beslenme konusunda diyetisyenlerin, egzersizlerde fizyoterapistlerin, gebelik ve doğum sürecinde ise ebe, hekim ve psikologların görev aldığını ifade etti.</p>

<h2>DOĞUM KAYGISINI AZALTMAYI HEDEFLİYOR</h2>

<p>Programın temel amacının anne ve baba adaylarını doğuma daha bilinçli ve güvenli şekilde hazırlamak olduğunu belirten Elbi, eğitimlerin doğum kaygısını azaltmada etkili olduğunu dile getirdi.</p>

<p>Elbi, “Anne adayları korkularla ve bilinmezliklerle doğuma girmek yerine burada gebeliğin ve doğumun aşamalarını öğreniyor. Doğumun nasıl gerçekleşebileceğini, nelerle karşılaşabileceklerini ve bebeklerini nasıl emzireceklerini uzmanlardan dinliyorlar” dedi.</p>

<h2>PSİKOLOJİK DESTEK VE EGZERSİZ EĞİTİMİ VERİLİYOR</h2>

<p>Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Okulu’nda yalnızca doğum bilgisi değil, anne adaylarının ruhsal ve fiziksel hazırlığını destekleyen hizmetler de sunuluyor. Program kapsamında psikolojik destek, diyetisyen desteği, ağız ve diş sağlığı muayenesi, pilates ve yoga gibi uygulamalar da yer alıyor.</p>

<p>Bu yönüyle eğitimler, anne adaylarının gebelik sürecini daha bilinçli geçirmesine ve doğum sonrası döneme daha hazırlıklı başlamasına katkı sağlıyor. Baba adayları da programa katılarak doğum ve bebek bakımı sürecine ilişkin bilgi edinebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ANNE ADAYLARI BİREBİR EĞİTİMİN FARKINI ANLATTI</h2>

<p>Eğitimlere katılan 30 haftalık hamile Tuğba Karasan, gebelik ve doğum konusunda bilinçlenmek için Gebe Okulu’na kayıt yaptırdığını söyledi. İki haftadır eğitimlere katıldığını belirten Karasan, stres yönetimi konusunda önemli bilgiler edindiğini ifade etti.</p>

<p>Karasan, “Burada bizzat görerek, sorarak ve uygulamalı yaparak öğrendiğimiz için gerçekten bebeğimize bakıyor duygusunu hissedebiliyoruz. Birebir eğitimin farkını görüyoruz. Anne adaylarına Gebe Okulu’nu tavsiye ediyorum” diye konuştu.</p>

<h2>KULAKTAN DOLMA BİLGİ YERİNE UZMAN DESTEĞİ</h2>

<p>22 haftalık hamile Merve Avşar ise gebelik sürecinde güvenilir bilgi ararken Gebe Okulu’ndan haberdar olduğunu belirtti. Eğitimlerde bebek bakımı, emzirme ve yıkama gibi konuları uygulamalı öğrendiklerini söyleyen Avşar, bunun kendilerini daha güvende hissettirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Avşar, “Dışarıdan öğrendiğimiz bilgilerle burada öğrendiğimiz bilgiler arasında çok fark var. Kulaktan dolma bilgilerle değil, uzmanlardan bilgi edindiğimizde içimiz daha rahat oluyor, kendimizi güvende hissediyoruz” dedi.</p>

<h2>BAŞVURULAR GEBE POLİKLİNİĞİ ÜZERİNDEN ALINIYOR</h2>

<p>Gebe Okulu’na katılmak isteyen anne ve baba adayları ile lohusalar, Eşrefpaşa Hastanesi Gebe Polikliniği üzerinden başvuru yapabiliyor. Yeni dönem kayıtlarının başlamasıyla birlikte eğitim programına katılmak isteyenler için süreç yeniden açıldı.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi, programla gebelik sürecinde doğru bilgiye erişimi artırmayı, anne adaylarının doğuma daha hazırlıklı girmesini ve doğum sonrası bebek bakımında güven duygusunu güçlendirmeyi hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/esrefpasa-hastanesi-gebe-okulunda-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/08072026-84754-1.jpeg" type="image/jpeg" length="71712"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Birlik Sağlık Sen’den temmuz zammı tepkisi: Alım gücü eriyor]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/birlik-saglik-senden-temmuz-zammi-tepkisi-alim-gucu-eriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/birlik-saglik-senden-temmuz-zammi-tepkisi-alim-gucu-eriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, temmuz maaş zamlarının yüksek enflasyon karşısında etkisiz kaldığını söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol, memur ve emeklilerin temmuz ayı maaş zamlarına ilişkin yaptığı açıklamada, artışların yüksek enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savundu. Doğruyol, zam dönemlerinde enflasyon verilerinin maaş artışlarının etkisini kısa sürede erittiğini belirterek eleştiriler yöneltti.</p>

<p>Doğruyol, memur ve emeklilere yapılan yüzde 13,52’lik artış ile diğer emeklilere verilen yüzde 17,76’lık zammın yeni bir adaletsizlik doğurduğunu ifade etti. Açıklamada, maaş artışlarının çalışan ve emeklilerin alım gücünü korumaya yetmediği vurgulandı.</p>

<h2>ENFLASYON VURGUSU</h2>

<p>Temmuz ayı maaş artışlarını değerlendiren Doğruyol, zamların açıklandığı dönemlerde enflasyon oranlarının düşük, sonraki aylarda ise daha yüksek seyrettiğini ileri sürdü. Bu durumun memur ve emekliye verilen artışın kısa sürede etkisini kaybetmesine yol açtığını belirtti.</p>

<p>Doğruyol, 2024 Aralık ayında enflasyonun yüzde 1,03 olarak açıklandığını, 2025 Ocak ayı enflasyonunun ise yüzde 5,03 seviyesine çıktığını hatırlattı. Benzer tablonun 2025 Aralık ve 2026 Ocak verilerinde de görüldüğünü söyleyen Doğruyol, “Yapılan zammın yaklaşık yarısı ilk ayda geri alınmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h2>YETKİLİ SENDİKAYA SERT ELEŞTİRİ</h2>

<p>Açıklamasında toplu sözleşme süreçlerine de değinen Doğruyol, yetkili sendikanın maaş artışlarında etkili olamadığını savundu. Sekiz dönemdir yapılan toplu sözleşmelerin memura katkı sağlamadığını öne süren Doğruyol, çalışanların ve emeklilerin alım gücünün her geçen gün gerilediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğruyol, yetkili sendikanın düşük zamların seyyanen artışlarla desteklenmesi gerektiğine yönelik açıklamalarını da eleştirdi. Toplu sözleşme masasında sonuç alamayanların daha sonra yapılan açıklamalarla tepkiyi azaltmaya çalıştığını söyledi.</p>

<h2>MAAŞ FARKI ADALETSİZ </h2>

<p>Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı, memur ve memur emeklilerine yüzde 13,52 zam yapılırken diğer emeklilere yüzde 17,76 oranında artış verilmesini de gündeme taşıdı. Doğruyol, iki grup arasındaki yaklaşık 4 puanlık farkın adil olmadığını belirtti.</p>

<p>Yüksek enflasyon ortamında yüzde 3, yüzde 4 ya da yüzde 5 seviyesindeki artışların anlamını yitirdiğini savunan Doğruyol, maaş zamlarının alım gücünü koruyacak düzeyde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>TOPLU SÖZLEŞME SÜRECİ </h2>

<p>Doğruyol, 2013 yılı toplu sözleşmelerini de hatırlatarak yetkili sendikanın o dönemde hükümet teklifinden daha düşük bir teklife imza attığını ileri sürdü. Bu nedenle yetkili sendikanın memurlar açısından fayda sağlamadığını savundu.</p>

<p>Açıklamasını sert ifadelerle tamamlayan Doğruyol, memur, işçi ve emeklilerin gelir kaybına karşı daha güçlü bir mücadele verilmesi gerektiğini belirtti. Birlik Sağlık Sen, temmuz zamlarının çalışanların geçim sorununu çözmekten uzak kaldığı görüşünü kamuoyuyla paylaştı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/birlik-saglik-senden-temmuz-zammi-tepkisi-alim-gucu-eriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/irlikmama.webp" type="image/jpeg" length="67498"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alerji testi için gitti, kemik iliği kanseri teşhisi aldı: Kök hücre nakliyle iyileşiyor]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/alerji-testi-icin-gitti-kemik-iligi-kanseri-teshisi-aldi-kok-hucre-nakliyle-iyilesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/alerji-testi-icin-gitti-kemik-iligi-kanseri-teshisi-aldi-kok-hucre-nakliyle-iyilesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Balıkesir’de eşini hastaneye götüren Şeref Çapkın’ın kemik iliği kanseri olduğu belirlendi, İzmir’de kök hücre nakli yapıldı. Şeref Çapkın’ın tedavisinin iyi gittiği, yaklaşık bir hafta sonra taburcu edilmesinin planlandığı bildirildi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Balıkesir’de yaşayan 62 yaşındaki emekli Şeref Çapkın, eşini götürdüğü hastanede kendi isteğiyle yaptırdığı alerji testi sonrası kemik iliği kanseri olduğunu öğrendi. Tetkiklerinde “Multipl Miyelom” başlangıcı saptanan Çapkın’a, İzmir Şehir Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi’nde otolog kök hücre nakli yapıldı.</p>

<p>İzmir Şehir Hastanesi Hematoloji Kliniği Uzmanı Prof. Dr. Oktay Bilgir, Çapkın’dan 15 gün önce toplanan kök hücrelerin dondurulduğunu ve yüksek doz kemoterapi sonrası yeniden hastaya verildiğini belirtti. Naklin 6’ncı gününde sürecin iyi ilerlediği, hastanın yaklaşık bir hafta içinde taburcu edilmesinin planlandığı açıklandı.</p>

