CHP’de mutlak butlan kararının yankıları sürerken, Özgür Özel bugün İzmir’de yoğun bir programa başladı. MYK kararıyla görevden alınan CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’ün koordinasyonunda açılacak yeni ofisin açılışını gerçekleştirecek olan Özel, gün boyunca çeşitli halk buluşmalarına katılacak.
Gerçek İzmir'in haberine göre; dün akşam İzmir’e gelen Özel’e programı boyunca CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Murat Bakan, Gökçe Gökçen, Seda Kaya Ösen, Ümit Özlale, Yüksel Taşkın ile görevden alınan İl Başkanı Çağatay Güç eşlik ediyor.
İlk durak Bayındır oldu
Özel’in İzmir’deki ilk durağı Bayındır ilçesi oldu. Özel, ilçede faaliyet gösteren Bayçikoop Çiçek ve Kadın Kooperatifi tarafından düzenlenen kahvaltı programına katılmadan önce vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı.
İlçe sakinleriyle tek tek sohbet eden Özel’e vatandaşlar destek mesajları verdi.
“Allah sana Hazreti Ali kuvveti versin”
Ziyaret sırasında duygusal anlar da yaşandı. Yaşlı bir kadın vatandaş, Özel’e sarılarak, “Öldüm öldüm 4 kilo verdim, 4 kilo. Allah sana Hazreti Ali kuvveti versin” dedi.
Özel ise vatandaşa, “Üzülme. Kilo verme” yanıtını verdi.
“Yanındayız, hiç merak etme”
Bir başka Bayındırlı vatandaşın sözleri ise ziyaretin en dikkat çeken anlarından biri oldu. Vatandaş, Özel' destek vererek:
“Başkanım yanındayız. Sana otobüs de alacağız. Bina da yapacağız. Yanındayız, hiç merak etme.” ifadelerini kullandı.
Özel’in İzmir programı kapsamında Küçük Menderes Havzası’ndaki temaslarının ardından kent merkezinde çeşitli ziyaretler ve halk buluşmaları gerçekleştirmesi bekleniyor.
"Kararı millet verir"
Bayındır'daki kahvaltı programının ardından konuşan Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Tek adamların ülkeyi seçilmeden yönetmesiyle, felakete sürüklenmiş bir imparatorluktan sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 'Millet efendidir, kararı millet verir. Onun dediği olur, onun seçtiği yönetir' demiştir. Kendisi de kendisini millete emanet etmiştir. Sonrasında da cumhuriyet, seçenlerin seçtikleri tarafından yönetilmiştir.
"Biz bu oyunu bozarız"
İnşallah biz de kendini yenilmez sanan Recep Tayyip Erdoğan'ı 23 yıl sonra ilk kez yenen ekip olarak partide göreve geldiği günden 4 ay sonra geldiği seçimlerde partiyi 47 yıl sonra 1. parti yapmış olan genel başkan olarak ve onun yönetimi, kadroları olarak en kısa zamanda ya partimizi düze çıkaracağız, partimizi alacağız ve partimizi her ankette olduğu gibi yapılacak ilk seçimde de 1. parti yapacağız ya da iktidar yürüyüşümüzü yargı darbesi engellemeye çalışırsa bir başka yol bulup partiyi tekrar iktidar yapacağız.
Başka bir yolu yok. Şunu iyi bilsinler, Cumhuriyet Halk Partisi'ne bölünme planı yapanlara ne Cumhuriyet Halk Partisi'ni kaderiyle baş başa bırakırız, seçilmemişlerin elinde bırakırız ne de Tayyip Erdoğan'ı bir şekilde iktidarda tutmak isteyenlerin planlarının parçası oluruz. Hiç öyle bir şey yok. Allah gani gani rahmet eylesin, dün toprağa verdik Kadir İnanır'ı, onun deyimiyle: 'Bizim adımız Tatar Ramazan, biz bu oyunu bozarız!'
