Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında yaşanan en büyük toplumsal kırılmalardan biri olan 1923 mübadelesi, aradan geçen onca zamana rağmen hâlâ canlı bir hafıza olarak karşımızda duruyor. Yalnızca sınırların yeniden çizilmesiyle sınırlı kalmayan bu büyük yer değiştirme, ardında yarım kalmış hayatlar, suskun evler, başka coğrafyalara taşınan diller ve kuşaktan kuşağa aktarılan duygular bıraktı. Anadolu ve Balkanlar arasında yaşanan bu zorunlu göç, tarih kitaplarında rakamlarla anlatılsa da esas izini insan hikâyelerinde taşıyor.
Bu derin hafızayı sinemanın diliyle ele alan “Gukla”, geçmişle bugün arasında kurduğu bağla izleyiciyi sessiz ama güçlü bir yüzleşmeye davet ediyor. Emine Uysal Berger ve Özgür Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği film, mübadelenin bıraktığı duygusal tortuyu bireysel anlatılar üzerinden görünür kılıyor. Yapımcılığını Nesra Gürbüz’ün üstlendiği çalışma, resmi tarih anlatılarının ötesine geçerek belleğin gündelik hayattaki izlerini takip ediyor.
Film gösteriminin ardından düzenlenecek söyleşi ise bu hafızayı daha geniş bir çerçevede ele almayı amaçlıyor. Strasbourg Üniversitesi’nden siyaset bilimci Samim Akgönül, mübadelenin siyasal ve toplumsal arka planını değerlendirirken; yönetmenler ve yapımcı, filmin ortaya çıkış sürecini ve kişisel tanıklıkların sinemaya nasıl taşındığını izleyicilerle paylaşacak. Böylece mübadelenin geçmişte kalmış bir olay olmanın ötesinde, bugünün kültürel ve toplumsal yapısında nasıl yankı bulduğu birlikte düşünülmüş olacak.
Gösterim ve söyleşi, 6 Ocak 2026 Salı günü saat 18.30’da, Art Venue İzmir’de gerçekleşecek. İzmir’in çok katmanlı tarihine yakışan bu etkinlik, sinema aracılığıyla kolektif hafızaya tanıklık etmek isteyenler için anlamlı bir zemin oluşturuyor.