<h2>HASTALIĞINI TESADÜFEN ÖĞRENDİ</h2>

<p>Balıkesir’de yaşayan Şeref Çapkın, eşini alerji testi için hastaneye götürdüğü sırada kendisinin de test olmak istediğini söyledi. Kan değerlerinde anormallik gören doktorun yönlendirmesiyle hematoloji uzmanına başvuran Çapkın’a detaylı inceleme yapıldı.</p>

<p>Genetik testler ve kalçadan alınan kemik iliği örneğinin incelenmesiyle Çapkın’da kemik iliği kanseri olarak bilinen Multipl Miyelom başlangıcı tespit edildi. İlk tanının ardından Balıkesir’de üçer haftalık dönemlerle kemoterapi iğnesi ve akıllı ilaç tedavisi uygulandı.</p>

<h2>“BULANTIDAN SU BİLE İÇEMEZ OLDUM”</h2>

<p>Tedavi sürecinin zorlu geçtiğini anlatan Çapkın, nisan ayında İzmir Şehir Hastanesi’ne kabul edildiğini, önce kök hücrelerinin toplanıp dondurulduğunu belirtti. Kemoterapi ve ilaçların vücudun dengesini değiştirdiğini söyleyen Çapkın, bu dönemde ciddi kilo kaybı yaşadığını ifade etti.</p>

<p>Çapkın, “97 kilodan 80 kiloya düştüm. Kasım ayında safra kesem patladı ve ameliyat oldum, o da kilo kaybımı hızlandırdı. Kemoterapi verildiğinde ilk 4 günüm çok sıkıntılı geçti. Normalde çok su içerken mide bulantısı nedeniyle su bile içemez oldum. Doktorlarımız gerekli müdahaleleri yaptı, şu an çok rahatım” dedi.</p>

<h2>OTolog KÖK HÜCRE NAKLİ UYGULANDI</h2>

<p>Şeref Çapkın’ın tedavisini yürüten Prof. Dr. Oktay Bilgir, hastaya otolog kök hücre nakli yapıldığını söyledi. Bilgir, bu yöntemde hastanın kendi hücrelerinin alınıp dondurulduğunu, yüksek doz kemoterapinin ardından yeniden hastaya verildiğini anlattı.</p>

<p>Bilgir, “Burada esas amaç, yüksek doz kemoterapiyle tüm tümör hücrelerini yok etmektir. Ancak bu sırada sağlıklı hücreler de yok olduğundan, daha önce dondurduğumuz sağlıklı kök hücreleri hastaya geri vererek yeni bir kemik iliğine sahip olmasını sağlıyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>NAKİL SONRASI KORUNMA SÜRECİ BAŞLAYACAK</h2>

<p>Prof. Dr. Bilgir, Çapkın’ın nakil sonrası sürecinin yakından takip edildiğini belirtti. Naklin 6’ncı gününde hastanın genel durumunun iyi olduğunu söyleyen Bilgir, yaklaşık bir hafta sonra taburcu planlandığını kaydetti.</p>

<p>Taburculuk sonrası hastanın enfeksiyon riskine karşı dikkatli olması gerektiğini belirten Bilgir, özellikle evcil hayvanlardan, tozdan ve topraktan uzak durulmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p><img alt="I L I G I Y L E H A Y A T A T U T U N D U 1400076 415809" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/i-l-i-g-i-y-l-e-h-a-y-a-t-a-t-u-t-u-n-d-u-1400076-415809.jpg" width="600" /></p>

<h2>İZMİR ŞEHİR HASTANESİ 250’NCİ NAKLE ULAŞTI</h2>

<p>Şeref Çapkın, İzmir Şehir Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesi’nin 250’nci nakil hastası oldu. Prof. Dr. Bilgir, hastanenin Ekim 2023’te açıldığını, ünitenin Şubat 2024’te resmi ruhsat alarak nakillere başladığını hatırlattı.</p>

<p>İki yıldan kısa sürede 250 nakle ulaşmanın önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Bilgir, İzmir’de üniversite hastaneleri dışında kemik iliği nakli yapan tek kamu hastanesi olduklarını söyledi. Bilgir, ünitenin Ege Bölgesi’nde en fazla nakil yapan merkez konumuna geldiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>TANIYA GÖRE NAKİL YÖNTEMİ DEĞİŞİYOR</h2>

<p>Kök hücrelerin kendini yenileyebilen ve farklı hücrelere dönüşebilen yapılar olduğunu belirten Prof. Dr. Oktay Bilgir, hematopoetik kök hücrelerin kan hücrelerini üretmek için kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Bilgir, hastalığın tanısına göre nakil yönteminin değiştiğini ifade ederek, lösemi gibi hastalıklarda çoğunlukla akrabadan ya da dış donörden alınan allojenik kök hücre naklinin tercih edildiğini belirtti.</p>

<p><img alt="I L I G I Y L E H A Y A T A T U T U N D U 1400070 415809" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/i-l-i-g-i-y-l-e-h-a-y-a-t-a-t-u-t-u-n-d-u-1400070-415809.jpg" width="600" /></p>

<h2>TÜRKÖK VE YARI UYUMLU NAKİLLER ÖNE ÇIKIYOR</h2>

<p>Prof. Dr. Bilgir, uygun donör bulunmasında TÜRKÖK’ün önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Doku grubu uygun donörlerin TÜRKÖK üzerinden belirlenebildiğini ifade eden Bilgir, uygun akraba veya donör bulunamadığında farklı seçeneklerin değerlendirildiğini aktardı.</p>

<p>Bilgir, anne, baba ya da çocuklardan alınan yarı uyumlu kök hücrelerle yapılan haploidentik nakillerde son dönemde artış yaşandığını belirterek, İzmir Şehir Hastanesi’ndeki ünitede bu yöntemin de sıklıkla uygulandığını kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/alerji-testi-icin-gitti-kemik-iligi-kanseri-teshisi-aldi-kok-hucre-nakliyle-iyilesiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/amala.webp" type="image/jpeg" length="16948"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Botoksta uzman uyardı: Bilinçsiz uygulamalar ciddi komplikasyonlara yol açabilir]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/botoksta-uzman-uyardi-bilincsiz-uygulamalar-ciddi-komplikasyonlara-yol-acabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/botoksta-uzman-uyardi-bilincsiz-uygulamalar-ciddi-komplikasyonlara-yol-acabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Botoks uygulamalarına ilgi her geçen gün artarken, Medikal Estetik Hekimi Dr. Çağlar İmançer bilinçsiz uygulamaların ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. İmançer, “Doğru ellerde güvenli, bilinçsiz jygulamalarda riskli” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dijital Gaste- </strong>Medikal estetik hekimi Dr. Çağlar İmançer, botoksun cerrahi işlem gerektirmemesi, kısa sürede uygulanabilmesi ve doğru hasta seçimiyle doğal sonuçlar sunması nedeniyle yaygın olarak tercih edildiğini belirterek, “Botoks tamamen risksiz bir kozmetik işlem olarak değerlendirilmemelidir. Güvenli sonuç; doğru hasta seçimi, uygun doz, yüz anatomisine hâkimiyet ve deneyimli uygulamayla mümkündür.” dedi.</p>

<h2>En sık görülen komplikasyon göz kapağı düşüklüğü</h2>

<p>Botoks uygulamasının ardından enjeksiyon bölgesinde hafif kızarıklık, ödem, morluk ve geçici hassasiyet oluşabileceğini belirten İmançer, bu bulguların büyük bölümünün kısa süre içerisinde kendiliğinden düzeldiğini ifade etti.</p>

<p>Bununla birlikte, tedavi sonucunu olumsuz etkileyebilen komplikasyonların da görülebileceğini vurgulayan İmançer, en sık karşılaşılan sorunlardan birinin göz kapağı düşüklüğü olduğunu söyledi. Özellikle alın ve kaş bölgesine yapılan uygulamalarda botulinum toksinin istenmeyen kaslara yayılmasıyla ortaya çıkabilen bu durumun, çoğu vakada ilacın etkisinin azalmasıyla birlikte birkaç hafta içinde düzeldiğini kaydetti.</p>

<h2>Kaş asimetrisi ve gülüş bozukluğu görülebiliyor</h2>

<p>Botoks sonrasında kaş asimetrisinin de karşılaşılabilen komplikasyonlar arasında yer aldığını belirten İmançer, insan yüzünün doğal yapısı gereği tam simetrik olmadığını, deneyimli hekimlerin gerekli durumlarda küçük doz düzenlemeleriyle bu farklılıkları dengeleyebildiğini ifade etti.</p>

<p>İmançer, daha nadir görülen komplikasyonlar arasında ise gülüş asimetrisi, geçici görme problemleri ve baş ağrısının bulunduğunu söyledi. Çok seyrek görülmesine rağmen alerjik reaksiyon, yaygın kas güçsüzlüğü, yutma güçlüğü ve ses değişikliği gibi durumların da tıp literatüründe yer aldığını belirten İmançer, bu etkilerin estetik amaçlı kullanılan dozlarda oldukça nadir görüldüğünü vurguladı.</p>

<p>Hastaların işlem öncesinde ayrıntılı şekilde bilgilendirilmesinin etik açıdan büyük önem taşıdığına işaret eden İmançer, komplikasyon riskinin doğru planlama ve doğru uygulamayla önemli ölçüde azaltılabileceğini söyledi.</p>