Kadir İnanır, bizim mitingler devam ederken 'Her mitingi izliyorum' diyordu. Güzel dileklerini iletiyordu. O gün ona demiştim: "Bizim İstanbul İl Başkanıyla birlikte İstanbul'un ilçelerine operasyon yapıp elimizden almak istediklerinde biz hep böyle diyorduk 'Biz bu oyunu bozarız' diye." Kendine söylemiştim, kendinin de çok hoşuna gitmişti. Böyle bir günde onu defnettiğimiz günde de bir kez daha hem Kadir İnanır'a hem bütün oyunları bozan Tatar Ramazanlara selam olsun.
"Kocaoğlu'na, Soyer'e selam olsun!"
Bayındır benim yakından takip ettiğim bir ilçe. Seçim kazandığımız, kazandığımız seçimi gelip çalıştığım, seçim kaybettiğimiz, sonra Davut Başkanla birlikte %54 gibi bir oyla yeniden kazandığımız bir ilçemiz. Burada tarım var, özellikle çiçekçilik var. Bayındır çiçekçiliğin, çiçeğin başkentidir. Özellikle burada geçmiş başkanımız Aziz Kocaoğlu'nu selamlamak lazım verdiği desteklerle. Tunç Soyer'i selamlamak lazım.
Ve her daim buraya destek veren bu dönem ilçe belediye başkanlarımızı, büyükşehir belediye başkanlarımızı selamlamak lazım. Burada 17 kişinin kurduğu bir kooperatif 400 üyeye ulaştı. Burada çiçek yetiştiriliyor seralarda ve başta İzmir'in belediyeleri, Cumhuriyet Halk Partili belediyeler başka yerlerden, yandaştan, ondan, bundan ihaleyle çiçek almak yerine bütün çiçek alımlarını buradaki kooperatiften yapıyorlar ve buradaki kooperatifi destekleyen tüm belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum.
"Çiftçiler çok zor dönemler yaşıyor"
Kooperatif bir çöp dahi satıyorsa çöpü kooperatif dışında başka bir yerden almayan, ömrü boyunca eczacı kooperatifini, oda başkanlığında, yöneticiliğinde desteklemiş, Türkiye'nin çıkışının kooperatifçilikte, özellikle de çiftçinin, köylünün kendi ürününü kendi değerlendirdiği, sattığı, buna hizmet eden, aracılık eden kooperatifler de olduğunu ısrarla söylüyoruz.
Biliyorsunuz bu sene girdi fiyatlarında inanılmaz artışlar var. Bunun için çiftçiler çok zor dönemler yaşıyor. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çiftçilerin kullandığı tarım kredilerinin sübvanse edilmesini, özellikle iktidar olduğumuzda bir kereye mahsus bütün faizlerinin silinmesini, ana paranın 3 yıla, 5 yıla bölünmesini, çiftçinin ÖTV'siz, KDV'siz mazot kullanmasını, çiftçilere ayrılan desteklemenin kanunda yazdığı gibi %1 olarak, AK Parti'nin yaptığı gibi binde 2 değil, kanunda yazdığı gibi %1 olarak, bugünkü günün 5 katı olarak uygulanması gerektiğini düşünüyoruz.
"Burada kürsü yok!"
Size söz veriyorum, söz veriyorum. Arkadaşlar dedi, "Burada da kürsü yok, burada da kürsü palet." Ama bir bankın üstünden, ama Gaziantep'teki gibi bir römorkun kasasından, ama böyle paletin üstünden konuşalım. Gün gelip iktidar partisinin genel başkanı olarak karşınıza çıktığımda şunu göreceksiniz: bu ülkenin, bizim dönemimizde yöneten Cumhurbaşkanı sonuncusu gibi değil, birincisi gibi. Yani çiftçiye "Al ananı da git" diyen değil, "Çiftçi milletin efendisidir" diyen bir Cumhurbaşkanı olacak.
"Bu hafta bizi kimse tutamaz"
Haftaya başlangıç önemli. Haftaya büyük binaların yüksek katlarında, salonlarda değil de böyle göz hizasında çiçek üretenlerle, her birisi de kendisi çiçek gibi olan Bayındır'ın güzel kadınlarıyla, emekçi kadınlarıyla başladık. Bu hafta bizi kimse tutamaz."