Politika

Özgür Özel, Murat Çalık'ın kaldığı hastaneye gitti: Hesap verecek olanlar 'AK Toroslar' çetesidir

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ı hastanede ziyaret etmek istedi ancak enfeksiyon riski nedeniyle görüşemedi.

Abone Ol

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir Şehir Hastanesi’nde tedavi gören tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ı ziyaret etmek istedi ancak enfeksiyon riski nedeniyle görüşme hakkını annesine devretti.

Özel, sağlık çalışanlarının doğru ve etik şekilde davrandığını belirterek sosyal medyadaki eleştirileri haksız bulduğunu söyledi.

Çalık’ın hastane hastane dolaştırılmasını “zulüm rejimi” olarak niteleyen Özel, bu uygulamaları Hâkimler ve Savcılar Kuruluna şikâyet edeceklerini açıkladı.

"Murat Çalık ve ailesini ziyaret etmek üzere buraya geldim." diyen Özel, basın mensuplarına şu açıklamayı yaptı:

Hematoloji servisine çıktık. Başhekimin öncesinden nezaketiyle, hematolojinin bölüm başkanının, değerli hocamızın bana eşlik ederek Sayın Mehmet Murat Çalık’ı ziyaret edebileceğim söylendi. Zaten bu konuda bakanlık da gerekli izni vermişti. Hocamız benim bir ön bilgilendirmede dün Trabzon’da, akşam uçakta, bir siyasetçi olarak herkesle temas eden birisi olarak hematoloji kliniğine girmemi, çıkmamı herkes açısından bir riski artırdığı bilgisini benimle paylaştı.

"Büyük bir sabırla burayı takip edeceğiz"

Diğer taraftan Sayın Murat Çalık’ın yetkili avukatlarının hukuken tabii kendisiyle temas etmesi gerekiyor. Mümkün olduğu kadar az ve yüksek önlemlerle bu görüşmeleri mümkün olan en az seviyede tutacağız. Onun dışında biraz önce İzmir’den partili avukatlarımız gelip, avukat oldukları için gözaltındaki kişileri izinsiz ziyaret edebiliyorlar. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak, Cumhuriyet Halk Partili avukatlar, yetkilerinin olmasına rağmen Sayın Murat Çalık’ın iki avukatı dışında kimse içeriye girmeyecek. Bizim bu hastaneye, bu kliniğe çok üzerine özen göstermemiz lazım. İçeride çok kuvvetli bir ekip var. Bütün Türkiye’deki sağlık çalışanlarının, buradaki sağlık emekçilerinin gereğini yaptıklarına ben Özgür Özel olarak iknayım. Sözüme değer veren herkesin de çünkü sosyal medyadaki bazı paylaşımlar, buradaki Hipokrat yeminine sadık, ülkesini seven, hastalarını seven sağlık emekçilerini üzüyor. Bir yerlerde bir kötücül akıl var ama bunun hematoloji kliniğine hâkim olduğunu kimse söyleyemez. En doğrusunu yapacaklar. Biz de büyük bir sabırla burayı takip edeceğiz, büyük bir kararlılıkla.

"Kimseye hakkımızı yedirmeyiz ama kimsenin hakkını yemek bizim işimiz değil"

Sayın Murat Çalık’ın odası, oradaki sağlığı ile ilgili her şey artık mahkûm koğuşunda değil hematoloji kliniğinde, doğrusu yapılıyor. O yüzden mahkûm kliniğinin hematoloji hastaları için uygun olmadığı konusunda da oradaki hocalar bir irade koymuşlar, tıbben gerektiği için kendi kliniklerine çekmişler, gerekli iradeyi göstermişler. Diğer yetkililer de Adalet Bakanlığı yetkilileri de bu konuda gerekli anlayışı göstermiş. Buradan sonra meseleyi ‘Burada Mehmet Murat Çalık kötü bir yerde tutuluyor, annesine zulmediliyor’ yaklaşımından çıkarıp, tedavisi için gereken yapılacak. Tetkikler için en doğrusu yapılacak. Yeni bir kemik iliği alınacaksa buna kendi rızası varsa yapılacak. Bunların hepsi böyle, en yakından takip edeceğiz. Kimseye hakkımızı yedirmeyiz ama kimsenin hakkını yemek, haksızlık yapmak bizim işimiz değil. Cumhuriyet Halk Partisi’nin farkı bu.