<h2>Güvenli uygulama için hekim seçimi kritik</h2>

<p>Komplikasyon riskini azaltmanın en etkili yolunun işlemin hekim tarafından uygun koşullarda yapılması olduğunu belirten İmançer, kullanılan ürünün güvenilirliği kadar hastanın kullandığı ilaçların, kronik hastalıklarının, gebelik veya emzirme durumunun da mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>İşlem sonrasında hekimin önerilerine uyulmasının ve kontrol muayenelerinin aksatılmamasının başarılı sonuç açısından önemli olduğunu belirten İmançer, botoksun doğru uygulandığında estetik tıbbın güvenlik profili yüksek işlemlerinden biri olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Değerlendirmesini botoksun temel amacına dikkat çekerek tamamlayan İmançer, “Güvenli olması, tamamen risksiz olduğu anlamına gelmez. Başarılı bir botoks yüzü değiştirmez, kişinin doğal ifadesini koruyarak daha dinlenmiş ve dengeli bir görünüm sağlar.” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gamze ESKİKÖY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/botoksta-uzman-uyardi-bilincsiz-uygulamalar-ciddi-komplikasyonlara-yol-acabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 13:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/botokomo.webp" type="image/jpeg" length="86973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ülkü Ocakları İzmir’den Türkiye’yi yakından ilgilendiren rapor: 7 kritik zoonotik hastalığa dikkat!]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/ulku-ocaklari-izmirden-turkiyeyi-yakindan-ilgilendiren-rapor-7-kritik-zoonotik-hastaliga-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/ulku-ocaklari-izmirden-turkiyeyi-yakindan-ilgilendiren-rapor-7-kritik-zoonotik-hastaliga-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı tarafından hazırlanan “Türkiye’de Hayvan Kaynaklı Hastalıkların Kontrolü” raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, zoonotik hastalıkların milli güvenlik ve gıda arzı açısından oluşturduğu risklere dikkat çekilirken, brusellozdan kuduza, kuş gribinden şap hastalığına kadar Türkiye için kritik görülen 7 hastalık mercek altına alındı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Gamze ESKİKÖY/ Dijital Gaste-</strong> Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı, olası salgınlara karşı dikkat çeken bir bilimsel çalışmayı kamuoyuna sundu. “Türkiye’de Hayvan Kaynaklı Hastalıkların Kontrolü” başlıklı raporda, zoonotik (hayvan kaynaklı) hastalıkların yalnızca halk sağlığını değil, milli güvenliği, gıda güvenliğini ve ekonomik sürdürülebilirliği de tehdit eden önemli bir risk olduğu vurgulandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Raporda, Covid-19 pandemisinin insan-hayvan etkileşiminin kontrol altına alınmasının önemini bir kez daha ortaya koyduğu belirtilirken, dünyadaki bulaşıcı hastalıkların yaklaşık yüzde 60’ının, ortaya çıkan yeni enfeksiyonların ise yaklaşık yüzde 75’inin hayvan kaynaklı olduğuna dikkat çekildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 05 At 11.52.16" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-05-at-115216.jpeg" width="1280" /></p>

<h2>TÜRKİYE İÇİN 7 HASTALIK!</h2>

<p>Ülkü Ocakları İzmir İl Başkanlığı tarafından hazırlanan raporda, bruselloz, kuduz, sığır tüberkülozu, şarbon, kuş gribi, şap hastalığı ve Batı Nil virüsü başta olmak üzere Türkiye açısından önem taşıyan yedi zoonotik hastalık ayrıntılı olarak değerlendirildi.</p>

<p>Raporda, brusellozun Türkiye’de halen endemik seyrini sürdürdüğü, kuduzla mücadelede önemli başarılar elde edilmesine rağmen kırsal bölgelerde riskin devam ettiği, şap hastalığının ise yeniden yayılım eğilimi gösterdiği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 07 05 At 11.52.16 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="2048" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-05-at-115216-1.jpeg" width="1122" /></p>

<h2>“Tek Sağlık” yaklaşımı önerildi</h2>

<p>Değerlendirme bölümünde, insan, hayvan ve çevre sağlığını birlikte ele alan “Tek Sağlık” yaklaşımının güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki koordinasyonun artırılması, koruyucu aşılama programlarının sürdürülmesi ve özellikle doğu ile güneydoğu sınırlarında gözetim altyapısının güçlendirilmesi raporun öne çıkan önerileri arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Gamze ESKİKÖY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/ulku-ocaklari-izmirden-turkiyeyi-yakindan-ilgilendiren-rapor-7-kritik-zoonotik-hastaliga-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 11:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/eeee-1.webp" type="image/jpeg" length="21433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diş ağrısıyla hastaneye gitti, iğne sonrası bacağını kullanamadı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/dis-agrisiyla-hastaneye-gitti-igne-sonrasi-bacagini-kullanamadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/dis-agrisiyla-hastaneye-gitti-igne-sonrasi-bacagini-kullanamadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de diş ağrısıyla hastaneye başvuran Şerif Osman, enjeksiyon sonrası sol bacağını kullanamadığını belirterek suç duyurusunda bulundu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’in Karabağlar ilçesinde yaşayan 29 yaşındaki mobilya ustası Şerif Osman, diş ağrısı nedeniyle başvurduğu hastanede yapılan enjeksiyonun ardından sol bacağını kullanamaz hale geldiğini öne sürdü. Üç çocuk babası Osman, hastane ve işlemi gerçekleştiren doktor hakkında suç duyurusunda bulunurken avukatı, tazminat davası için de hazırlık yapıldığını açıkladı.</p>

<p>İddiaya göre olay, geçen yıl ekim ayında Gaziemir’deki bir hastanenin acil servisinde yaşandı. Şiddetli diş ağrısıyla hastaneye giden Osman’a kalçadan enjeksiyon uygulandı. Osman, iğnenin ardından sol bacağında yanma, şiddetli ağrı, şişlik ve hareket kaybı başladığını, zamanla bacağında kısalma oluştuğunu ileri sürdü.</p>

<h2>İĞNEDEN SONRA YERE DÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLEDİ</h2>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Osman, doktorun muayenenin ardından antibiyotik yazdığını ve enjeksiyon yapılmasını istediğini belirtti. Hemşire odasında uygulanan iğne sırasında bacağında yoğun yanma hissettiğini ifade eden Osman, ayağa kalktığında bacağının boşaldığını ve yere düştüğünü söyledi.</p>

<p>Şişliğin yaklaşık bir ay sürdüğünü kaydeden Osman, iki ila üç ay boyunca ağrı nedeniyle yataktan kalkamadığını dile getirdi. Sağlık sorununun ardından yaklaşık bir yıldır çalışamadığını belirten Osman, ailesinin geçimini sağlamakta zorlandığını anlattı.</p>

<h2>BAŞKA HASTANEDE TETKİK YAPTIRDI</h2>

<p>Şikâyetlerinin artması üzerine başka bir sağlık kuruluşuna başvurduğunu belirten Osman, burada yapılan tetkiklerin ardından bacağındaki sorunun enjeksiyon uygulamasıyla bağlantılı olabileceğinin kendisine söylendiğini iddia etti.</p>

<p>Osman, ağrı kesici tedavisine rağmen sancılarının devam ettiğini, yürüme ve çalışma kapasitesinin ciddi ölçüde azaldığını söyledi. Mobilya ustası olarak beden gücüyle çalıştığını belirten Osman, mevcut sağlık durumu nedeniyle mesleğini sürdüremediğini ifade etti.</p>

<h2>HASTANE VE DOKTOR HAKKINDA ŞİKÂYETÇİ OLDU</h2>

<p>Üç çocuğunun bulunduğunu ve ailenin geçiminin kendisine bağlı olduğunu söyleyen Osman, yaşadığı mağduriyet nedeniyle Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Osman, “Bir tane iğne için hayatım mahvoldu. Bir yıldır çalışamıyorum, çocuklarım perişan oldu. Borçlanmış durumdayım” ifadelerini kullandı.</p>

<h2>TAZMİNAT DAVASI İÇİN BAŞVURU YAPILDI</h2>

<p>Şerif Osman’ın avukatı Ebru Bilgen, müvekkilinin enjeksiyon sonrası bacağında kısalma ve hareket kaybı oluştuğunu belirterek ceza soruşturmasını takip ettiklerini söyledi.</p>

<p>Bilgen, tazminat davası açılması için gerekli başvuruların yapıldığını, yasal sürelerin tamamlanmasının ardından davanın açılacağını ifade etti. Müvekkilinin çalışamaz hale gelmesi nedeniyle maddi ve manevi kayıp yaşadığını belirten Bilgen, sürecin yargı makamları tarafından değerlendirileceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>MESLEĞİNİ YAPAMADIĞI İÇİN GEÇİM KAYGISI YAŞIYOR</h2>

<p>Avukat Bilgen, Osman’ın olaydan önce aktif olarak çalışan bir mobilya ustası olduğunu, enjeksiyonun ardından bacağını eskisi gibi kullanamadığı için mesleğine devam edemediğini söyledi.</p>

<p>Osman’ın eşi ve çocuklarının geçimi konusunda ciddi kaygı yaşadığını belirten Bilgen, ceza soruşturması ve olası tazminat sürecinin sürdüğünü bildirdi. Hastane veya hakkında şikâyette bulunulan sağlık çalışanından ise konuyla ilgili henüz bir açıklama yapılmadı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/dis-agrisiyla-hastaneye-gitti-igne-sonrasi-bacagini-kullanamadi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-05-at-105545.jpeg" type="image/jpeg" length="41455"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’de yeni diş hastanesi hizmete girdi: İKÇÜ Diş Hastanesi nerede, nasıl gidilir?]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/izmirde-yeni-dis-hastanesi-hizmete-girdi-ikcu-dis-hastanesi-nerede-nasil-gidilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/izmirde-yeni-dis-hastanesi-hizmete-girdi-ikcu-dis-hastanesi-nerede-nasil-gidilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çiğli Balatçık’ta açılan 243 üniteli hastanede dijital ölçümden genel anesteziye kadar ileri diş tedavileri uygulanacak. İKÇÜ Diş Hastanesine nasıl gidilir?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastanesi, Çiğli’deki Balatçık Yerleşkesi’nde hasta kabulüne başladı. Beş katlı ve 29 bin 500 metrekare kapalı alana sahip hastane; 243 diş ünitesi, ileri tanı ve tedavi klinikleri, ameliyathaneleri, dijital görüntüleme sistemleri ve laboratuvarlarıyla İzmir’in ağız ve diş sağlığı kapasitesini artıracak.</p>

