Politika

Numan Kurtulmuş, İmralı ziyaretine ilişkin konuştu: Bu kararı verecek olan Meclis'teki komisyonumuzdur

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PKK lideri Abdullah Öcalan’a olası ziyaret kararının komisyona ait olduğunu belirterek, devlet ile örgüt arasında pazarlık yapılmadığını söyledi.

Abone Ol

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM İstanbul Florya Atatürk Deniz Köşkü ve Sosyal Tesisleri'nde basın buluşmasında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kurtulmuş, teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın ziyaret edilmesi ihtimaline ilişkin, 'sürecin tamamlanması bakımından böyle bir adım atılabileceğini, kararın ise komisyonun vereceğini' belirtti.

Devlet ile örgüt arasında herhangi bir pazarlık yapılmadığını vurgulayan Kurtulmuş, "Federasyon gibi, birtakım ayrıcalıkların tesis edilmesi gibi, başka bir dilin Türkçenin yanında resmi dil olmasının talep edilmesi gibi bazı taleplerin gündeme gelmediğini biliyoruz." ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Komisyondan bazı isimlerin İmralı'ya gitmesi yönündeki değerlendirmelerin anımsatılması üzerine, şöyle konuştu:

Daha evvel de birkaç sefer bu konu komisyonda da bir şekilde gündeme geldi. Ama sürecin geldiği bu hassas noktada, 'Silahları bırakıyorum.' diyen ve örgütü yıllardır yönlendiren kişinin ne düşündüğüyle ilgili, zaten DEM heyeti üzerinden bu bilgiler ortaya konuluyor. Ama bu sürecin tamamlanması bakımından böyle bir adım atılabilir. Ama bu kararı verecek olan Meclis'teki komisyonumuzdur. Benim şahsi görüşüm burada önemli değildir. Çeşitli siyasi partiler bu konuda olumlu kanaatlerini ifade ettiler, ediyorlar. Kamuoyu önünde de ediyorlar. Eğer komisyon da böyle bir karar alırsa ona göre hareket edilir.

"Örgütle devlet arasında bir pazarlık söz konusu değildir"

"Terörsüz Türkiye" sürecinin İmralı'dan yapılan açıklamalar ve terör örgütü PKK'nın kendini feshetmesi, silah bırakma kararıyla başladığını anımsatan Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Dolayısıyla herhangi bir şekilde örgütle devlet arasında bir pazarlık söz konusu değildir, bugüne kadar da olmamıştır. Örgütün de maksimalist taleplerle gündeme gelmediğini zaten kamuoyuna yapılan açıklamalarla da biliyoruz. Örneğin, federasyon gibi, birtakım ayrıcalıkların tesis edilmesi gibi, başka bir dilin Türkçenin yanında resmi dil olmasının talep edilmesi gibi bazı taleplerin gündeme gelmediğini biliyoruz. Dolayısıyla bunun bir pazarlık süreci olmadığı, devletin iradesinin, terörsüz bir Türkiye'yi kurma iradesiyle birlikte terör örgütünün de kendisini feshetme süreciyle ilgili kendisinden beklenen adımları atmaya başlaması. Henüz adımların tamamlandığını ifade edecek noktada değiliz ama özellikle 26 Ekim açıklamasıyla birlikte, yani artık Türkiye sınırları içerisinde hiçbir şekilde terör faaliyeti yapılmayacağına ilişkin açıklamayla birlikte konu yeni bir safhaya, yeni bir merhaleye gelmiştir. Dolayısıyla bu meselenin de çok önemli olduğunu, toplumumuzun büyük kesimlerinin de buna bu şekilde baktığının altını çizmek isterim.