"Pırıl pırıl bir ekip var, vicdanın gereği neyse onu yapacaklar"

Burada hastanenin il başkanvekilimize, büyükşehir belediye başkanımıza da buradaki düzenin, hastaların diğer hastaları rahatsız etmeyecek şekilde sağlanması lazım. Biz öyle Cumhuriyet Halk Partililer olarak paldır küldür, işte ‘Avukatız, hakkımızdır gireriz.’ Bu hakkımızdan hepimiz, başta Genel Başkan ben feragat ettim. 11’inci katı, oranın sterilizayonuna ve tıbbi gerekliliklerine uygun şekilde rahat bırakıyoruz. Zaten bundan önce de orada herhangi bir şey olmadı. Burada da kimseyi rahatsız etmeyeceğiz. Dikkatle süreci takip ediyoruz pırıl pırıl bir ekip var. Tıbbın gereği ve vicdanın gereği neyse onu yapacaklar. Biz de ona minnet duyacağız.

"Zulüm rejiminin zulmüdür"

Tam bir rezalet, vicdansızlık, insafsızlık. Eğer bu hastaneye güveniyorsan, derdin ki ‘Bu hastaneye gitsin.’ İlk yolladıkları hastane İzmir’in en kadim, en geleneği olan araştırma hastanelerinden birisi. Oradaki heyet, buradaki de söylüyor. ‘Buradan hiçbir farkı yok. Her şeyin en iyisini yapacak arkadaşlarımız, hocalarımız orada.’ diyorlar. O sürecin tamamı, o git gel falan 19 Mart darbe sürecinin yürüttüğü bir iştir. Zulüm rejiminin zulmüdür. Ama buraya geldikten sonra, burada bu hematoloji kliniğine yattıktan sonra, biz doğruları yapacağız, doğruların yapılmasını bekleyeceğiz. Aksi takdirde lüzumsuz bir tansiyon ortaya çıkıyor. Ve boşu boşuna bir negatif ortam ortaya çıkıyor. Buna katkı sağlamaya hiç lüzum yok.

"Bu Nazi Almanyası'nda olur, bu düşman hukukudur!"

Ama Mehmet Murat Çalık’ı bir kere kendi evine 40 dakika mesafeden, anası bu haldeyken, onu alıp da Buca’ya nakletmek, sonra onu hastaneye, oradan öbür hastaneye, İzmir Adli Tıbba, İstanbul Adli Tıbba, geri buraya. Bu Nazi Almanyası'nda olur, bu düşman hukukudur! Ama o düşman hukukunun hesabını verecek olanlar Ak Toroslar çetesidir. Ben onların tepesindeyim. Yarın Hakimler ve Savcılar Kurulu'na şikâyet edeceğim. Sonuna kadar, belki bu mücadele yıllar sürecek ama sonuna kadar Ak Toroslar çetesinin tepesindeyim. Ama bu AK Toroslar çetesinin zulmünün en sonunu, gelip de burada Şehir Hastanesinin hematoloji kliniğine ya da başhekimliğe, yönetime yüklemek ve sosyal medyadan sanki burada bir haksızlık yapılıyormuş gibi yapmak, Murat’a da haksızlık aileye de haksızlık buradaki arkadaşlara da haksızlık. Yoksa anlattığınız her şeyin zaten her evresine tepki gösterdik. Ak Toroslar çetesi Allahlarından bulsunlar. Başka bir şey demiyorum bu konuda.