<p>Tam donanımlı sağlık kompleksinde merkezi sterilizasyon sistemi, eğitim alanları, kişiye özel protez üretim birimleri ve dört tomografi cihazı bulunuyor. Tomografi cihazlarından ikisi tam kafa görüntüleme yaparken, düşük radyasyonla çalışan teknolojiler sayesinde hasta güvenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<h2>İKÇÜ DİŞ HASTANESİ NEREDE?</h2>

<p>İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastanesi, Çiğli ilçesindeki Balatçık Yerleşkesi’nde bulunuyor. Hastanenin açık adresi “Balatçık Mahallesi, 8917/1 Sokak, No:3, Çiğli/İzmir”  </p>

<p>Özel araçla ulaşım sağlayacak vatandaşlar, Anadolu Caddesi üzerinden Çiğli ve Balatçık yönünü takip ederek üniversitenin ana yerleşkesine ulaşabiliyor. Navigasyon uygulamalarında “İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi” veya “İKÇÜ Balatçık Yerleşkesi” araması yapılabiliyor.</p>

<h2>İKÇÜ DİŞ HASTANESİNE NASIL GİDİLİR?</h2>

<p>Toplu taşımayla hastaneye gidecek vatandaşlar için en kısa seçeneklerden biri İZBAN ile Egekent İstasyonu’na ulaşmak. Egekent Aktarma Merkezi’nden hareket eden 596 numaralı ESHOT hattı, doğrudan Kâtip Çelebi Üniversitesi durağına gidiyor.</p>

<p>Egekent Aktarma Merkezi ile Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi arasında çalışan 817 numaralı otobüs hattı da Kâtip Çelebi Üniversitesi durağından geçiyor. Konak yönünden gelecek yolcular ise üniversite durağının güzergâhında bulunduğu 920 numaralı Çiğli-Konak hattını kullanabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Otobüs güzergâhları ve hareket saatlerinde dönemsel değişiklik yapılabildiği için yola çıkmadan önce ESHOT’un internet sitesi veya İzmirim Kart mobil uygulaması üzerinden güncel sefer bilgilerinin kontrol edilmesi gerekiyor.</p>

<h2>İKÇÜ DİŞ HASTANESİNDEN RANDEVU NASIL ALINIR?</h2>

<p>Hastalar, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin resmi internet sitesinde bulunan “Hasta Randevu Sistemi” üzerinden başvuru yapabiliyor. Randevu ekranına fakültenin “dis.ikcu.edu.tr” adresinden ulaşılabiliyor.</p>

<p>Ortodonti gibi bazı kliniklerde yeni hasta kabulü belirli tarihlerde ve kontenjanlar doğrultusunda yapılıyor. Bu nedenle randevu almadan önce ilgili kliniğin güncel hasta kabul duyurularının kontrol edilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Randevu ve tedavi sürecine ilişkin ayrıntılı bilgi almak isteyenler, fakültenin 0232 325 40 40 ve 0232 325 55 00 numaralı telefonlarından hastaneye ulaşabiliyor.</p>

<p><img alt="3Ccf0675 201F 4602 A2C5 79A3806253E9" class="detail-photo img-fluid" height="1402" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/3ccf0675-201f-4602-a2c5-79a3806253e9.png" width="1122" /></p>

<h2>GELENEKSEL ÖLÇÜ YERİNE DİJİTAL KAMERA KULLANILIYOR</h2>

<p>Hastanede bilgisayar destekli tasarım ve üretim teknolojileri kullanılarak dijital iş akışıyla kişiye özel protez hazırlanabiliyor. Ağız içine yerleştirilen dijital kameralarla alınan ölçüler, geleneksel ölçü kalıplarının yol açabildiği bulantı ve rahatsızlık hissini ortadan kaldırıyor.</p>

<p>İKÇÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ender Akan, yeni binada hasta memnuniyetini ve mahremiyetini öne çıkaran bir sistem kurduklarını söyledi. Kliniklerin birbirinden bağımsız özel muayenehane düzeninde planlandığını belirten Akan, hastanın ağzına temas etmeden alınan dijital ölçülerle tedavi sürecinin daha konforlu hale getirildiğini ifade etti.</p>

<h2>ÇOCUKLARA GENEL ANESTEZİ ALTINDA TEDAVİ İMKANI</h2>

<p>Yeni diş hastanesinde tedaviye uyum sağlamakta zorlanan çocuklar için genel anestezi altında diş tedavisi de uygulanıyor. Ameliyathaneler ve ileri klinik altyapısı sayesinde cerrahi işlem gerektiren hastaların tedavilerinin aynı sağlık kompleksi içinde yürütülmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Hastanede ağız, diş ve çene cerrahisi, periodontoloji, protetik diş tedavisi, endodonti, restoratif diş tedavisi, çocuk diş hekimliği, ağız, diş ve çene radyolojisi ile ortodonti alanlarında hizmet sunuluyor.</p>

<h2>2018’DE BAŞLAYAN YATIRIM HİZMETE GİRDİ</h2>

<p>İKÇÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, yapımına 2018 yılında başlanan hastanenin deprem ve Kovid-19 salgını nedeniyle planlanandan daha geç tamamlandığını söyledi. Yeni binanın daha önce kullanılan sağlık tesisinden yaklaşık üç kat büyük olduğu belirtildi.</p>

<p>Hastanenin uzun vadeli büyümeye uygun ve modüler biçimde tasarlandığını kaydeden Bulduklu, “Bölgenin ve ülkenin en büyük ve kapsamlı hastanesini kazandırmış olduk” dedi. Binada engelli hastaların erişimini kolaylaştıracak düzenlemelere de yer verildi.</p>

<h2>ÖĞRENCİLER AYNI BİNADA UYGULAMALI EĞİTİM ALACAK</h2>

<p>Hastane, vatandaşlara ağız ve diş sağlığı hizmeti sunmasının yanı sıra Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerinin uygulamalı eğitim merkezi olarak da kullanılacak. Öğrenciler, yeni oluşturulan laboratuvarlar ve modern kliniklerde öğretim üyelerinin gözetiminde eğitim alacak.</p>

<p>İlk hastalar da yeni binadaki teknolojik altyapıdan ve kliniklerin düzeninden memnun kaldıklarını belirtti. Hastaneye protez tedavisi için başvuran vatandaşlar, bağımsız muayene alanları sayesinde kendilerini özel bir sağlık kuruluşunda gibi hissettiklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/izmirde-yeni-dis-hastanesi-hizmete-girdi-ikcu-dis-hastanesi-nerede-nasil-gidilir</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/c1ec4228-5b7b-4b50-8bf4-69262c083bc8.png" type="image/jpeg" length="29069"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serinlerken sağlığınızdan olmayın: Uzmanlardan klima kullanımında kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/serinlerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanlardan-klima-kullaniminda-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/serinlerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanlardan-klima-kullaniminda-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Alev Gürgün, bakımsız filtrelerin alerji, astım ve ciddi akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırlayabileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, yanlış sıcaklık ayarı ve bakımsız cihazlar solunum yolu hastalıkları riskini yükseltiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, klimaların 23-25 derece arasında çalıştırılması, havanın doğrudan vücuda verilmemesi ve kapalı ortamların düzenli havalandırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Klimalı ortam ile dışarıdaki sıcaklık arasında büyük fark oluşmasının vücudun ısı değişimine uyum sağlamasını zorlaştırdığını ifade eden Gürgün, özellikle terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmanın üst solunum yollarında tahriş, öksürük ve enfeksiyona neden olabileceğini söyledi.</p>

<h2>İDEAL SICAKLIK 23-25 DERECE OLMALI</h2>

<p>Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, aşırı sıcak ve nem nedeniyle ev, iş yeri, toplu taşıma aracı ve diğer kapalı alanlarda klima kullanımının yaygınlaştığını belirtti.</p>

<p>İç ortamın aşırı soğutulmaması gerektiğini vurgulayan Gürgün, “Dışarısı çok sıcak, iç ortam ise aşırı soğuk olduğunda vücut bu ani değişime uyum sağlayamaz. Klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalı” dedi.</p>

<p>Klima havasının doğrudan yüze, boyna, göğse ya da sırta yöneltilmemesi gerektiğini belirten Gürgün, uzun süre klimanın önünde kalmanın kas ağrıları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini kaydetti.</p>

<h2>TEMİZLENMEYEN FİLTRELER ALERJİYİ TETİKLİYOR</h2>

<p>Soğuk ve kuru havanın burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe yol açabileceğini belirten Gürgün, sinüzit şikâyetlerinin de klima kullanımıyla artabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Filtre temizliğinin ihmal edilmesi durumunda cihazlarda toz, polen, küf mantarı ve akarların birikebildiğini aktaran Gürgün, bu maddelerin alerjik astım, saman nezlesi ve diğer alerjik yakınmaları tetikleyebileceğini söyledi.</p>

