Nedir bu 6-7? Anlamın yokluğu üzerinden kurulan bir gençlik dili

Abone Ol

Şu sıra gençler arasında sık sık duyulan bir şey 6-7. Anlamlı anlamsız her türlü olayda 6–7 sayılarını duyuyorsunuz. Bu gençlerin dili. Gençler anlamsızlığı bile anlam hâline getiren yeni bir dil kuruyorlar. “6-7”nin sabit bir anlamı yok. Gerçekten yok. Rapçi Skrilla’nın Doot Doot şarkısından doğuyor, bir çocuğun bir basket maçında 6-7 diye bağırmasını içeren bir videoyla da yayılıyor. Sonra çocuklar tarafından tekrar edilerek bir kültürel şifreye dönüşüyor. Hatta bazı kaynaklar bu tür ifadelerin özellikle “anlamsız” olmasının bilinçli bir tercih olduğunu söylüyor. Çünkü mesele anlam üretmek değil, aidiyet üretmek.

Tam da bu noktada mesele basit bir internet trendi olmaktan çıkıyor.

Bir dil değil, bir “içeridekiler kodu”

“6-7” aslında gençlerin kendi aralarında kurduğu bir gizli dil pratiği. Çocukluğumuzda da kendi aramızda ürettiğimiz diller gibi. Biz çocukken “merhabalar, iyi günler” kelimesinin sonundaki -lar takısından dolayı “larlar” derdik. Hem merhaba hem hoşça kal anlamına gelirdi. Benim arkadaş çevremle sınırlı bir dildi. Çocukların kullandıkları şifreli dil. Yani bu yeni değil; sadece platform değişti.

Eskiden mahalledeydi, şimdi TikTok’ta.

Bu ifadeyi kullanan biri aslında şunu söylüyor: “Ben buradayım. Bu kültürü biliyorum. Siz anlamasanız da olur.”

Anlamın yokluğu burada bir eksiklik değil, aksine bir avantaj. Çünkü anlam sabit olsaydı herkes dâhil olabilirdi. Oysa şimdi bu dil, dışlayıcı değil ama seçici bir aidiyet aracı.

“Adolescence” ve emoji dili: Sessiz bir isyan

Bu durumu dizilerde de görüyoruz. Örneğin Netflix’te yayımlanan Adolescence dizisindeki gibi. Dizide 10'lu yaşlarındaki bir genç, arkadaşını öldürüyordu. Sosyal medya yazışmalarına bakıldığında emojilerle oluşan bir dil vardı. O çemberin içinde olmayanların anlamadığı... Bugün artık gençlerin emoji ve sembollerle kurduğu iletişim, klasik dilin ötesine geçiyor. Cümle kurmuyorlar; hissettiriyorlar.

Emoji, GIF, kısa video, sayı…

“6-7” de tam olarak böyle çalışıyor. Bir cümle değil. Bir duygu değil.
Ama bir “hâl”:

  • Belki “eh işte”
  • Belki “takıl geç”
  • Belki hiçbir şey

Ama aslında hepsi.

Anlamsızlık neden bu kadar çekici?

Burada kritik soru şu: Neden gençler özellikle anlamsız olanı tercih ediyor?

Çünkü dijital çağda anlam zaten aşırı üretildi. Çok aşırı içeriğe maruz kalıyoruz.

Bu yoğunluk içinde gençler tersine gidiyor. Bu yüzden gençler belirsizliği seçiyor.

Bu yüzden “6-7”, bazı uzmanların dediği gibi “absürt ama güzel” bir şey . Çünkü açıklama yükünden kurtulmuş bir iletişim biçimi.

Z kuşağı mı, alfa kuşağı mı? Yeni dil kimden çıkıyor?

Bu dilin öncüsü artık yalnızca Z kuşağı değil. 2010 sonrası doğanlar, yani alfa kuşağı. Alfa kuşağının yükselişinin görüyoruz. Burada artık Z kuşağı bu dili taşıyan, normalize eden ve yaygınlaştıran ara kuşak.

Yani:

  • Alfa üretiyor
  • Z dolaşıma sokuyor
  • Y anlamaya çalışıyor

Sonuç: Anlamın bittiği yerde kültür başlıyor

“6-7” aslında bize şunu söylüyor: Dil artık sadece anlam taşımak için kullanılmıyor. Dil artık kimlik taşımak için var.

Ve belki de en ironik olan şu: Bu kadar anlamsız görünen bir ifade, bu kadar anlamlı bir şeyi anlatıyor.