Gündem

Ormanlar rantın kıskacında: Yaşam yok ediliyor!

Türkiye’de orman varlığı resmi verilere göre yüzde 29,98 olarak açıklansa da, FAO standartlarına göre bu oran yalnızca yüzde 18. Ormanların yaklaşık yarısı ise kritik durumda.

Abone Ol

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde yaptığı açıklamada Türkiye’de orman varlığının ciddi baskı altında olduğunu belirterek, “Orman yoksa, yaşam yok” mesajı verdi. Dernek, madencilik, enerji, altyapı, turizm ve imar projelerinin orman alanlarında yıkım yarattığını savunurken, son yıllardaki aşırı sıcaklıklar ve yangınların da tabloyu ağırlaştırdığını öne sürdü.

Dernek açıklamasında, Türkiye’nin orman varlığının kağıt üzerinde yüzde 29,98 göründüğü, ancak FAO standartlarına göre gerçek oranın yüzde 18 olduğu iddia edildi. Türkiye’deki ormanların yaklaşık yüzde 50’sine yakınının kritik durumda olduğu ileri sürülürken, ormanların parçalandığı, bozulduğu ve rant baskısı altında kaldığı ifade edildi.

“Kutlayacak bir tablo yok."

Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından açıklama şöyle:

Türkiye’nin orman varlığı kâğıt üzerinde %29,98 görünse de, FAO standartlarına göre gerçek oran sadece %18!Türkiye’deki ormanların %50’ye yakınının durumu oldukça kritik. Ormanlarımız, madencilik, enerji, altyapı, turizm projeleri ve imar baskısı ile yok edilmekte, yağmalanmakta, parçalanmakta ve bozulmakta.

Diğer yandan da son yıllarda iklim değişikliği kaynaklı aşırı sıcaklar nedeniyle meydana gelen vahşi yangınlar da orman varlıklarımızı bitirmekte.

İktidarın politikaları ile sermayenin rant alanına dönüştürülmüş olan ormanlarımıza her türlü yatırımın yapılabileceği, gözden çıkartılabilecek kereste deposu olarak bakılmakta.

2018’den bu yana 50 milyon m² orman alanı (yaklaşık Belgrad Ormanı büyüklüğünde) sınır dışına çıkarıldı. Oldukça önemli bir karbon yutak alanı olan ormanlarımızın 2017’de 100 milyon ton olan yutak kapasitemiz ne yazık ki yanlış politikalarla 84 milyon tona düştü.

İktidarın 2053’de “net sıfır” karbon hedefi, ormanlarımız sermayenin insafına bırakıldığı sürece gerçekleşemez.

Oysa ormanlar yalnızca orman değildir! Her türlü biyoçeşitliliği, yaban hayatı ile bir ekosistemdir; kurtların, kuşların, sincapların yuvasıdır. Su varlıklarımızın teminatı, iklimin sigortasıdır.

Orman yoksa, yaşam yok!

Çözüm belli:

Ormanlar enerji ve madencilik yatırımlarına, mega altyapı projelerine kapatılmalı,
Ormancılık dışı tahsislere son verilmeli,
Ormanlık alanlar “özelliklerini yitirdi” gerekçesi ile orman dışına çıkartılmamalı, yitiren yerler var ise yeniden orman özelliği kazandırılmalı,
Kereste üretimi sınırlandırılmalı,
Ormanları koruyan ve geliştiren ekolojik öncelikli politikalara dönülmelidir.

Doğanın çıkarı, sermayenin kârından üstündür!

Ormanlarımız rantın değil, yaşamın güvencesidir!”