<p>Klimaların hava dolaşımı sırasında ortamda bulunan bakteri ve virüsleri yayabileceğini belirten Gürgün, yaz mevsimi öncesinde bakım ve temizlik yapılmasının sağlık açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>BAKIMSIZ KLİMALAR LEJYONER HASTALIĞINA YOL AÇABİLİR</h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün, bakımı yapılmayan klimalarda bakteri ve mantarların çoğalması için uygun ortam oluşabileceğini belirtti. Bu durumun nadir görülmesine rağmen ciddi sonuçlar doğurabilen Lejyoner hastalığına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Lejyoner hastalığının “Legionella Pneumophila” bakterisinin nemli ortamlarda çoğalması ve solunum yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Gürgün, hastalığın ağır ve ölümcül zatürreye dönüşebileceğini kaydetti.</p>

<p>Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile ishalin hastalığın temel belirtileri arasında bulunduğunu aktaran Gürgün, temizlenmemiş klimaların önemli risk kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<h2>RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI</h2>

<p>Astım ve KOAH hastaları, alerjik bünyeye sahip kişiler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler klima kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk taşıyor.</p>

<p>Bu gruptaki kişilerin cihaz bakımını ihmal etmemesi, sıcaklık değişimini kademeli olarak ayarlaması ve klima havasının doğrudan üzerlerine gelmesini önlemesi gerekiyor.</p>

<h2>EN SIK YAPILAN KLİMA HATALARI</h2>

<p>Klima kullanımında en sık yapılan hatalar arasında cihazı çok düşük derecede çalıştırmak, klimanın önünde uzun süre kalmak ve filtre temizliğini ertelemek yer alıyor.</p>

<p>Terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmak ve kapalı ortamı dışarıdan temiz hava alacak şekilde havalandırmamak da hastalık riskini artıran davranışlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlar, klima kaynaklı sağlık sorunlarından korunmak için cihazların düzenli bakımının yaptırılmasını, sıcaklığın dengeli ayarlanmasını ve ortamın belirli aralıklarla havalandırılmasını öneriyor.</p>

<p>Yaz sıcaklarıyla birlikte klima kullanımı artarken, yanlış sıcaklık ayarı ve bakımsız cihazlar solunum yolu hastalıkları riskini yükseltiyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, klimaların 23-25 derece arasında çalıştırılması, havanın doğrudan vücuda verilmemesi ve kapalı ortamların düzenli havalandırılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Klimalı ortam ile dışarıdaki sıcaklık arasında büyük fark oluşmasının vücudun ısı değişimine uyum sağlamasını zorlaştırdığını ifade eden Gürgün, özellikle terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmanın üst solunum yollarında tahriş, öksürük ve enfeksiyona neden olabileceğini söyledi.</p>

<h2>İDEAL SICAKLIK 23-25 DERECE OLMALI</h2>

<p>Acıbadem Kent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alev Gürgün, aşırı sıcak ve nem nedeniyle ev, iş yeri, toplu taşıma aracı ve diğer kapalı alanlarda klima kullanımının yaygınlaştığını belirtti.</p>

<p>İç ortamın aşırı soğutulmaması gerektiğini vurgulayan Gürgün, “Dışarısı çok sıcak, iç ortam ise aşırı soğuk olduğunda vücut bu ani değişime uyum sağlayamaz. Klima kullanımında ideal iç ortam sıcaklığı 23-25 derece arasında olmalı” dedi.</p>

<p>Klima havasının doğrudan yüze, boyna, göğse ya da sırta yöneltilmemesi gerektiğini belirten Gürgün, uzun süre klimanın önünde kalmanın kas ağrıları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabileceğini kaydetti.</p>

<h2>TEMİZLENMEYEN FİLTRELER ALERJİYİ TETİKLİYOR</h2>

<p>Soğuk ve kuru havanın burun, boğaz ve gırtlakta kuruluk, yanma ve öksürüğe yol açabileceğini belirten Gürgün, sinüzit şikâyetlerinin de klima kullanımıyla artabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Filtre temizliğinin ihmal edilmesi durumunda cihazlarda toz, polen, küf mantarı ve akarların birikebildiğini aktaran Gürgün, bu maddelerin alerjik astım, saman nezlesi ve diğer alerjik yakınmaları tetikleyebileceğini söyledi.</p>

<p>Klimaların hava dolaşımı sırasında ortamda bulunan bakteri ve virüsleri yayabileceğini belirten Gürgün, yaz mevsimi öncesinde bakım ve temizlik yapılmasının sağlık açısından önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h2>BAKIMSIZ KLİMALAR LEJYONER HASTALIĞINA YOL AÇABİLİR</h2>

<p>Prof. Dr. Gürgün, bakımı yapılmayan klimalarda bakteri ve mantarların çoğalması için uygun ortam oluşabileceğini belirtti. Bu durumun nadir görülmesine rağmen ciddi sonuçlar doğurabilen Lejyoner hastalığına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Lejyoner hastalığının “Legionella Pneumophila” bakterisinin nemli ortamlarda çoğalması ve solunum yoluyla vücuda girmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Gürgün, hastalığın ağır ve ölümcül zatürreye dönüşebileceğini kaydetti.</p>

<p>Nefes darlığı, öksürük, yüksek ateş, halsizlik, baş ve kas ağrıları ile ishalin hastalığın temel belirtileri arasında bulunduğunu aktaran Gürgün, temizlenmemiş klimaların önemli risk kaynaklarından biri olduğunu ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>RİSK GRUBUNDAKİLER DAHA DİKKATLİ OLMALI</h2>

<p>Astım ve KOAH hastaları, alerjik bünyeye sahip kişiler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf bireyler klima kaynaklı enfeksiyonlara karşı daha yüksek risk taşıyor.</p>

<p>Bu gruptaki kişilerin cihaz bakımını ihmal etmemesi, sıcaklık değişimini kademeli olarak ayarlaması ve klima havasının doğrudan üzerlerine gelmesini önlemesi gerekiyor.</p>

<h2>EN SIK YAPILAN KLİMA HATALARI</h2>

<p>Klima kullanımında en sık yapılan hatalar arasında cihazı çok düşük derecede çalıştırmak, klimanın önünde uzun süre kalmak ve filtre temizliğini ertelemek yer alıyor.</p>

<p>Terliyken doğrudan soğuk havaya maruz kalmak ve kapalı ortamı dışarıdan temiz hava alacak şekilde havalandırmamak da hastalık riskini artıran davranışlar arasında bulunuyor.</p>

<p>Uzmanlar, klima kaynaklı sağlık sorunlarından korunmak için cihazların düzenli bakımının yaptırılmasını, sıcaklığın dengeli ayarlanmasını ve ortamın belirli aralıklarla havalandırılmasını öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/serinlerken-sagliginizdan-olmayin-uzmanlardan-klima-kullaniminda-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/88bb94e8-d49e-4156-a7b9-83bf6f66c9a9.png" type="image/jpeg" length="47061"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SGK muayene katılım paylarını artırdı: İşte yeni tutarlar]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/sgk-muayene-katilim-paylarini-artirdi-iste-yeni-tutarlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/sgk-muayene-katilim-paylarini-artirdi-iste-yeni-tutarlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[SGK, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren düzenleme, kamu ve özel hastanelerdeki muayene katılım paylarını yeniden belirledi; birinci basamak ücretsiz kaldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu, Sağlık Uygulama Tebliği’nde yaptığı değişiklikle kamu, üniversite ve özel hastanelerde uygulanan muayene katılım paylarını artırdı. 1 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenlemeyle devlet hastanelerindeki katılım payı 50 TL’ye, eğitim ve araştırma hastanelerinde 90 TL’ye, özel hastanelerde ise 100 TL’ye yükseldi.</p>

<p>Resmî Gazete’de yayımlanan düzenleme, ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayeneleri için alınan katılım paylarını kapsıyor. Birinci basamak sağlık kuruluşlarındaki muayenelerden ise katılım payı alınmayacak.</p>

<h2>HASTANE TÜRÜNE GÖRE YENİ ÜCRETLER</h2>

<p>Yeni tarifeye göre ikinci basamak resmî sağlık hizmeti sunucularında yapılan muayenelerde 50 TL katılım payı uygulanacak.</p>

<p>Sağlık Bakanlığına bağlı eğitim ve araştırma hastaneleri, bu hastanelere bağlı semt poliklinikleri, üçüncü basamak Sağlık Bakanlığı hastaneleri ile devlet üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği hastanelerinde katılım payı 90 TL olacak.</p>

<p>Vakıf üniversitelerinin tıp ve diş hekimliği hastaneleri ile ikinci ve üçüncü basamak özel sağlık kuruluşlarında ise muayene katılım payı 100 TL olarak tahsil edilecek.</p>

<h2>AİLE HEKİMİ SEVKİYLE ÜCRET YARIYA DÜŞECEK</h2>

<p>Aile hekimi veya yetkilendirilmiş işyeri hekimi tarafından hastaneye sevk edilen hastalara yüzde 50 indirim uygulanacak. Bu kapsamda devlet hastanesine sevkle başvuranlardan 25 TL, eğitim ve araştırma hastanelerine sevk edilenlerden 45 TL katılım payı alınacak.</p>

<p>Özel hastanelere aile hekimi sevkiyle yapılan başvurularda ise 100 TL olarak belirlenen katılım payı 50 TL’ye düşecek.</p>

<h2>10 GÜN İÇİNDEKİ İKİNCİ BAŞVURUYA 30 TL EKLENECEK</h2>

<p>Acil durumlar, birinci basamak sağlık kuruluşları, SGK tarafından belirlenen kronik hastalıklar ve elektronik sevk kapsamında yapılan başvurular düzenlemenin dışında tutulacak.</p>

<p>Bu istisnalar dışında, aynı uzmanlık dalında 10 gün içinde farklı bir sağlık kuruluşuna yeniden başvuran hastalardan normal katılım payına ek olarak 30 TL daha tahsil edilecek. Daha önce 5 TL olan ilave tutar böylece altı katına çıkarılmış oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>DÜZENLEME 1 TEMMUZ’DA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ</h2>

<p>Yeni muayene katılım payları, tebliğin Resmî Gazete’de yayımlandığı 1 Temmuz 2026 tarihi itibarıyla uygulanmaya başladı. Düzenleme, özellikle kronik rahatsızlığı nedeniyle düzenli kontrol ve muayene için hastaneye başvuran vatandaşların sağlık harcamalarını artıracak.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/sgk-muayene-katilim-paylarini-artirdi-iste-yeni-tutarlar</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/07/b2922bcf-15fd-46b6-9e81-479b44e25ecb-2.webp" type="image/jpeg" length="99164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Denizli'de yanan otobüsten kurtulan Erenay hastaneden doğum gününde çıktı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/denizlide-yanan-otobusten-kurtulan-erenay-hastaneden-dogum-gununde-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/denizlide-yanan-otobusten-kurtulan-erenay-hastaneden-dogum-gununde-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Denizli’de 9 kişinin öldüğü otobüs kazasında ağır yanan Erenay Ünal, İzmir’deki 22 günlük tedavinin ardından 18. yaşını kutlayarak taburcu oldu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Denizli’nin Sarayköy ilçesinde 9 kişinin yaşamını yitirdiği otobüs kazasında vücudunun yaklaşık yüzde 30’u yanan üniversite öğrencisi Erenay Ünal, entübe halde getirildiği İzmir Şehir Hastanesinde 22 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Erenay, taburcu edilmeden önce sağlık çalışanlarının hazırladığı sürprizle 18. yaş gününü kutladı.</p>

<p>Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü birinci sınıf öğrencisi Ünal’ın Antalya’ya gitmek üzere bindiği yolcu otobüsü, 31 Mayıs’ta bariyerlere çarptıktan sonra alev aldı. Kazada 9 kişi hayatını kaybetti, Erenay Ünal’ın da aralarında bulunduğu 32 kişi yaralandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p>

<h2>ALEVLERİN ARASINDAN KIRIK CAMDAN ÇIKTI</h2>

<p>Otobüsün ön bölümündeki 3 numaralı koltukta yolculuk yapan Erenay, aracın kısa sürede dumanla dolduğunu ve kapıların açılamaması üzerine yolcuların camlara yöneldiğini anlattı. Yangın büyüyünce orta kapının merdivenlerine sığınan genç öğrenci, bulduğu kırık camdan kendisini dışarı atarak kurtuldu.</p>

<p>Erenay, kaza öncesinde şoförün birkaç kez aracı durdurarak kontrol yaptığını belirtti. Otobüsün düz yolda ilerlerken bariyerlere çıktığını, sürüklendikten sonra yangının başladığını söyleyen Ünal, içeride yaşanan panik sırasında cam kırma çekici bulamadığını ifade etti.</p>

<h2>VÜCUDUNUN ÜÇTE BİRİNDE AĞIR YANIK OLUŞTU</h2>

<p>Kazada Erenay’ın vücudunun yaklaşık üçte birinde ikinci ve üçüncü derece yanık oluştu. Yangın sırasında soluduğu duman nedeniyle nefes borusu ile akciğerlerinde de hasar meydana geldi.</p>

<p>İlk müdahalesi Pamukkale Üniversitesinde yapılan genç öğrenci, bilinci kapalı ve entübe halde İzmir Şehir Hastanesi Yanık Merkezine sevk edildi. Erenay, yoğun bakımda başlayan tedavisinin beşinci gününde gözlerini açtı.</p>

<h2>AKCİĞERİNDEKİ İS VE KURUMLAR TEMİZLENDİ</h2>

<p>Erenay’ın tedavisini yürüten Prof. Dr. Akgün Oral, hastanın nefes borusu ve akciğerlerinde biriken is ile kurumların kameralı sistem kullanılarak temizlendiğini söyledi. Solunum yollarındaki tedavinin ardından uyandırılan Erenay’ın yanık bakım süreci de yoğun şekilde sürdürüldü.</p>

<p>Oral, ağır durumda teslim aldıkları hastayı yürüyerek evine gönderebilmenin sağlık çalışanları açısından büyük mutluluk olduğunu belirtti. Tedavinin başarıyla tamamlanmasının ardından Erenay’ın taburculuk işlemleri başlatıldı.</p>

<h2>18. YAŞINI HASTANEDE PASTA KESEREK KUTLADI</h2>

<p>Sağlık çalışanları, taburcu olmaya hazırlanan Erenay Ünal için hastanede doğum günü sürprizi yaptı. Prof. Dr. Akgün Oral ve Yanık Merkezi çalışanları, Erenay’ın 18. yaşını pasta keserek kutladı.</p>

<p>Erenay, sedyeyle ambulansa bindirildiği anı hatırladığını ancak gözlerini açtığında üzerinden 5 gün geçtiğini öğrendiğini söyledi. “18. yaşımı bu şekilde kutlayacağımı hiç düşünmezdim” diyen Ünal, yeniden nefes alabilmenin ve yemek yiyebilmenin değerini yaşadığı süreçte daha iyi anladığını ifade etti.</p>

<h2>“ERENAY O GÜN YENİDEN DOĞDU”</h2>

<p>Anne Sema Ünal, oğlunun İzmir’e bilinci kapalı getirildiğini ve sağlık ekibinin her gün kendilerine umut veren haberler verdiğini anlattı. Entübe tedavisinin beşinci gününde sona erdiğini belirten anne Ünal, “Erenay o gün yeniden doğdu” dedi.</p>

<p>Sağlığına kavuşarak hastaneden ayrılan Erenay Ünal, fiziksel tedavi sürecini geride bırakmasına rağmen kazanın psikolojik etkisinin sürdüğünü söyledi. Genç öğrencinin kontrollerinin belirlenen takvim doğrultusunda devam etmesi bekleniyor.</p>

<p>```</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Asayiş, Denizli Haberleri, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/denizlide-yanan-otobusten-kurtulan-erenay-hastaneden-dogum-gununde-cikti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 14:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/7117a099-a0f7-41eb-84b3-b61caef667bf.png" type="image/jpeg" length="75976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hekim Birliği’nden çarpıcı iddia: Genel Başkan odasına zorla girildi!]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/hekim-birliginden-carpici-iddia-genel-baskan-odasina-zorla-girildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/hekim-birliginden-carpici-iddia-genel-baskan-odasina-zorla-girildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hekim Birliği Sendikası, “kayyım atandı” iddialarını yalanladı. Sendika yönetimi, İzmir’deki genel merkezde Genel Başkan odasının çilingirle açılmaya çalışıldığını, başarısız olunmasının ardından kapının zorla açılarak yetkisiz kişilerin içeri girdiğini öne sürdü]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hekim Birliği Sendikası, son günlerde kamuoyunda gündeme gelen “sendikaya kayyım atandı” iddialarına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı. Hekim Birliği Sendikası Genel Başkanı Dr. Hatice Çerçi Balcı imzasıyla yapılan açıklamada, söz konusu iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilirken, sendika yönetiminin görevine devam ettiği vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada, Hekim Birliği Sendikası’nın kuruluşundan bu yana yalnızca hekimlerin yanında olmak, çalışma koşullarını iyileştirmek, özlük haklarını korumak ve hekimlik mesleğinin onurunu savunmak amacıyla mücadele ettiği ifade edildi.</p>

<h2>“Bugün itibarıyla Hekim Birliği Sendikası’na atanmış bir kayyım bulunmamaktadır”</h2>

<p>Açıklamada, 30-31 Ekim 2025 tarihlerinde gerçekleştirilen Hekim Birliği Sendikası 2. Olağan Genel Kurulu’na karşı iptal davası açıldığı, ilk derece mahkemesinin ise genel kurulun iptaline ve kararın kesinleşmesinin ardından sendikanın üç kayyım nezaretinde genel kurula götürülmesine karar verdiği aktarıldı. Ancak bu kararın kesinleşmediğinin altı çizildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Açıklamada şu ifadelere yer verildi:</strong></p>

<p>“Ancak altını özellikle çizmek isterim ki; ilk derece mahkemesi tarafından verilen bu karar kesinleşmiş ve icra edilebilir nitelikte bir karar değildir. Bu karar, hukuki süreç tamamlanmadan Sendika yönetiminin görevini sona erdiren bir sonuç doğurmamaktadır. Dolayısıyla bugün itibarıyla Hekim Birliği Sendikası’na atanmış bir kayyım bulunmamaktadır. Merkez Yönetim Kurulumuz görevinin başındadır. Sendikamız, hekimlerin hakları için çalışmalarına aynı kararlılıkla devam etmektedir. Genel kurulun iptaline ilişkin karar, Yargıtay süreci de tamamlanarak kesinleşmediği sürece hukuken nihai sonuç doğurmayacaktır” denildi.</p>

<h2>Yetkisiz işlemler ve Genel Başkan odasına giriş iddiası</h2>

<p>Açıklamada, 2025 yılının Haziran ve Temmuz aylarında, seçim sürecine gidilmeden önce bazı kişiler tarafından sendika iradesini ve üyelerin demokratik tercihlerini hiçe sayan girişimlerde bulunulduğu öne sürüldü.</p>

<p>“Soyut ve mesnetsiz iddialar üzerinden, yetkisiz şekilde ayrı bir karar defteri ve imza sirküleri çıkarılmış; bu belgelerle resmi makamlar nezdinde işlem yapılmaya çalışılmıştır” ifadelerine yer verilen açıklamada, bu konuya ilişkin İzmir 4. İş Mahkemesi’nde dava açıldığı belirtildi.</p>

<p>Öte yandan olayların yalnızca hukuki bir tartışma boyutunda kalmadığı da ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, Hekim Birliği Sendikası Genel Merkezi’nin bulunduğu İzmir’deki ofiste Genel Başkan odasının çilingir yardımıyla hukuka aykırı şekilde açılmaya çalışıldığı, girişimin başarısız olmasının ardından kapının zorla açıldığı ve yetkisiz kişilerin Genel Başkanlık makamına girdiği iddia edildi.</p>

<p>Bu gelişmeler nedeniyle yargı mercilerine başvurulduğu ve ilgili kişiler hakkında uzaklaştırma kararı aldırıldığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>GAMZE ESKİKÖY</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/hekim-birliginden-carpici-iddia-genel-baskan-odasina-zorla-girildi</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 13:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/e-i-e-a-e-a-e-a.webp" type="image/jpeg" length="50367"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İZTO’da kalpler lösemili çocuklar için attı]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/iztoda-kalpler-losemili-cocuklar-icin-atti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/iztoda-kalpler-losemili-cocuklar-icin-atti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apeas Sanat öğrencilerinin hazırladığı karma sergi, İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu’nda lösemili çocuklara destek amacıyla açıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Ticaret Odası Sergi Salonu, lösemili çocuklara destek amacıyla düzenlenen anlamlı bir sergiye ev sahipliği yaptı. Resim Öğretmeni Tülay Apaydın tarafından kurulan Apeas Sanat’ın öğrencilerinin eserlerinden oluşan “Bu iyilikte ben de varım” Karma Sergisi, sanatseverlerle buluştu.</p>

<p>15-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen sergide, sanatçılar ve konuklar Lösemili Çocuklar Vakfı’na destek verdi. Serginin açılışına İzmir Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı Tahir Özdemir, İzmir Ticaret Odası Genel Sekreteri Prof. Dr. Mustafa Tanyeri, Lösemili Çocuklar Vakfı Halkla İlişkiler Koordinatörü Gamze Berçin Edirne ve çok sayıda sanatsever katıldı.</p>

<p><img alt="A W728375 01" class="detail-photo img-fluid" height="666" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/a-w728375-01.jpg" width="999" /></p>

<h2>SANAT İYİLİK İÇİN BULUŞTU</h2>

<p>Açılış töreninde konuşan Apeas Sanat Kurucusu Tülay Apaydın, serginin sanat yoluyla dayanışmayı büyütmeyi amaçladığını söyledi.</p>

<p>Apaydın, “Bu İyilikte Ben de Varım sloganıyla düzenlediğimiz sergimizde, sanatın birleştirici gücü, Lösemili Çocuklar Vakfı’nın çocuklarımıza ve ailelerine sunduğu umutla buluştu. Her eser, yalnızca bir sanat çalışması değil; aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın ve toplumsal duyarlılığın bir ifadesi” dedi.</p>

<h2>İZTO’YA PLAKET TAKDİM EDİLDİ</h2>

<p>Organizasyona katkı sunan sanatçılara ve sergiye destek veren konuklara teşekkür eden Apaydın, iyiliğe ortak olan herkesin sergiye anlam kattığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açılış konuşmalarının ardından, katkılarından dolayı İzmir Ticaret Odası’na plaket takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Kültür Sanat, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/iztoda-kalpler-losemili-cocuklar-icin-atti</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 13:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/a-w728375-03.jpg" type="image/jpeg" length="36490"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında yeni iş birliği]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/bakircay-universitesi-ile-saglik-bakanligi-arasinda-yeni-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/bakircay-universitesi-ile-saglik-bakanligi-arasinda-yeni-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokolle toplum sağlığına yönelik ortak projeler geliştirilecek. Rektör Rasim Akpınar, iş birliğinin bilimsel birikimi toplum yararına dönüştürecek projelere zemin hazırlayacağını söyledi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü arasında toplum sağlığını güçlendirmeye yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Protokolle eğitim, araştırma, farkındalık ve koruyucu sağlık hizmetleri alanında ortak çalışmalar yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<p>İmza törenine İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürü Kenan Volkan Demirel, İzmir Bakırçay Üniversitesi Genel Sekreteri Dr. Öğr. Üyesi Ali Köstepen ve Genel Müdür Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Çağrı Emin Şahin katıldı.</p>

<h2>TOPLUM SAĞLIĞI İÇİN ORTAK ÇALIŞMA YÜRÜTÜLECEK</h2>

<p>Protokol kapsamında toplumsal sağlığın geliştirilmesine yönelik eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi, bilimsel araştırmaların teşvik edilmesi ve farkındalık çalışmalarının artırılması planlanıyor. Kurumlar arasında bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi de iş birliğinin temel başlıkları arasında yer alıyor.</p>

<p>İş birliğiyle birlikte sağlıklı yaşam bilincini artıracak, koruyucu sağlık hizmetlerine katkı sağlayacak ve farklı paydaşların katılımıyla sürdürülebilir hale getirilecek projelerin hayata geçirilmesi amaçlanıyor.</p>

<h2>AKADEMİK BİLGİ KAMU HİZMETİYLE BULUŞACAK</h2>

<p>İmzalanan protokol, üniversitenin akademik birikiminin kamu hizmetleriyle daha etkin buluşturulmasını hedefliyor. Bu kapsamda, toplum yararını önceleyen uygulamaların geliştirilmesi ve sahada karşılığı olan projelerin desteklenmesi bekleniyor.</p>

<p>Sağlığın geliştirilmesi alanında kurulacak ortak çalışma kültürüyle, hem bilimsel üretimin toplumsal faydaya dönüşmesi hem de kamu kurumlarıyla akademi arasındaki bağın güçlenmesi öngörülüyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 18 At 12.03.12 (1)" class="detail-photo img-fluid" height="1326" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-18-at-120312-1.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AKPINAR: YENİ PROJELERE ZEMİN HAZIRLAYACAK</h2>

<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma faaliyetleriyle değil, toplumsal gelişime katkı sunan iş birlikleriyle de önemli bir sorumluluk taşıdığını belirtti.</p>

<p>Akpınar, “Sağlığın geliştirilmesi, güçlü kurumlar arası iş birlikleriyle sürdürülebilir hale gelebilir. Sağlık Bakanlığımız ile imzaladığımız bu protokolün, bilimsel bilgi birikimimizi toplum yararına dönüştürecek yeni projelere ve uygulamalara zemin hazırlayacağına inanıyoruz. İzmir Bakırçay Üniversitesi olarak toplum sağlığına katkı sunacak her türlü iş birliğini desteklemeyi sürdüreceğiz” dedi.</p>

<h2>KORUYUCU SAĞLIK ÇALIŞMALARINA KATKI BEKLENİYOR</h2>

<p>Protokolün, koruyucu sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve sağlıklı yaşam bilincinin artırılması açısından önemli bir katkı sunması bekleniyor. Üniversite ve bakanlık birimleri arasında kurulacak iş birliğiyle, toplumun farklı kesimlerine ulaşan çalışmaların geliştirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>İzmir Bakırçay Üniversitesi ile Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü arasındaki bu adımın, sağlık alanında akademi-kamu iş birliğini güçlendiren yeni projelere kapı açması bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/bakircay-universitesi-ile-saglik-bakanligi-arasinda-yeni-is-birligi</guid>
      <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-18-at-120312-2.jpeg" type="image/jpeg" length="61687"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İzmir’in Sağlıklı Yaşam Hareketi Selçuk’ta sürdü: Öğrenciler bağımlılığa karşı yürüdü]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/izmirin-saglikli-yasam-hareketi-selcukta-surdu-ogrenciler-bagimliliga-karsi-yurudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/izmirin-saglikli-yasam-hareketi-selcukta-surdu-ogrenciler-bagimliliga-karsi-yurudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeşilay İzmir Sağlıklı Yaşam Projesi kapsamında Selçuk’ta düzenlenen festivalde öğrenciler, veliler ve protokol bağımlılığa karşı farkındalık için buluştu.  İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve Yeşilay iş birliğiyle yürütülen projede, sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması hedefleniyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde ve Türkiye Yeşilay Cemiyeti iş birliğiyle yürütülen Yeşilay İzmir Sağlıklı Yaşam Projesi, Selçuk’ta düzenlenen Sağlıklı Yaşam Festivali ile devam etti. Programda sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaştırılması ve bağımlılıklara karşı toplumsal farkındalığın artırılması hedeflendi.</p>

<p>İstasyon Meydanı Su Kemerleri önünden bando ve bisikletli grupların öncülüğünde başlayan yürüyüş, Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Tören Alanı’nda sona erdi. Etkinliğe ilçe protokolü, eğitim yöneticileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p>

<h2>SELÇUK’TA SAĞLIKLI YAŞAM YÜRÜYÜŞÜ</h2>

<p>Programa Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar, Selçuk Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Güzel, İzmir İl Millî Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi, İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı İlker Erarslan, Selçuk ilçe protokol üyeleri ve proje kapsamındaki okulların temsilcileri katıldı.</p>

<p>Yürüyüşün ardından tören alanında kurulan stantlar gezildi. Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 06 16 At 14.28.17" class="detail-photo img-fluid" height="1000" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-142817.jpeg" width="1500" /></p>

<h2>İZMİR’DEN TÜRKİYE’YE YAYILAN HAREKET</h2>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Selçuk İlçe Millî Eğitim Müdürü Ali Serkan Atlan, sağlıklı yaşam ve bağımlılıkla mücadele çalışmalarının toplum sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Atlan, İzmir’in bu alanda öncü bir rol üstlendiğini belirterek, kentten başlayan sağlıklı yaşam hareketinin Türkiye geneline yayılan güçlü bir farkındalık çalışmasına dönüştüğünü vurguladı.</p>

<h2>BAĞIMLILIĞIN HER TÜRLÜSÜNE HAYIR MESAJI</h2>

<p>İzmir İl Millî Eğitim Müdürü ve Yeşilay İzmir Şube Başkanı Dr. Ömer Yahşi, Selçuk’ta öğrenciler, öğretmenler ve velilerin yoğun katılımıyla bağımlılığa karşı güçlü bir irade ortaya konulduğunu söyledi.</p>

<p>Yahşi, “Bağımlılığın her türlüsüne hayır diyoruz” diyerek çocukların ve gençlerin madde, teknoloji, kumar, sigara ve alkol başta olmak üzere her türlü bağımlılıktan uzak tutulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>ÇOCUKLAR İÇİN ORTAK SORUMLULUK VURGUSU</h2>

<p>Gençleri ormana, toprağa, sokağa, mahalleye, parklara ve oyun alanlarına davet eden bir anlayışı savunduklarını belirten Yahşi, “Hiçbir çocuğumuzu kaybedecek ve endüstriye verecek lüksümüz yok” dedi.</p>

<p>Sağlıklı nesiller yetiştirmenin ortak sorumluluk olduğunu vurgulayan Yahşi, sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir gelecek için birlikte çalışma çağrısı yaptı. Yahşi, 2026 yılının “Bağımsızlık Yılı” olarak değerlendirileceğini belirterek çocukların iradesini tehdit eden tüm bağımlılık türlerine karşı mücadelenin süreceğini söyledi.</p>

<h2>GÜNDOĞDU MEYDANI’NA DAVET</h2>

<p>Dr. Ömer Yahşi, konuşmasının sonunda katılımcıları 18 Haziran’da İzmir Konak Gündoğdu Meydanı’nda düzenlenecek festivale davet etti. Festivalin, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı yaşam farkındalığını kent genelinde büyütmeyi amaçladığı belirtildi.</p>

<p>Yahşi, “İradesine sahip çıkan bir nesil için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz” mesajı verdi.</p>

<h2>KAYMAKAM ÇAĞLAR: TOPLUMSAL SORUMLULUK</h2>

<p>Selçuk Kaymakamı Oğuz Alp Çağlar da konuşmasında Yeşilay’ın Cumhuriyet ile yaşıt köklü bir kuruluş olduğuna dikkat çekti. Gençlerin sağlıklı bir geleceğe hazırlanabilmesi için Yeşilay’ın önemli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.</p>

<p>Çağlar, Millî Eğitim ve Yeşilay iş birliğiyle İzmir’de güçlü bir sağlıklı yaşam hareketi oluştuğunu belirterek, bağımlılıkla mücadelenin toplumsal sorumluluk olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>BAYRAK VE VATAN VURGUSU</h2>

<p>Kaymakam Çağlar, “Bizim bağımlılığımız al yıldızlı bayrağımıza, aziz vatanımıza, ailevi ve manevi değerlerimizedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu değerlerin dışındaki tüm bağımlılık türlerine karşı mücadele etmenin hem vatan borcu hem de toplumsal görev olduğunu belirten Çağlar, programda emeği geçen öğretmenlere, öğrencilere, Yeşilay teşkilatına ve destek veren kurumlara teşekkür etti.</p>

<h2>ÖĞRENCİLERDEN GÖSTERİ</h2>

<p>Konuşmaların ardından Borsa İstanbul Şehit Ömer Halisdemir Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri tarafından hazırlanan müzik dinletisi ile halk oyunları gösterisi sahnelendi.</p>

<p>Selçuk’taki Sağlıklı Yaşam Festivali, günün anısına çekilen toplu fotoğrafla sona erdi. Program, öğrencilerin aktif katılımıyla bağımlılıkla mücadelede farkındalık oluşturan etkinliklerden biri olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Esra SEYİRDEN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/izmirin-saglikli-yasam-hareketi-selcukta-surdu-ogrenciler-bagimliliga-karsi-yurudu</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/whatsapp-image-2026-06-16-at-142819-1.jpeg" type="image/jpeg" length="39977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sıcak havada kalbi zorlayan sessiz tehlike: Bu saatlere dikkat!]]></title>
      <link>https://www.dijitalgaste.com/sicak-havada-kalbi-zorlayan-sessiz-tehlike-bu-saatlere-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dijitalgaste.com/sicak-havada-kalbi-zorlayan-sessiz-tehlike-bu-saatlere-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doç. Dr. Cüneyt Narin, sıcak havalarda sıvı kaybının kalp hastalarında dolaşım sorunlarını artırabileceğini söyledi. Bypass ameliyatı geçiren ve stent takılan hastalar için 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmama uyarısı yapıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz sıcakları, bypass ameliyatı geçiren ve stent takılan hastalar için kalp sağlığı açısından ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Acıbadem Kent Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Cüneyt Narin, sıcak havalarda terleme yoluyla yaşanan sıvı ve mineral kaybının dolaşım sistemini olumsuz etkileyebileceğini belirterek kalp hastalarına uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Narin, aşırı sıcaklarda vücudun sıvı kaybettiğini, bu durumun kan yoğunluğunu artırarak kalbin daha fazla çalışmasına yol açabileceğini söyledi. Özellikle kalp damar hastalığı öyküsü bulunan kişilerde tansiyon dalgalanmaları, çarpıntı, baş dönmesi ve dolaşım problemleri görülebileceğine dikkat çekti.</p>

<h2>SUSUZLUK KALBİN YÜKÜNÜ ARTIRIYOR</h2>

<p>Doç. Dr. Cüneyt Narin, sıcak havalarda yeterli sıvı alınmadığında kalbin yükünün arttığını vurguladı. Narin, günlük sıvı ihtiyacının kişiye göre değiştiğini belirterek özellikle kalp yetmezliği olan hastaların bu konuda mutlaka hekimlerinin önerilerine uyması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Aşırı sıcakların yalnızca kronik hastalığı bulunanları değil, sağlıklı kişileri de etkileyebildiğini belirten Narin, bypass ve stent öyküsü olan hastaların yaz aylarında daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Sıvı kaybının bazı kalp ilaçlarının yan etkilerini daha belirgin hale getirebileceği uyarısında bulundu.</p>

<p><img alt="A W725571 01" class="detail-photo img-fluid" height="1702" src="https://dijitalgastecom.teimg.com/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/a-w725571-01.jpg" width="2551" /></p>

<h2>EN RİSKLİ SAATLER AÇIKLANDI</h2>

<p>Narin, kalp hastalarının günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında mümkün olduğunca dışarı çıkmaması gerektiğini belirtti. Güneş altında uzun süre kalmanın tansiyon değişikliklerine, baş dönmesine ve bayılmaya neden olabileceğini kaydetti.</p>

<p>Dışarı çıkmak zorunda kalan hastalar için açık renkli, bol ve pamuklu kıyafetlerin tercih edilmesi önerildi. Uzman isim, şapka kullanımının ve doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınmanın yaz aylarında kalp hastaları için koruyucu olabileceğini söyledi.</p>

<h2>İLAÇLAR DOKTOR ÖNERİSİ OLMADAN DEĞİŞTİRİLMEMELİ</h2>

<p>Doç. Dr. Narin, bazı hastaların yaz aylarında tansiyon değerlerindeki değişiklikler nedeniyle ilaç dozlarını kendi kararıyla azalttığını ya da ilaçlarını bıraktığını söyledi. Bu yaklaşımın ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti.</p>

<p>Narin, tansiyon ilaçları, kan sulandırıcılar ve diğer kalp ilaçlarının doktor önerisi olmadan değiştirilmemesi gerektiğini vurguladı. Herhangi bir şikayet yaşanması halinde hastaların kendi başına karar almak yerine hekime başvurması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>TATİL PLANINDA SAĞLIK ERİŞİMİ ÖNEMLİ</h2>

<p>Bypass ameliyatı geçiren ya da stent takılan hastaların tatil planı yaparken sağlık hizmetlerine erişimi de dikkate alması gerektiği belirtildi. Narin, kronik hastalığı bulunan kişilerin yolculuğa çıkarken yanlarında yeterli miktarda ilaç bulundurmasının önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Uzun yolculuklarda hareketsiz kalınmaması gerektiğini belirten Narin, beslenme konusunda da uyarılarda bulundu. Ağır, yağlı ve aşırı tuzlu gıdaların kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade ederek sebze ve meyve ağırlıklı dengeli beslenme önerdi.</p>

<h2>DÜZENLİ KONTROL UYARISI</h2>

<p>Hazır ve işlenmiş gıdaların yüksek tuz içerebildiğine dikkat çeken Narin, hipertansiyon ve damar hastalığı bulunan kişilerin yaz aylarında beslenmelerine daha fazla özen göstermesi gerektiğini söyledi. Düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Narin, bypass ameliyatı geçiren ve stent takılan hastaların ilaçlarını önerildiği şekilde kullanmasının, aşırı sıcaklardan korunmasının ve basit önlemleri ihmal etmemesinin yaz mevsimini daha güvenli geçirmeleri açısından kritik olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>İzmir Haberleri, Sağlık</category>
      <guid>https://www.dijitalgaste.com/sicak-havada-kalbi-zorlayan-sessiz-tehlike-bu-saatlere-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dijitalgastecom.teimg.com/crop/1280x720/dijitalgaste-com/uploads/2026/06/kalp-hastaliri-dikkit-1.webp" type="image/jpeg" length="60245"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
